Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 18 Haziran 2018
Tülay DEMİRCAN KOYUNCU
Tülay DEMİRCAN KOYUNCU kimdir?
Aslen Rize’li olup, 1970 İstanbul Kasımpaşa doğumludur. Haftalık ders sohbetleri vermektedir. Aile üzerine, yazılar kaleme almaktadır. Şuan Avrupa’da yaşamaktadır. Ayrıca hayır işleriyle uğraşmakla birlikte şiirlerde kaleme alıyor. Evli ve beş çocuk annesidir. En büyük arzusu, Müslüman olarak yaşayıp, Müslüman olarak ölmektir.
Email: tulaydemircankoyuncu@gmail.com
  YAZARIN SAYFASI
Hayaller ve dua
Anlatılmayan kelimelerim var benim,

Cümleler kuracak takatim kalmamışken,

Biriktiler dilimde,

Haps olmuşlar...

Yüreğime...

Bedenimi aldım karşıma,

Aynadaki bana baktım,

"Yaşlanmış görmeyeli" dedim

Tebessümü dudaklarına bir borç

Bilmiş gibi konduruşuna takılıp kalakaldım.

Gözlerine baktım, sanki feri sönmüştü,

Didarı nasıl da hüzün sarmış

Lakin mutluluk makyajını yapmış

Sanki bir borç öder gibi

Bir hali de var!

"Yetim yüreklim,neden bu hüzün yağmurları akmakta gözlerinden..."

  Başını önüne eğip,yaşlarına dokundu,parmak uçlarıyla...

  "Yüreğim bir sevgiye hasret kalmış ve de,

sevmeye korkanken,

Gözlerimden  akanlara şiirler yüklemişken,

Yanaklarıma yansıyan gülüşüme mi takıldın sen,

Dostlarım üzülmesin derim ya,

Dost kendini misafir eyler ise,

Yüreğimde kalmaktan korkana ne

Anlatayım ben!

  Bir kahvenin hatırına ben saklarımda,

Yüreğimde,

Mamafih ömrüm yetecek kadar uzun mu ki!

  Hayata lafım olmadı.

Kadere hiç yüklenmedim.

Yetim olduğumu da unutturacak bulamadım ki,

Dinlersen anlatacaklarım derinden,

Sadece benim keder misali ömrümden..

Bir çift göze takılıp kala kaldım ben,

Dudaklarından dökülenleri avuçlarımla tutup,yüreğime usulca bırakırken,

Nasılda çocuklaşmıştım,o gün ben!

  Lakin biran dahi olsa unutmuşum,yetim dim ya ben!

Yetimlerin mutluluğu gecenin yıldızları gibiydir ya,

Sabaha kadar süren...

Bir nur dun sadece mutluluk ile gelen,sen!

Aşk bana kaf dağının ardındaki zümrütü anka mıydı,ondan mı ulaşamadım ki,ben!

Ben aşka öksüz kalmışım.

Çok geç olduya,şimdi anlıyorum,ben!

  Yaşlanan bedenim olsada

Gel hele,bir yüreğime dokunsana,

Hala çocuk kalmış oysa,

Büyütecek bir sevda aramaktan korkmaktayken,

Nasihat dinleyecek,gücü kalmışken,

Yine de dinlemeyi başara bilecek kadar

Elif misaliydi..vava sarılmış,imanı yüreğindeyken.

 

"Ey Yetim yüreğim;vuslata az kaldı,

Zaman hızla akıyorken,

Ahir ömrün demleri bu saatlere aldırma.

  Misafiriz fanilerin yüreğinde,

Dünya aleminde olsak ne yazar ki!

  Bardak dolup taşmışken

Dudakların suya değmez mi!

Çatlamış leb,

Su ile iyileşmez ki.

  Sol yanım hasta olmuş,

Kafesler içinde haps olunmuş,

Soluğum,sol yanımda boğulmuş.

Yüzme bilmeyen,bebek miyim ben

Oysa sana muhtaç bir hastayım

İlaçım olmamı isterdim

Bir gülüşün ile şifa olabilirdin de,

Sen,misafirim ben,

doktor olamam demişken,

Ne demeliydim ki!

Bakışlarında kendimi gördüğümü dahi anlatamayan dilime,

sus!

İşaretini yapabildim.

 "O bir yıldız,kayıp gidecek...

Ve sen yine şiirlerin ile ağlayıp,

Yetim yürekler ile yaşayacaksın.

Zümrütü anka sadece bir masal

Zaten aşklar masalların süslü hayalleri değil miydi ki!..."

 

  Aynadaki,

Kocaman bir yalanmış meğer.

Sahte mi

Sahte bir sevda masalı dinlemiş,

Bir şarkı süzülmüş kulaklarından yüreğine,

İnanmış hayallerinin bir gün

Gerçekleşeceğine,

  "Hayaller ve Dua"

Vaz geçilmeyen iki dost olmuş daima yüreğinde.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


   
2018-01-13
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları