1.Adıyaman Kitap ve Tanıtım Günleri-2-
 1.Adıyaman Kitap ve Üniversite Tanıtım Günleri-2-

...

1.Adıyaman Kitap ve Üniversite Kitap Fuarının ikinci gününde, fuar etkinliğindeki yorgunluk daha da artarak devam ettiğine şahit olduk. İlk gün 3000, 3500 dolayında bir ziyaretçi, katılımı tahmin etmiştik; ancak ikinci gün, bu sayı daha da yukarılara çıktığı kanaatindeyim. Bir de ikinci gün gelen ziyaretçiler, sanki biraz daha seçici davranan bir kitle gibi görünüyordu. İlk gün katılımcıların çoğunluğunu ilköğretim öğrencilerinin oluşturduğu gözlemlenirken; ikinci gün biraz daha büyümüş gibi, lise ve daha büyük kitap okuyucu kitlesi görülüyordu.

Aslında ziyaretçilerin yoğun katılımda bulunmalarıyla, Adıyaman'ın bu türden aktivitelere, bu tür fuarlara, ne kadar aç olduğunu ortaya koyuyordu.  Bu yoğunluğu Hükümet Konağı bahçesinin aslında yeterli olmadığı, acilen daha büyük, daha geniş, kapsamlı ve çok amaçlı bir meydana ihtiyaç olduğu  zarureti ortaya çıkıyordu.Gelenlerin çoğunun ortak kanısı, gerek Valilik, gerekse Belediye tarafından  acilen büyük bir fuar alanına olan beklentilerinin olduğuydu. Hep ilklerle başladığımız bu son birkaç yıldaki gelişmelere, eminin ki kamuoyunun istek ve talepleri karşılanarak,  özellikle Atom Karınca misali durmadan çalışan, çalışmaktan zevk alan Sayın Valimizin bu alanda da bir ilki başarmasıdır.

Hani Sayın Valimiz, bizlere hep ilkler yaşatıyor ya! İşte o yüzden!...Belki bu yıl ilk olması vesilesiyle yeterliymiş gibi göründü/görülebilir; ama eminim ki önümüzdeki yıllarda bu yoğunluğun giderek artacağını ve kitap kurtlarının daha da fazlalaşarak ortaya çıkacağını  düşünecek olursak, bu alan gelenlerin ihtiyaçlarını karşılamayabilir.

Organizatörler, Valilik, Belediye, Üniversite ve bu işle iştigal eden ekibin, bu çalışmaları ve ortaya çıkan manzara, Adıyamanlıların beklentilerini en üst seviyeye çıkartmış görünüyor. 

Şimdi, tekrar fuar alanındaki izlenimlerimize dönecek olursak; bu gün gözümüze hoş gelen güzelliklerden bir tanesi de sanırım 1. Adıyaman Kitap ve Üniversite Tanıtım Günlerinin anısına yapılan ve çocukların yanı sıra büyüklerin de ilgisine mazhar olan şapkaların dağıtılıyor olmasıydı. Cıvıl cıvıl kaynaşan ve renkli görüntüler oluşturan çocukların, şapka kapmalarındaki o heyecan ve mutluluklarını görmek, insanı tebessüm ettirmeye ve akabinde 'ne kadar güzel ya!' dedirtmeye yetiyordu.

Bir ilginç nokta ve insanın derinden düşünmeye iten başka bir konu da, gelen çocukların stantlara gelirlerken, sadece kitaplardan bakmaktan öte başka bir şey yapmadıklarıydı. Bu insanın kafasında soru işaretlerinin doğmasına sebep oluyordu. Acaba diyorum, Öğretmenleri gelirken 'çocuklar, sadece bakmaya gidiyoruz, kimse bir şey almasın demiş olabilmeleri mi ya da çocukların ceplerinde bir kitap alacak kadar parası olmadıklarından mı?' böyle davranıyorlardı. O zaman da işte büyüklerimize ve zenginlerimize büyük bir iş düşüyor demektir. Bedava kitap vererek, çocukları bedavacılığa alıştırmamak için, organizasyonca ya da valilikçe bir miktar paranın çocuklara verilerek, bir kitap da olsa almalarını sağlayarak, hem kitap alma-okuma alışkanlığı kazandırılmış olabilirdi, hem de sonra ki yıllarda kitap okumanın tadına ve hazzına varan  çocukların, gençlerin, ceplerinde parayla gelerek kitap alışverişi yapacaklarına vesile olunabilirdi.Nitekim, aldığımız duyumlara göre; Malatya'da yapılan ve  buradakine eşdeğer kitap fuarında, Valilik böyle bir uygulamayla, çocuklara bir kitap alabilecek kadar para vererek, bizzat kendilerinin istediği bir kitabı satın almaları sağlanmış. Gerçekten hem öğrencileri rencide etmeden, hem de zevklerine göre kitap alışverişi yapmalarını sağlayacak güzel bir uygulama olmuş diye düşünüyorum.

Fuarın ikinci gününde de her yayınevine ait bazı stantlarda yerlerini alan yazarlar, yine okuyucuları için kitaplarını imzaladılar, hararetli ve koyu sohbetlerde bulundular.İşte o yazarlardan Okay Tiryakioğlu, Koray Avcı Çakman, Süleyman Karacelil, Hamdullah Köseoğlu, Turgay Güler, Esma Sayın, Senai Demirci ( Akşam da TPO tesislerinde konferansı vardı), Nurcan Öner ve Emine Şenlikoğlu, Nazlı Eray kitaplarının bizzat başında durarak, okuyucularına sundular.Yayınevi yetkilileri gösterilen ilgiden hayli memnun olduklarını söylemeleri, bizleri memnun ediyordu.Böylesine anlamlı ve önemli olan bir etkinlikte, kitap okumalarında istenilen seviyenin yakalanamadığı bir dönemde; popüler kültürün ve acımasız teknolojinin dişlileri arasında her geçen sıkıldıkça sıkılan bir gençliğin, kitaba olan bakış açılarını gördükçe ( ama alma da zorlandıklarını da gördükçe...) hem üzülüyor, hem de çok ama çok seviniyorduk.Malum kitapsız bir hayat, tükenmişlik, donuklaşmış, renksiz, ışıltısız bir yaşamdan öteye gidemez.

İşte bu vesileyle birkaç gün de olsa, kitaplı hayatımıza renk geldi. Kitap kokusunun çepeçevre sardığı bir atmosfer oluştu. Doyasıya kitap kokusundan nefes solundu.

Yine Adıyamanlı şair ve yazarlar standında, mevcut Adıyamanlı yazar ve şairlerimiz de her zaman olduğu gibi kitaplarını imzaladılar ve kendilerini Adıyamanlılara tanıtmaya ve ifade etmeye çalıştılar. Bu konuda Adıyaman basınının da göstermiş oldukları yakın ilgi, stantlar arasında sürekli dolaşarak, katılımcıların bir problem ve sıkıntılarının olup olmadığını soran Sayın Valimiz, her an orada hazır ve nazır olan Sayın Vali Yardımcısı Murat bey, yine sürekli gözlemleriyle, her konuda katılımcılara yardımcı olmaya çalışan İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürü Sayın Mahmut Öztürk  beyefendiye teşekkür etmek gerektiği kanısındayım.

--- Devamı var.

Kerim BAYDAK

[email protected]



2014-05-08