Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 18 Haziran 2018
  YAZARIN SAYFASI
Birleşmeliyiz
Denizin ortasında bir tahterevallinin iki ucuna oturtulmuş iki kafesten birimiz kafesin dışında özgür, diğerimiz diğer kafesin içinde tutsak durumda yaşamın kime ne yararı olur çok iyi düşünmeliyiz. 
İşte hem Müslüman dünyası hem de Türk dünyasının içler acısı hali... "Özgür olsam da nasıl uçup gideyim, Uçarsam arkadaşım denizde boğulacak" düşüncesiyle özgürlük içinde ikinci tutsaklık...

Anadolu'nun, Türk Milletinin, İslam dünyası ve Türk dünyasının özgürlük içinde tutsaklığı yaşaması ne İslam dünyasının nede Türk dünyasının kaderi olmamalıdır.

 

Yaşanan bu tutsaklıkların 1.derecede müsebbipleri kendimiz olduğunun bilincinde olmalıyız. 70 yıldır tahterevalliyi seyrediyor kurtarmak için zamana ayak uydurup çare geliştirmek yerine umutları törpülüyor ve hamasi söylemlerle efelenmeden başka hiçbir şey de yapamıyoruz. 


Tahterevallidekilere, tutsaklıklarının kaderleri olduğu söylenerek, suçlular ilan edilmiş, engeller gösterilmiş ve ağlamak, sızlanmak, şikâyet etmek ve sövmekten başka çareleri olmadığına inandırılmış ve umutları tüketilmiştir.

 

Aslında yapılacak tek şey, Ya, Özgür olanların, kurulmuş düzen ile birlikte her iki kafesi kaldırıp karaya çıkarması veya tutsak olanın kafesi parçalayıp her iki tutsaklığa son verip, düzeni denize terk etmesidir.


Uğruna canımızı vermeyi vaat ettiğimiz Vatan- Millet ve Din adına, nefsanî arzularımızı yok etmek için adım atamayan basiretsiz yöneticiler elinde 2 Milyarlık Türk ve Müslüman halk Emperyalizmin tarttığı terazinin kefesinden aşağı inememişiz. 

 

Arzuların tamiri için geçecek zamana ve çekilecek acıya, zorluğa tahammül etmeyi zor gören Emperyal ağızlılar 'Müslüman Türk Milleti, kendisini temel almış Türk ve Müslüman dünyası için bugün hala çoğunluğunun kafesten çıkamadığı bu zamanda  neden nefer olacaktır'  tartışmasını sürekli gündeme taşımaktadırlar.

 
Öte yandan bu gün, Türk ve Müslüman dünyası batıl gördüğümüz ama gelişmiş ve teknolojiye son derece hâkim bir dünya ile kara körleme, sözde mücadele etmektedir. Öncelikle kendi iç sorunlarıyla çağa uygun mücadele yöntemlerini geliştiremeyen, birliği sağlayamayan bir dünyanın bir başka dünya ile mücadele etmesi değirmenin kör beygiri gibi dönmekten ve kendi insanlarını öğütmekten başka hiçbir işe yaramaz.

 

Tarihi gerçekler ve bu gün içinde bulunduğumuz dünya gerçekleri maalesef bunun en can alıcı örnekleri ile doludur.

 

'Komutanlar cephede asla tartışılmaz, tartışılmamalıdır. Basiretsizler varsa zaferden sonra karargâhta tartışılır, gerekirse değiştirilir'  Karargâh Millet, karar vericide Milli iradedir.

 

Ağızlarından salya akarak bağıran ben merkezli Egoistler, Emperyal maşaları, davaları batasıcalar, gözünüzü, gözümüzü açma zamanı geldi de geçiyor.

Milletimizin ve Devletimizin ölecek insana, hamaset nutuklar atanlara, efelenenlere değil akıllı ve nefsini terk etmiş erenlere ihtiyacı vardır.


Bugün gelinen noktada, Anadolu'muz ile Türk ve Müslüman coğrafyasının geleceğini ve karşılaşacağı akıbetini iyi değerlendirip "İlkeli çaresizliğe" kendimizi mahkûm etmemeliyiz.

 

Sahnelerde kalma mücadelemiz başlamış ise artık bunun ilkeli duruşu falan kalmamıştır. Tüm oynanan oyunların temeline inerek, Eperyallerin oyunlarını bozmalıyız. Köhnemiş davamızı, çaresiz ilkelerimizi, kinimizi terk ederek birbirimize tahammül gösterip, 'Devlet illa da Devlet, Millet İlla da Millet, Vatan! İlla da Vatan!' Diyerek, Nefsin şeytan sofrasından kalkarak iradenin rahmetiyle ıslanıp, Birleşmeliyiz! Birleşmeliyiz! Birleşmeliyiz! 

ALLAH'A EMANET OLUNUZ



   
2017-12-15
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları