Şehir Asla Unutmaz
Mustafa Armağan, 1992-1995 yılları arasında; felsefe yoğunluklu teorik şehir okuma yazılarından bazı pratik anlayış çarpıklıklarına, çeşitli şehirlere ilişkin gözlem ve izlenimlerden İstanbul üzerine araştırmalara kadar uzanan bir tarz üzerine gelişen yazılar, sonuçta şehre yeni bir bakış, yeni bir okuma biçimi geliştirmeye yönelik bir girişimin okuma biçimi geliştirmeye yönelik bir girişimin ipuçları olarak düşündüğü yazılarını Şehir Asla unutmaz başlığıyla kitap haline getirdi. Bu kitap 1995'te İz yayınları tarafından yayımlanmıştır.  Kitabın 1997'de ikinci baskısı yapılmıştır. İkinci baskı, birinci baskıdaki tashih hataları ve bazı metinlere ilavelerin dışında, görsel malzeme ile zenginleştirilmiştir.  

Şehirlerin doğurduğu, emzirdiği devletlerin olduğunu ifade eden Mustafa Armağan, ülkemizde şehre, şehir kültürü ve tarihine ilişkin literatürün, İstanbul yayınlarının öncülüğünde son yıllarda giderek bir 'salgın' boyutuna ulaşma yolunda olduğunu belirtmiştir. Ancak bu yayınların mühim bir kısmını bar ve meyhane muhabbetleri, azınlık kültürleri ve nostaljik yakınmaların oluşturduğu göz önünde bulundurulduğu zaman mevcut durumun pek de iç açıcı olduğu söylenemez. Ciddi kurumlaşmalar gerektiren, bir şehrin kütüğünü oluşturacak kalıcı yayınların ise neredeyse yeni başladığını söylemenin mümkün olduğunu söyleyerek bu eseri kaleme aldığını belirtmektedir.

Kitap, I. Bölüm; şehirlerin ruhu, II. Bölüm: Cam-ı cem ve İstanbul III. bölüm, Şehir kartpostalları olmak üzere üç bölümden meydana gelmiştir.

Armağan, kitabın birinci bölümünde, ancak ruhu yok edilebilirse bir şehri tarihten silmek mümkündür sözüyle şehirlerin canlı bir varlık ve şahsiyet olduğunu,  şehirlerin canlı bir ruh oluşundaki nedenleri sorgulamaktadır.

Yazar, eskiden şehrin şahsiyetine göre tılsım ve muska yapıldığını, bu tılsımın bozuluncaya kadar şehirlerin idame-i hayat edeceğine inanıldığını, efsanelerden örnek cümleler vererek düşüncesini temellendirmektedir. Efsanelerden yola çıkarak insanların şehirleri keyfi olarak kurmadıklarını, hatta bu konuda özgür bile olmadıklarını vurgulamaktadır.

Armağan, bu bölüm de şehre ruh veren, şehri şehir yapan ve şehirle özdeşleşmiş birçok motif, kişi, mekân örnekleri vererek düşüncelerinin alt yapısını oluşturmuştur.

Bunlar kısaca:

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Beş Şehri'nden yola çıkarak Konya'nın tarih boyunca Türk kültürü için önemini vurgulanmıştır. Bunun dışında Tanpınar'la Yahya Kemal'in şehir anlayışlarındaki farklılıklara değinmeden geçilmemiştir.

Dolayısıyla Tanpınar, Yahya Kemal, Nedim, Evliya Çelebi ve Konya, İstanbul, Bursa örnekleri ile şair-yazar-şehir ilişkisi kurarak, şehirlere canlılık ve ruh kazandıran motiflere örnek vermiştir. Bunları izah ederken şehirlerin tarihi süreçte başlarına gelenler de izah edilmiştir.

Bunların dışında yazar, şehir, toplum ilişkisi içerisinde şehirlere vurguda bulunmanın dışında şehir ve felsefe, psikanaliz açısından Şehir, Rüya, Bilinçaltı ve Şehir, Mimari, Osmanlı surları, sokakları gibi alt başlıklarla şehirlere ruh kazandıran başlıklar etrafında şehirlerin neden canlı bir varlık olduğunu somut örnekler vererek açıklamıştır.

Yazar ikinci bölümü tamamen İstanbul ve İstanbul tarihi üzerine ayırmıştır. Armağan bölümün ilk kısmını İstanbul'da suyun ve susuzluğun tarihine ayırmıştır. Romalılar, Bizans, Osmanlılar döneminde suyun önemi, su projeleri su yolları, sebiller gibi konular etrafında hangi dönemde, hangi devlet başkanın İstanbul'a kazandırdığı su projeleri üzerinde durmaktadır.

Armağan ikinci bölümde ayrıca, İstanbul'un ilk belediye başkanı ve ilk valisi hakkında bilgi vermenin yanında o dönemlerde İstanbul için yapılan çalışmaları konu edinmektedir.

Ayrıca, 'Beyazıt Meydanı'nda Tanzimat Sfenksi' İstanbul'un fethi hangi tarihtedir', İstanbul Gezi Rehberine Notlar,  'Sinan'a İki Bakış', Taksim'de Dört Minare', 'Siyasetin Gölgesinde Bir Cami Tartışması' gibi başlıklarla İstanbul çeşitli yönleriyle hem tanıtılmakta hem de İstanbul hakkında değerlendirmelerde bulunmaktadır.

Armağan, son bölümü de 'şehir kartpostalları'na ayırmış bu bölümde  'Mimaride'  ile ilgili yasal prosedürleri de anlama doğru', mimari havuz  sembolizmi', 'yeni camiler ve gelenek', 'Bursa ve Uludağ'a dair', 'Konya, Konya', 'İki İzmir', 'Edirne yeşil kırpar sözlerin' alt başlıklarla şehirlerin güzelliklerine atıflarda bulunmaktadır.

'Şehir Asla Unutmaz' bir defa okunup bir kenara bırakılacak bir eser değildir. Bu eser birçok kaynak taranarak oluşturulmuş bir kaynak, bir araştırma kitabıdır. Dolayısıyla sürekli elimizin altında olması gerekmektedir. Hele şehirleri var eden motiflerin can çekiştiği bir dönemde, bu eser, kültürümüzü ayakta tutmak için atılmış küçük bir adımdır.

Osman Tatlı

[email protected]

 



2014-04-22