Yalandan Kuleler Yapmak
    Güzel bir sahilde çocukların kumdan kaleler yaptığını biliriz ama yalandan kule mi, olur demeyin. Çünkü oluyor! Nasıl Nemrut taş ve ahşaptan kule yaptırdı ise veya Firavun Ramses'in ağırlığına ve taşınmasına bugün bile akıl erdiremediğimiz büyük taşlardan piramitleri var ise pekala yalandan da kuleler yapılabilir.

    Kulenin nasıl bir yapı olduğunu bilirsiniz. Zemine dik olarak yükselen ve yukardan bakıldığında etrafın kuşbakışı görülebildiği yapılardır. Avantajları olduğu kadar tehlikeleri de vardır. Avantajları arasında, düşmanı gözetleme, görkem ve şaşaası ile rakiplerine üstünlük sağlama, mimarlık eğitimi ve yapı teknolojilerine katkıları sayılabilir. Tehlikeleri ise, düşman tarafından çabuk farkedilme, olası bir düşme durumunda yüksekten çakılma ve kazandırdığı kibirle halktan uzaklaşma söylenebilir.

    Konumuz elbette yalandan yapılan kuleler... Göreni veya duyanı hayrette bırakacak şekilde hızlı ilerleyen kuleler. Dün ve bugün arasındaki farkı gördüğünüzde küçük dilinizi yutacak kadar hayrette kaldığınız kuleler. Teknoloji çağının imkanları mıdır, nedir, bu kuleler hızlı yükseliyorlar. Öyleki yüksekliği ve tepesinden bakan biri için görüş alanı, bir anda kaf dağının arkasına varıveriyor.

    Kulelerin ilerleme hızı anlattığım gibi fakat kulenin sağlamlığı için aynını söyleyemem. Eskiden taş yapılar vardı ve o binaların kalıntılarına bu gün bile rastlıyoruz. İstanbul'daki surlar veya Alanya'daki Aspendos açık hava tiyatrosu bu yapılara örnek olarak verilebilir. Yine Mimar Sinan'ın Selimiyesi taş yapıaların örnekleri arasında eşsiz yerini alır. Aman aman hayretler içinde bakarız bu eserlere. Taşların döşenmesindeki ustalıktan bahseder, yumurta akı ve kum karışımından elde edilen dayanıklı harçlarını öve öve bitiremeyiz.

    Son yüzyılda ise çimento adını verdiğimiz maddeyi kullandı insanoğlu. Kat kat binalar kondurdu yeryüzüne. Fakat onun ömrü taşın ki kadar olmadı. Bu gün iyi bir mimari üslup ve inşaat teknolojisi ile yapılan beton binanın ömrü en fazla 60 yıl deniyor. Beton binalar, taş yapılar kadar dayanıklı çıkmadı. Peki ya yalandan yapılan kuleler? Onların ömrü ne kadardır, merak ettiniz mi?

    Onu zaman gösterecek. Şimdilik ömrünü hesap eden yok. Bildiğimiz; plan, proje ve çizimlerinin özel bir merkezde yapıldığı. 5 yıldızlı havuz imkanına sahip bir merkez bu. Bir üst akıl ile desteklenen fakat görünürde karınca kolonisini andıran ortak akıl işçilerinin (!) hizmet verdiği bir merkez burası. İşçilerin herbiri kuleye malzeme yetiştirme telaşındalar. Her işçi, kuleye kazandırdığı yükseklik kadar ücret alıyor.  Belki de mesai artı pirim usulüyle ücretlendiriliyorlar. Sadece bu kadar değil tabi, işçiler üründen de pay alıyorlar. Yükselen kuleyle mevkileri artıyor ve kulenin eşsiz katlarından yer kazanıyorlar.

    Kulenin ömrü konusu biraz karışık! Yani bakış açısına bağlı. Kuleyi yapanlar ve onlara omuz verenlere kulak verseniz, en azından 1000 (bin) yıl sürer, diyorlar. Fakat bana sorsanız 40 yatsı vakti derim. Tabi yatsı derken bir yatsı vaktinin dünya saati ile hesaplanması lazım. Çünkü yatsı vakti dünyada farklı, ayda farklı ve de mars gezegeninde farklıdır. İnanmayan Einstein'in İzafiyet teorisine göz atsın. Bu arada eskiler yatsı vaktini bir mumun yanma süresi olarak tanımlardı.

    Son sözü söylemek tabii ki bana düşmez. Onu zamana hükmü geçen Zat söyleyecek. Bana düşen ise, yalandan yapılan kulelerin gözalıcı şatafatlarına aldırmadan işimi yapmak.

@kimyaci64



2014-04-18