Ölümlerden İktidar Hesabı Yapmak
Ülkemizde son günlerde yaşanan olaylara baktığımızda, geçmişten gelen alışkanlığın hala devam ettiğini görmekteyiz. Bazı guruplar hala ölümlerden medet umarak Başbakan Erdoğan'ı devirmenin hesaplarını yapmaktadırlar.

Berkin Elvan'ın ölümüne üzülmemek elden değil. Gencecik fidanların toprağa verilmesi insan olan herkesi üzmüştür.

Berkin Elvan gezi olaylarında başından yaralanmıştı. Nedense seçime sayılı günler kala fişi çekilerek ölümü gerçekleştirildi. Bu da zamanlama açısından düşündürücüdür.

BU ölümden Başbakan Erdoğan'ı sorumlu tutacak kadar ileriye gitmeleri, seçimi kaybedeceklerini anlayanlar tekrar oyunları oynamaya çalışıyorlar. Sokak eylemleri ile iktidarı devirmeye çalışmaları adeta bir darbe girişimi gibidir. Ancak bu ülke insanları bu filmi çok seyretti. TKP, DHKP-C, FKF, TGB, Halkevleri, KESK, Eğitim Sen gibi Marksist örgütlerin ve bunların peşine takılan CHP militanlarının kaba kuvvetle, şiddet eylemleriyle sonuca gitmesine bu halk izin vermez.

Bu ölümü bahane ederek sokakları savaş alanına çeviren Marksist örgütler ve onlara kol kanat geren özellikle CHP sandıktan umudunu kesmiş görünmekte, ölümler üzerinden sokak hareketleriyle iktidar hesapları yapmaktadır.

CHP'nin geçmişine baktığımızda 1950 yılında iktidara gelen Adnan Menderes ten ( Demokrat Parti ) sonra sandıkla iktidara gelememenin verdiği eziklikle bazı karanlık çevrelerin desteğiyle iktidara gelmenin hesabı içinde olması, iktidarı halk'tan beklemeyen ama halkın partisi olduğunu iddia eden CHP'nin düştüğü durum Türk siyaseti için acı bir gerçektir.

Bununla beraber Berkin Elvan'ın ölümünü bahane edip sokakları savaş alanına çeviren, kamunun ve halkın malına, canına zarar veren ve kendilerine sorulduğunda da sözüm ona demokrasiden, insan haklarından, eşitlikten ve özgürlüklerden bahsederler.

Ama Burak Can'ın ölümüne de sessiz kalmaları da ayrı bir konudur. Zaten sonradan DHKP-C adlı örgüt bu cinayeti üslendi.

Bugün küresel güçlerin oyuncağı olmayan Erdoğan'ı iktidardan indirmek için fırsat kollayan kan emiciler har zaman taşeron olarak kullandıkları yerli işbirlikçileri ile Türkiye'ye özellikle Başbakan Erdoğan'a diz çöktürmek istiyorlar.

Ama unuttukları bir şey vardı; o da

Bu halk eski halk değildir.

Halk Başbakanına sahip çıkıyor.

Günün sözü: İnsan ile insan arasında fark vardır. Bir demirden hem nal hem de kılıç yaparlar.( Nizami )

Kalın sağlıcakla.

Facebook: mehmetcet21

Twwiter: mehmetcet21


2014-03-18