Çağdaş Eğitim Sistemleri
Bir eğitim sisteminin oturtulması yılların tecrübesiyle olur. Eğitimle ilgili araştırmalar yapılırken de dış eğitim modelleri ve eğitim ile ilgili politikaları incelenerek örnek alınır. Örnek alınan eğitim modellerin toplumun kültürel ve siyasi yapısına göre uygulanır. Bazen de fazla uyarlama gereği duyulmadan olduğu gibi uygulamaya geçilir. Bunun bir nedeni de örnek alınan eğitimin başarılı oluşudur. Ancak birçok ülke eğitim konularında birçok ülkenin eğitimini mercek altına alarak kendi ülkelerindeki eğitimle karşılaştırma yoluna giderler. Türkiye'de ise eğitimle ilgili bilgisi olan olmayan herkes bir öneri sunar. Bu öneriler içerisinde Avrupa, Amerika örnekleri gösterilir. Çoğu da bu ülkelerin eğitimi konusunda otoriter bile değildir. kişisel düşüncelere kesin yargılar sunmak alışkanlık haline gelmiştir bu insanlar da.  

Karşılaştırmalı eğitim Türkiye'de pek fazla gelişmemiştir. Alanla ilgili yayınlar ve çalışmalar oldukça az. Dolaysıyla Türkiye'de karşılaştırmalı eğitim bir alan olarak tanımı, konusu, yönetimi ve tarihsel gelişimi gibi kurumsal boyutları içeren özellikleri yeterli düzeyde bilinmemekte.

ABD de karşılaştırmalı eğitim konusunda eğitim alan İrfan Erdoğan 'Çağdaş Eğitim Sistemleri' çalışmasıyla ülkemizde fazla gelişmemiş olan karşılaştırmalı eğitimi konu etmektedir.

Erdoğan, bu eserle Türkiye'deki karşılaştırmalı eğitim alanı hakkında hissedilen bilgi ihtiyacına cevap vererek, mevcut eğitim sorunlarının çözümü için bazı gelişmiş ülkelerin eğitim sistemini inceleyerek katkıda bulunmayı amaçladığının altını çizmektedir. Eser öncelikle uluslar arası eğitim deneylerimi hakkında bilgilenmek isteyen, bu çerçevede kendi eğitim sistemini anlamak ve geliştirmek isteyen eğitimciler için ve eğitim, toplum, ekonomi ve siyasal sistemler arasındaki ilişkileri üzerinde araştırmalar yapan sosyal bilimciler için faydalı olacağını belirtelim.

Eser, girişle beraber dokuz bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında çalışmanın konusu, amacı, önemi, yöntemi ve sınırları hakkında bilgiler veriliyor. Diğer bölümlerde sırasıyla şu konular işlenmiştir: birinci bölümde, 'Karşılaştırmalı Eğitim'in tanımı, amaçları ve yararları', ikinci bölümde 'Karşılaştırmalı Eğitim'in Tarihsel Gelişimi', üçüncü bölümde 'Karşılaştırmalı Eğitim'de Yöntem Konusu', dördüncü bölümde ABD, beşinci bölümde dağılan Sovyetler Birliği, altıncı bölümde İngiltere, yedinci bölümde Fransa, sekizinci bölümde Japonya eğitim sistemi tahlil edilmekte ve dokuzuncu bölümde de eserin özetiyle önerler yer almaktadır.

Erdoğan, beş ülkenin neden seçildiği için şunları söylüyor: 'Öncelikle ABD Adem-i merkeziyetçi eğitim sistemini başarı ile uygulayan bir ülke olması açısından önemlidir. Dağılmış olan Sovyetler Birliği birçok alanda olduğu gibi eğitim konusunda da devletçi parti kontrolünde merkeziyetçi bir sisteme sahip olması açısından önemli bir örnektir. Fransa, merkeziyetçi bir yapıya sahip olmasına rağmen eğitimde yerelleşmeyi sağlamış ve çok sıkı bir yönlendirmenin olduğu bir ülke olması açısından önem taşımaktadır. Japonya, son yıllarda gerçekleştirdiği ekonomik ve teknolojik gelişmenin altında başarılı bir eğitim sisteminin olabileceği varsayımından hareketle incelemeye değer bulunmuştur. İngiltere'de hala yönetim sisteminde olduğu gibi eğitim uygulamalarında da aristokrasiyi çağrıştıran özellikleriyle ilginç bulunmuş ve araştırmaya değer görülmüştür. Ülkeler incelenirken her ülkeye özgü olan ve diğer ülkelerde ender rastlanılan uygulamalar üzerinde daha fazla duruldu. Yani hemen her ülkede aynı veya benzer olan eğitim uygulamaların üzerinde fazla durulmamıştır'

 TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ

Erdoğan, bu bölümde Türk Eğitim sistemine yönelik eleştiriler ve çözüm yolları üzerinde durmaktadır. 

Erdoğan, eğitimi yetersiz kılan, eğitimin önünü tıkayan ve çağla uyumsuz kılan, kaynakların azlığından çok, her açıdan bir merkezden yönlendirildiği ve finanse edildiği idari yapısı olduğunu vurguladıktan sonra şöyle devam etmektedir: 'eğitim sistemlerinin aşırı merkeziyetçi yapısı ile ekonomik, siyasal ve teknolojik alanlarda ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap vermesi mümkün değildir. merkeziyetçi bir sistemde büyük ölçüde aynı türden programların sunulması ile çok sesliliğe dayalı bir demokrasi kültürünün oluşması zordur. Demokrasinin belki de en önemli temellerinden biri olan, arzu ettiğini seçebilme pratiğinin, merkeziyetçi bir eğitim sistemi içinde yaşanabilmesi oldukça zordur.

Eğitim kurumları kendi imkanlarını kullanarak ekstra kaynaklar yaratabilir ve programlar daha çok öğrencilerin ihtiyacına yönelik olur. Her şeyden önemlisi sistemin yeniden yapılanması ve kendini yenilenmesini kolaylaşır. Merkezi sistemin işleyişinde etkili kullanılamayan insan kaynaklarından daha iyi yararlanılır. Yerinden yönetilen bir sistemde çalışan personelin sadakati, yaratıcılığı ve kendisini çalıştığı kuruma adaması daha yüksek olur.

Yerelleşmiş bir düzeni hayata geçirmek için sistemi kökten değiştirmek şart değildir. mevcut eğitim sistemi yerelleşmiş bir modelin işleyebilmesi için gerekli altyapıya sahiptir.

Erdoğan ilerleyen sayfalarda: 'Paralı Okulların Kaçınılmazlığı', 'Paralı Okullar Nasıl Yaygınlaşabilir', 'Eğitime Katkı Payının Mantığı', 'Üniversite Öğrenim Harcı', 'Ders Geçme ve Kredili Sistem Devam Etmeli' yan başlıklarla Türkiye'nin gündeminden düşmeyen konulara da kısaca değinmiştir.

Künye:

Kitap: Çağdaş Eğitim Sistemleri

Yazar: İrfan Erdoğan

Yayınevi: Sistem

Baskı: 2, Ekim 1997

Sayfa: 234

Osman Tatlı 
[email protected]



2014-04-12