Baba, Oğul, Karga
Canım oğlum,

Sana olan ilgimi,  senin bütün yaramazlıklarını sabırla, anlayışla yaklaşımı görenler bir ağız edercesine bana bir babanın oğluyla olan karga hikâyesini hatırlattırıyorlar. Böylece gözümü korkutup, beni senden soğutarak, koparmaya çalışıyorlar. Evlatların ilerleyen yıllarda anne babaya vefasızlıkları, anne babayı yalnız bırakmaları, fedakârlıktan kaçındıklarından anne babaların gözleri korkar olmuştur. Özellikle yaşlanınca ilgiye, sevgiye, şefkatte ihtiyacı olan anne ve babaların evlatlarında en çok ihtiyaç duydukları dönemde evlatlarını  yanlarında görmek isteyip de görememeleri, anne ve babaların evladı  büyütürken gösterdikleri çabanın boş, gereksiz olduğu kulaklara hep çınlanıyor.

Canım,

Bilmezler ki vefasız evlatların, anne ve babadan kaynaklandığını. Bilmezler ki sevgiyle, şefkatle ve ciddi bir eğitimle yetişen evlatların nankör olmayacağını. Evladıyla ilgilenmeyen babalar elbet eki evladı büyünce özgürlüğünü elde edince babayı takmayacağı aşikârdır. Ebavladıyla konuşmayan, sorunlarıyla ilgilenmeyen, evlatlarını anlamayan, evladının gelişiminde katkısı olmayan evlatları; ya sokak ya da başkaları yetiştiriri. Başkaların yetiştirdiği evlatların aile bilinci gelişmez. Hatta aileyi bilmezler. Onu yetiştenler onun ailesi olmuştur.

Ailenin temeli n huzurdan habersiz büyüyen duygularda anne babaya sevgi beklenmeyeceğini bilmeyenler evlatlarına düşman kesiliyorlar. Evlatlarını dövenlerin, evlatlarının kendisi gibi olması için zorlayan, evladın istediği seçimlere izin vermeyen, evladının ruhunu ve düşüncesini beslemeyen ebeynler yarınlarına yatırım yapmadıklarından geriye dönüşüm beklememeleridir.

Canım,

Anne ve babalar, zannediyorlar ki evlatlarının karınlarını doyurmaları, altlarını deştirmeleri, elbise, ayakkabının en iyisini almanın, okulla göndermeleri, hastaneye götürmeleri, parar vermeleri annelik ve babalık zannediyorlar.

Bunların hiçbiri annelik ya da babalık kelimelerini karşılamaz. Yapılanlar zorunlu olanlardır. Bir evladın babadan istediği bunlar değildir. Bir evlat ilgi ister. Sevgi ister. Anlaşılmak ister. Arkadaşlık ister. Dinlenmek ister. Güven ister. Kişilik ister. Bir hayat görüşü ister. İhtiyaç duyduğunda yanında görmek ister. Kısacası evlat babanın kendisine tarafsız bir kılavuz olmasını ister. Diğer ruhu beslemez. Aksine zehirler.

İşte bu yanlış eğitimden dolayı karga hikâyesini içleri buruk, gözleri nemli anlatırlar. Sanırlar ki başlarına gelen herkesin başına gelir. Sanırlar ki yüzleştikleri korkuyu herkes yaşar. Ve umarlar ki başlarına gelenlerin herkesin başına gelsin ki haklı oldukları ortaya çıksın. Biz demedik mi? Ama sen bizi dinlemedin havasını atarlar.

Canım,

Ben senin ruhunu beslemeye çalışıyorum. Ve karşılık beklemiyorum. Gün gelecek sen kendi kararlarını verip, yolunu çizeceksin. Kendini yaşacaksın. Yürüdüğün yolun nereye gittiğine bakmadan yanında olmaya çalışacağım. Bana ters gelse de sana doğru olsa da yanında olacağım. Tecrübelerimi seninle paylaşacağım. Elimden geldikçe yardım edeceğim ve bunların sonunda vefasızlık varsa da yapılacak bir şey yoktur. Şunu bileceğim ben elimden geleni yaptım. Üzerine düşeni yaptım. İhtiyacın olanı verdiğimi bileceğim.

Şunu da bileceğim sevgiyle kucaklaşan bir kalbin merhametsiz olmayacağını.

Canım oğlum ve kızım sizin hayatıma sunduğunuz güzelliklere geleceğim. Bekleyin...


Osman Tatlı

www.osmantatli.com.tr

[email protected]

 


2014-04-01