Bir Ütopya: Okulsuz Toplum
Eğitimde sömürgecilik, eğitimde iyileştirme çalışmaları, alternatif eğitim sistemleri ve eğimdeki sorunlar derken Ivan ILLICH daha ilginç, belki ütopyaya kaçacak tezi 'Okulsuz Toplum' kitabıyla okullardaki eğitimin insanlara bir şey öğretmediği, birleştirici olmaktan çok bölücülük yaptığı ve statokunun varlığını sürdürdüğü düşüncelerinden dolayı eğitimde farklı bir bakış açısı kazandırmaya çalışmaktadır.  

1970'de Cuernavaca'da düzenlenen 'alternatif eğitim' başlıklı seminerleri dizisinin, eleştirel bir yaklaşım amacıyla kaleme alınan yazılar kitap haline getirilmiş. Kitabı oluşturan bölümler şunlar: ' Okul Olgusun' , ' Okulu Neden Devlet Kurumu Olmaktan Çıkarmalıyız' , ' Sürecin Ritüelleştirilmesi' , ' Toplumsal Kurumların Görünümü' , 'Sağduyuya Dayanmayan Tutarlılık' , 'Öğrenme Ağları' ve 'Epimethouscu İnsanın Tekrar Doğuşu' dur.

Otuz yıl önce ki bir dönemin eleştirisin olduğu için ileri sürülen birçok düşüncenin gönümüzde geçerliliği olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Tezi oluşturan yazılar, farklı zamanlarda yapılan sunumlardan oluştuğundan birçok tekrar mevcuttur. En önemlisi yazıların alt yapısının zayıf olması yani toplumsal gerçekliliğinin olmayışı nedeniyle, okuyucu da merak ve ilgi uyandırmıyor.

Okulsuz toplum, teziyle Ivan Illich çok iddialı ifadeler kullanmaktadır: 'okulsuzlaştırılmış toplum kaçınılmaz olarak günümüzdeki dünya düzenin ve ulusların dayandıkları istikrarın yer aldığı ekonomi, eğitim ve siyaset arasındaki farklılıkları bulanıklaşacaktır.' Deyerek bütün sorunların okuldan kaynaklandığı izlenimi vermektedir. Daha fazla ayrıntıya girmeden eğitimle ilgilenen göz atması gereken ve statükoyu sorgulayanlar için fikir verici bilgiler içerdiğini söyledikten sonra Ivan Illıch'in neden okulla karşı olduğunu kısaca değinerek konuya son verelim: 
'Eğitimciler eğitimi sertifikayla paketleyip sunmakta ısrarlı olduklarından, okullaşma suretiyle ne eğitimde ne de adalette bir gelişme kaydedilebilmektedir. Toplumsal rollerin öğrenimi ve mevki okullaşmada gözden kaybolmaktadır. Bununla beraber, sınıf geçme başkalarının görüşüne bağlıyken; öğrenin, yeni bir hüner ve iç görü kazanmak anlamına gelmektedir...

Eğitim, öğrenmeyi kolaylaştıran koşulların seçimidir. Adayın bir mertebe elde etmek için yerine getirmek zorunda şartların bir müfredatını oluşturmak suretiyle roller belirlemektedir. Okul, bu roller için gereken eğitimi sağlamaktadır, öğretimi değil. Bu ne mantıklıdır, ne de özgürleştiricidir. Okulda pratik değeri olan niteliklerle bağlantı kurulmadığından dolayı mevcut okullu eğitim sistemi mantıklı değildir.

Öğrenim programı toplumsal hiyerarşide daima belirleyici bir rol oynamıştır. Müfredat, bir ritüel, bir dinsel düzenleme ya da savaşta veya avcılıkta sergilenen ustalıklar halini alabilir; ya da eskilerde yaşamış hükümdarvari hazlar dizisine bağlı hale gelebilir... Günümüzde bile vatandaşların, hatalı bir şekilde, okulun belli bir amaca uygun öğrenme başarılarına duydukları güvenin okula bağımlılığı sağladığına inanılmaktadır. Halbuki okul sistemi, insanlara eşit şanlar vermek yerine, imkanların dağılımında tekelleşmeye yol açmıştır.

Okul sisteminin dayandığı ikinci önemli yanılsama, öğrenenin öğretme sonunda ortaya çıktığı yolundadır. Öğretme ediminin bazı durumlarda belirli öğrenmelere yardımcı olabileceği doğrudur. Fakat pek çok insan sahip oldukları bilgilerin çoğunu okul dışında edinmektedir.

Pek çok öğrenme, kendiliğinden olmaktadır ve pek çok planlı öğrenme bile programlanmış eğitimin sonucu değildir.'

 Kitap: Okulsuz Toplum

 Yazar: Ivan Illıch yayınevi: benseno ekim 2002, sayfa: 141

Osman Tatlı

[email protected]



2014-04-06