Kıymetli Gençler...
Bir önceki yazımda, vefatının 3. senei devriyesinde rahmetle andığımız Sayın Necmettin Erbakan'ı niçin sevdiğimden biraz bahsetmiştim. Kendisi Türkiye'nin önemli bir değeriydi. Ahir zamanda olduğumuz için artık böyle imanlı, ihlaslı, samimi dava adamları kolay yetişmiyor. İşte merhum Necmettin Erbakan Hocamız da bu ender şahsiyetlerden biriydi. Sevgili Hocamız 'ben bu davayı makam, mevki, şöhret, gelecek hırsı için bana oy versinler diye savunmadım. Ne yaptıysam Allah rızası için yaptım' demiştir.

İşte asıl sır burada gizlidir; bir siyaset adamı da olsanız, bir bilim adamı da olsanız, her ne meslekte olursanız olun, Allah rızası için halis niyetle yaptığınızda ancak o işin bereketi olur. Yani 'keyfiyet değil, kemiyet önemlidir.' Bu nedenle sayının çokluğuna bakmadan, imanlı, kaliteli gençlik yetiştirme çabası içinde olmamız gerekir. Niçin Sayın Necmettin Erbakan Hocamız gibi, ileride dinin yıldızı olacak gençleri şimdiden yetiştirmeyelim? Az olsun ama imanlı, nitelikli, kaliteli, modern bir gençlik olsun.

Nitekim Sevgili Necmettin Erbakan Hocamızın 'Davam' adlı son kitabı adeta onun gençlere son seslenişi olmuş, kitabında imanlı bir gençlik yetiştirmenin önemine dikkat çekmiştir. Necmettin Erbakan hocamız, kitabında gençlerin sağlam bir imana sahip olmalarının çok önemli olduğunu dile getirmiş, tarihte kazanılan zaferlerin silahla, maddi üstünlükle değil, imanla ve azimle kazanıldığına, her şeyin temelinin iman olduğuna dikkat çekmiş ve şöyle demiştir;

'KIYMETLİ GENÇLER;  
İnsanların hayrı ve saadeti için tüm gücüyle, her nefesin hesabının verileceğini bilerek, hayır yolunda çalışın! Ömrünüzün sonuna kadar insanlığa hizmete devam edin. Tarihin bu dönüm noktasında büyük sorumluluğunuzu kuşanın. Çünkü asıl marifet, yük altında ve hizmet esnasında sadık ve sağlam kalabilmektir. Bugünkü zulüm dünyasının yerine, adalet dünyasının gerçekleşmesi için görev, vücudun hücrelerine, bu ülkenin inançlı evlatlarına düşmektedir. Bir vücudun sağlam hücreleri çalışırsa vücut sağlık bulur, çürük hücreleri çalışırsa vücut hastalanır.

Türk milleti, İslam'a hizmeti ölçüsünde, tarihin en şerefli milletidir. GAYRETLİ ÇALIŞMALARINIZ İNŞAALLAH DÜNYADAKİ İNSANLARI KURTARACAKTIR. Davamız İslam'dır. Gayemiz Allah rızasını kazanmaktır. Hedefimiz hak nizamı hakim kılmaktır. Arzumuz tüm insanlığın saadetidir. Yolumuz ikna metodudur. İnsanlığın kurtuluşu ancak İslam ile mümkündür...

Bu dava için çalışmak herkese nasip olmaz, ister gece gündüz çalışın, ister yan gelip yatın, hak davanın başarasını ne bir gün öne alabilir, ne bir gün geciktirebilirsiniz. Bütün mesele bu şerefli davada nasıl imtihan verileceğidir. Dolayısıyla Allah kulunu severse davasına hizmet ettirir. Onu hayırla meşgul eder. Allah rızasını öncelikli yapın ki Allah'ın yardımı gelsin. Allah'ın yardımı geldiği zaman size kimse galip gelemez. Birlik beraberliğinizi bozmayın. İslam birliği kaçınılmaz bir zarurettir. İslam Birliğinin kurulmasına hiç kimse mani olamayacaktır. İslam birliği mutlaka ama mutlaka kurulacaktır. Ne yaparlarsa yapsınlar, ne oyunu oynarlarsa oynasınlar fayda etmeyecek Allah nurunu tamamlayacaktır.' 


2014-03-12