Dinlemeler
Gezi ve öncesi olaylardaki başarısızlık birilerini yıldırmadı.

Ardından Müslüman'ı Müslüman'a kırdırma senaryosu devreye sokuldu. Hükümet ve cemaat karşı karşıya getirildi.

Mahalli seçimler arifesinde Erdoğan'ı bitirme planı çerçevesinde internette bir ses ve kaset furyasıdır aldı başını gitti.

17 Aralık Dost Modern Darbesi ve 24 Şubattaki kasetle belden aşağı vurarak amaca ulaşılmaya çalışılmasına rağmen tüm bu hamleler boşa çıkarıldı.

Hükümet tarafından, paralel yapıya ait olduğu açıklanan ses kayıtları, önceleri Erdoğan ve Ak Parti'yi bitirmeye yönelikken son olarak internetten yayınlanan ses kaseti devletin varlığına yönelik bir saldırıdır bana göre ve bu eylemin hiçbir mazereti olamaz.

Dışişleri Bakanlığı'nda Dışişleri Bakanı, Bakanlık Müsteşarı, Genelkurmay 2. Başkanı ve Mit Müsteşarı'nın katıldığı bir toplantı yapılıyor.

Toplantıda, Suriye'deki Türk toprağı olan Süleyman Şah Türbesinin nasıl korunacağı ve mevcut tehdidi savuşturma konusunda yaşanması muhtemel gelişmelerin nasıl önleneceği konuşuluyor. Bu arada uluslararası hukuka uygun olmayan sözler de ediliyor veya ses kaydına ekleniyor. Bu tür toplantılarda her türlü seçenek masaya getirilip görüşülür ve ülke için en uygun karara imza atılır.

Toplantı devam ederken birileri devletin en mahrem görüşmelerini dinleyip kaydetme cüretini gösteriyor ve ses kaydını dünyaya yayıyor.

Biz de, bu konudaki ses kaydı nasıl yayınlanabilir diye kıyameti koparıyoruz da aylardır ses kayıtlarının birbirini izlemesine rağmen dışişleri yetkililerinin bu tür konuşmaların dinlenmesini önleyici tedbirleri neden almadığını veya alamadığını aklımıza bile getirmiyoruz.

Çuvaldızı başkalarına batırırken biraz da bu tür toplantıların güvenliğini sağlayamayanlara iğneyi batırsak nasıl olur?

Buradaki eylem casusluk olarak nitelendirilirken casusa böylesine bir imkân sağlamak benim aklımın alacağı bir şey değil.

Ak Partiye seçimi kaybettirme temelinde gelişen bu olaylar çığırından çıkıyor, memleket meselesi haline geliyor. Sonuçta bu işin kaşıyıcıları Twitter ve You Tube kapatılıyor.

Bazıları bu kapatma eyleminden siyasi çıkar sağlama gayretine giriyor,  Twitter ve You Tube'nin avukatlığına soyunuyor. Benim görüşüm ise her iki sosyal medya kuruluşu da Türkiye'de temsilcilik açıp muhatap olarak devletin karşısına çıkıncaya kadar bu yasak devam etmelidir. Bu görüşümle sansürü desteklediğim anlamı çıkarılmamalıdır. Her iki sosyal medya grubu diğer ülkelere davrandığı gibi bize de aynı davranışı göstereceğini taahhüt edinceye ve muhatap bulunduruncaya kadar yaptırıma devam edilmelidir.

Bu kapatma kararına karşı çıkanları da kusura bakmasınlar anlayamıyorum. Erdoğan düşmanlığı ya da fobisi birilerinin genlerine o kadar işlemiş ki devletin yıkılması pahasına her olumlu eyleme karşı çıkmaktan, her zaralı eyleme destek vermekten zerre kadar geri kalmıyorlar. Ak Parti ve Erdoğan'ı itibarsızlaştırmayı, devleti hedef alan bir eyleme dönüştürüyorlar.

FETHULLAH HOCA'NIN PASAPORTU

Erzurum Valiliği tarafından Amerika'nın Pensilvanya eyaletinde yaşayan Fethullah Gülen'in yeşil pasaportunun usulsüz alındığı gerekçesiyle iptal edildiği ve yok hükminde olduğu açıklandı.

Pasaport iptal edilince Amerika hocayı sınır dışı mı edecek? Tabii ki hayır.

Pasaportu usulsüz olarak Hoca'ya verenlere ne türlü bir yaptırım uygulandı? Valilik bunu da açıklasa biz de bu kararı alkışlayabilsek.

Kalın sağlıcakla...



2014-03-31