Hıdrellez
Rivayete göre: Hızır Aleyhisselam, İlyas Aleyhisselam ve İskender Hayat-ı (Ölümsüzlük suyu) aramaya çıkarlar. Abı Hayat'ın çok büyük, karanlık ve derin bir mağarada olduğunu öğrenirler. Mağaradaki suyu hissedip bulabilmesi için bir eşeğe çok tuzlu yiyecekler yedirip mağaraya salarlar. Eşek önde bunlar arkadan mağarada bir müddet gittikten sonra İskender arkadaşlarını kaybeder. Hızır ve İlyas ölümsüzlük suyu-nun kaynağını bulup içer ve ölümsüzlüğe kavuşurlar. İskender ise fâni olarak kalır.

(Halk edebiyatı ve divan edebiyatı kaynaklarında olay bu şekilde yorumlanmakta, bu olay kültürden kültüre geçerken her kültür, olaya kendi değer ve inançlarını katarak bazı farklılıkların oluşmasını sağlamaktadır.) Halk arasında inanışa göre ise; Hızır her konuda her şeyi bilen birisidir. Hızır ve İlyas sağdır. Yaşamaktadır. Hızır karada, İlyas denizde yardıma muhtaç olanlara, zor du-rumda kalanlara yardım eder. İmdat isteyenlerin imdadına yetişirler. Hızır ve İlyas yılda bir kez (6 Mayıs hıdrellez gününün gecesi) bir gül ağacının dibinde buluşurlar. Bu buluşma nedeniyle insanlar değişik kutlamalar icat etmiş, değişik inanışlara sahip olmuşlardır.

Örnek olarak: Hıdrellez günü evler süpürülmez, kapı ve pencereleri kapatılmaz. Evde kalan genç kızların başları üzerinde Hıdrellez günü hiç kullanılmamış kilit açılır. Böylece kısmetlerinin açılacağına inanılır.

Yoğurt çalınır. Ancak maya kullanılmaz. Yoğurdun tutması halinde eve Hızır'ın uğra-dığına inanılır. Hıdrellez günü sabah erkenden kalkmayan kişinin işleri ters gider. Salıncakta sallanma, ateş üzerinden atlama, o yıl için sağlıklı olma dileğidir. Hastalıkların ve dertlerin sallanma ve atlama sırasında döküleceğine inanılır.

Hıdrellez günü çamaşır yıkanmaz, un elenmez ve ekmek yapılmaz. Manisa'da da hıdrellez coşkuyla kutlanır. Evi olmayanlar ev resmi çizer, çocuğu ol-mayanlar yaptıkları beşikleri ağaç dallarına asar. Bazı hanımlar yeşilliklerden kolları-na bilezik yapıp takar, böylece bu halkaların altın olmasını bekler. Akşamleyin sokak-larda ve kapı önlerinde ateş yakılıp üzerinden atlanır.

Hacet Dede Türbe kalıntısı, Hıdrellez nedeniyle dolar taşar. Binlerce kişi dağa tırma-narak adak adar. Kimi oğlunun işinde yükselmesini, kimi güzel bir gelininin olmasını, kimi kızının okulunu bitirmesini veya eşinin kötü alışkanlıklardan kurtulmasını isteyen dilekçe yazar ve türbe duvarlarına asar. Kimi de en kısa zamanda hayırlı bir ev ve komşu diler. Torun, iş, evlenme, bebek, çocuk, araba ve sağlık isteyen, engelli çocuğunun sağlı-ğına kavuşmasını dileyen, üniversite sınavını kazanmak ve tuttuğu takımın şampiyon olmasını isteyen...

Kimi isterseniz, hepsi var. Hepsi de Hacet Dede'ye gider. Eline küçük bir taş alır duvardaki taşa yapıştırmaya çalışır. Taşı duvara yapışırsa dileğinin olacağına inanır. Geçen yılki adakları gerçekleşenler ise şeker ve lokum dağıtır.

Manisalı din adamları ve müftülük ise burada bir dedenin yattığına dair hiçbir kaydın bulunmadığını belirterek, 'Burada mezar dahi yok. Ancak insanlar çok eskiden gelen bir inanışla burasını mekân tutmuşlar. Dua, istek ve dilek sadece Allah'a yapılır. İnsanların Hacet Dede'deki davranışları yanlış' demektedir. İnsan, oradaki bilinçsizce yapılan hareketleri görünce 'Eğer burada gerçekten bir dede varsa Hıdrellez günü en az 1500- 2000 kişinin çarpılması gerekir.' demekten kendini alamıyor.



2014-05-09