Seçimler ve Milletimiz
Türkiye, cumhuriyetin kuruluşundan beri birçok seçimler yaşadı. İlk yıllardaki seçimsiz, sipariş usulü meclis ve yerel yöneticilerin seçilmelerinin ardından tek parti döneminde, 'açık oylama, gizli sayım' modeli geliştirildi.

İlk çok partili seçimlerle, halkın istediği sisteme doğru adımlar atılmış oldu. Ancak buna ihtilallarla verilen karşılıklar sonucunda birçok kazanımlar kaybedildi ve ülkemiz onlarca yıl gerilere götürüldü. Neredeyse seksen yıl boyunca, demokrasi ve cumhuriyet adına yakışmayan dalgalarla sarsıldık. Rahmetli Adnan Menderes ile insanlarımızın ufku açıldı.

Çok partili seçimler ve ezanın tekrar minarelerden okunmaya başlanması onun devrinde oldu. CHP nin milli şefi İnönü zamanında yapılan zulümler ve ezan diye yutturulmaya çalışılan tangır tungur gürültüler, Menderes döneminde sona erdi. Maalesef millet yüzde 57 lik bir destekle iktidar yaptığı liderine sahip çıkamadı ve ne yazık ki bu gelişme bir başbakan ve iki bakanın idam edilmesi ile sona erdi.

Rahmetli Özal da Türkiye'yi iyi analiz etmiş, özellikle telekomünikasyonda büyük atılımlar gerçekleştirmiş bir lider. Yaptıklarıyla adeta 2002 sonrasındaki kalkınma hamlelerimiz için önemli temelleri atmış bir Türkiye sevdalısıydı. Onun hayallerinin birçoğu Erdoğan tarafından gerçekleştirildi.

Her seçimin kendine özgü bir sitili vardır. Bu belirleyiciliği, zamanın teknolojisi, insanların yaşam biçimleri çok etkiler. Mesela ekonominin dibe vurduğu zamanlarda, seçim meydanlarındaki ev ve araba vaatleri işe yarar. İşsizliğin çok olduğu zamanlarda da iş, aş gibi değerler ortaya atılır. Bunun gibi anarşi zamanlarında kederli, üzgün yüzleri neşelendirecek esprili yaklaşımlar partilere artı puan getirir.

Rahmetli Necmettin Erbakan'ın, meşhur glu glu dansları benzetmesi, kadayıfın altının kızarıp kızarmadığı esprisi, Süleyman Demirel'in 'benzin vardı da biz mi içtik', 'dün dündü, bugün bugündür' sözleri, o dönemin yaşam şartlarını anlatması bakımından hafızalarımızda hala tazeliğini koruyor.

Tansu Çiller'in iki anahtarı sallarken attığı nutukları da, iktidara geldikten sonra seçmenlerin kaybettikleri evlerini ve arabalarını da unutmaları hiç mümkün mü? Çillerin ünlü dolandırıcı Selçuk Parsadan'a örtülü ödeneğin kapılarını açmasını kim unutabilir? Tabi dönemin önemli vampirlerinden olan Mesut Yılmaz'ı, bankaları hortumlayan yetenekleri ile hatırlamamak hiç mümkün değil. Bu seçimlerde bunların hiçbiri yok. İşsizlik, cumhuriyet dönemindeki en alt seviyeye gerilemiş. Faizler düşmüş. Dış borçlarımız, rahatlıkla çevirebileceğimiz bir miktarda. Hazinemiz hiç görülmediği kadar altın ve dolar ile dolu.

Çözüm sürecinin getirdiği huzur ortamında, memleketimin artık doğusu da batısı da aynı. Dünyanın hemen her ülkesine ihracat yapılıyor.

THY, dünyanın en büyük hava yollarından biri haline gelmiş. Köprüler, yeni havalimanları, duble yollar, deniz altından geçişler, şehirler arası hızlı trenler, şehir içi raylı sistemler ve daha neler neler. Uzayda uydularımız, deniz, hava ve kara araçlarımız haberleşmemizi ve güvenliğimizi sağlıyor.

Sağlıkta, eğitimde birinci sınıf ülkelerden biriyiz. Kafası hala eskilerde dolaşan, kendini yenileyememiş, dünyadan ve Türkiye'den bîhaber, mazotu 1,5 tl ye düşüreceğini, kadınlara ve çocuklara para dağıtacağını söyleyen bir iki politikacının dışında bu tür konulara giren de yok itibar eden de.

Yalnız günümüzde, politikanın projeleri bulunmayan aktörleri, teknolojiyi kullanarak montajlarla iftiralar atmaya, yalan ve kıvırmalara devam ediyorlar. Bu seçimin en büyük alâmetifarikası, itibarsızlaştırma çabalarında kullanılan yöntemlerden olan 'dinlenen telefon kayıtları' ile 'montajlanan resim ve videolar' oldu.

Gelişen Türkiye'yi durdurmak isteyenler, yıllardır besledikleri hainleri devreye soktular. Bu seçimlerde yaşadıklarımız, rahmetli Menderes'e, Özal'a uygulanan senaryolara çok benziyor. Ama geçmişten dersler çıkarmış bir kadro var artık.

Halkımız, ortaya konan eserleri de, oynanan oyunları da çok iyi görüyor, anlıyor. Her zaman olduğu gibi, bu sefer de kararlarını sessizce bekledikleri sandığa yansıtacaklar. Ama artık liderlerine sandık sonrasında da sahip çıkacaklar. Seçimin ülkemize ve ilimize mutluluklar getirmesi dileklerimle kalın sağlıkla...

Ahmet Laz
[email protected]



2014-03-28