Seçim Sizin!
Seçime sayılı günler kaldı. Seçim heyecanını yalnız ülkemiz değil eminim Türkiye'yi, Başbakanımızı tek çıkış yolu, umut ışığı gören, zulüm altındaki birçok komşu ülkelerin halkları da yaşıyor.

Bu seçim sadece her hangi bir partiyi desteklemek için değil ülkenin bekasını, bütünlüğünü, varlığını ivme kazanarak sürdürmesi ve bölgedeki konumunu pekiştirmesi için büyük bir yetkiyi üstlendiriyor.

Biliyorsunuz orta doğuda, Asya da, Afrika da dimdik ayakta duran ve bölgede ağabeylik üstlenmiş tek ülke Türkiye...

Tabi bu durumdan rahatsız olanlar Türkiye yönünü Ortadoğu'ya döndü, eksen kayması var, Ortadoğu bataklığına gidiyor gibi eleştirilere tabi tutuyorlar.

Enerji hattında bulunan Türkiye hem Avrupa'nın hem de Ortadoğu'nun çıkış kapısıdır. Bu nedenle Türkiye yönünü hem doğuya, hem de batıya döndü. Türkiye yeniden doğuş sürecinde, kendi özüne dönüyor. 

Bu nedenle üzerinde durmak istediğim ÖNEMLİ bir konu var. Bu seçim ve önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık seçimi ayrıca yalnızca Türkiye'nin değil kan ağlayan koca bir coğrafyanın kaderini belirleyecek!

Türkiye'nin koruma çemberine ihtiyacı olan bütün Türkî devletler, Ortadoğu ve Afrika'daki açlık, zulüm, işkence gören din kardeşlerimizi düşünerek bu çerçevedeki fotoğrafı görerek VİCDAN İBRELERİNİ yükseltip öyle oy kullanmalarını istiyorum inşallah...

Suni sorunlarla ülkeyi karıştırmaya çalışan, meydanları yıkıp, yakarak psikolojimize korku prangaları vurmak isteyen farklı darbeci bir yapıyla karşı karşıya kalan halkımız ve hükümetimiz bu seçim sürecinde son derecede itidalli olmalıdır.

Bu güne kadar yapılan itibarsızlaştırma süreçleri her zaman iktidara artı olarak geri dönmüş, hayra dönüşmüş ve seçimlerden daha kuvvetli çıkmasını sağlamıştır. Miting fotoğraflarına baktığımızda bu açıkça görülmektedir.

Siyasetçiler temsilcidir iktidara yapılan saldırılar aslında temsil ettiği halka yapılır. Bu nedenle halk kara propagandalara karşı iktidarı koruma refleksinde bulunmuştur. Bu hep olmuştur.

Hiç kimse halkın iradesini hafife almasın, halk bu güne kadar huzuru tahsis eden, milletine hizmet edenlere oy verdi.

Her zaman şiddet diliyle değil! Oyunun gücüyle konuştu, sandıkta cezalandırmasını bildi.

Muhalefetin bahane mühendisleri, eleştiri uzmanları, mazeret profesörleri gibi konuşmaları yerine birbirinden güzel projeleriyle yarışmasını görmeyi ne çok isterdim. Üzgünüm çünkü milletinin karşısına yeniliklerle çıkan bir muhalefet yok bu açıkça görülüyor.

11 yıldır iktidar yaptığı icraatlarla ,birbirinden değerli projelerle ,sayfalar dolusu aşamalar kaydetti.Şimdi burada bir bir saymaya kalkmayacağım elbette..

Halk yapılan hizmetleri ve yeni projeleri gözden geçirip bu doğrultuda tercihini kullanacak, Demokrasi harici yöntemlerle iktidarı devirmek isteyenlere bu millet göz yummayacaktır.

Velhasıl Türkiye bağımsızlığına hiç bu kadar yakın olmamıştır. Ya gittikçe fakirleşen, küçülen, gelişmeyen, içe kapanık bir ülke olacağız veya komşu ülkelerle ilişkilerini kuvvetlendiren, güçlenen, üreten, modern şehirleriyle öncü olan, ekonomik özgürlüğünü kazanmış, bölgede söz sahibi, eğitimde, bilimde, sanatta, teknolojide çığır açmış, huzurun, barışın hâkim olduğu bir ülke olacağız.

Seçim öncesi kargaşa çıkarmak isteyenler bırakın halk demokratik hakkını kullanıp istediğini seçsin, ülkeyi kime emanet ederse etsin, seçilmiş olanlara halkın tercihine saygı duymanız gerekir. Biliyorsunuz Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir denen bir ülkede yaşıyoruz. Demokrasiyle yönetilen ülkemde seçimle gelen ancak seçimle gitmeli inşallah.

30 mart Seçimimiz halkımız ve ülkemiz için hayırlı olsun inşallah..

Son olarak MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'E minnettarım bizlere seçme ve seçilme hakkı sunduğu için! 



2014-03-22