Engelliler, Sakatlıklar ve Sebepleri
 Hemen herkesin yaşadığı yerde, çevresinde, komşusunda, belki de evinde, engelli veya sakat olan birileri mutlaka vardır. Bu engelli olanları, ne kadar benimsiyoruz?

Destek ve katkı sağlamak adına, ne kadar özümsüyoruz?

Onları görünce, görmemezlikten mi geliyoruz?

Yalnızlaşan ve bencilleşen bir toplumda, engelli kardeşlerimizi görmezden mi geliyoruz?

Onlarla konuşmaktan neden imtina ediyoruz, dertlerini dinlemekten neden ve nasıl bir tavır takınıyoruz.

Engelli vatandaşlarımızın faydalanacağı, haklarının ne kadarını biz biliyoruz ve onlara ne kadar öğretmeye çalışıyoruz?

Yaşadığımız şehirde, engellilerin rahatça hareket edebilecekleri mekânlar ve yollar, ne kadar hareket kabiliyetlerine uygundur?

Engellilerin şehir içerisinde rahatça girip, çıkabilecekleri kaç tane WC bulunuyor ve ne kadar faydalanabiliyorlar?

Engellilerin rahatça yolculuk edebilecekleri, hangi kitle ulaşım araçları bulunmaktadır ve bunların kaptanları ile yolcular ne kadar yardımcı olabiliyorlar?

Bu onların istediği bir hayat mıdır, ne kadar seçme şansları vardır?

Toplumsal ve şehirsel olarak, engellilerin hayatımızda yeri var mı?

Onların varlığı, bizi rahatsız ediyor mu?

...

Evet, bu soruları çoğaltmak mümkündür.

Önemli olan, bu sorulan sorulara ne kadar gönül rahatlığıyla cevap verebildiğimizdir.

Unutmayalım ki onlar da insandır.

Onların da en az sizin kadar kaliteli bir yaşama hakları vardır.

Onların da en az sizin kadar faydalandıklarınızdan, faydalanma hakları vardır.

Onların da sizin bindiğiniz araca binmeye, sizin girdiğiniz mekânlara girmeye hakları vardır.

Bir an için düşünün, kendinize onların yerine koyduğunuz, empati yaptığınız oldu mu?

Unutmayın ki onlar böyle bir hayatı istemediler.

Herkes gibi, onların yaşamlarında böyle olup olmamayı tercih etmek gibi bir hakları ve lüksleri yoktur.

Doğrudan doğuşla oluşan engellilik durumları olduğu sakatlıklar gibi, sonradan engelli olunan birçok sakatlık durumu da söz konusudur.

O sakatlıkların çok çeşitli nedenleri ve sorunları vardır

Sakatlıklar, akraba evliliği, gebelik öncesi tedbirsizlik, aşıların zamanında yapılmaması, kazalar gibi nedenlerden kaynaklanabilmektedir.

'* Akraba evliliği: Doğuştan sakatlıkların önemli bir bölümü akra­ba evliliklerinden ortaya çıkar. Yakın akrabaların teyze, hala, amca, dayı çocuklarının evliliği sonunda çok sayıda kör, sağır, dilsiz ve geri zekâlı çocuk doğmaktadır.

Yapılan araştırmalar sonucunda, çocukların çoğunun yakın akraba evliliğinden doğan çocuklar olduğu görülmüştür.

* Gebelik öncesi tedbirsizlikler: Bebek bekleyen annelerin sık sık röntgen filmi çektirmesi, doktora gitmeden ilaç alması, çok sık sigara ve alkollü içki içmesi, doğan çocuğun sakat olmasına neden olmaktadır.

* Aşıların zamanında yapılmaması: Doğumdan sonra ki ilk yıl da verem, çocuk felci aşılarının zamanında yaptırılması gerekir. Aşılar zama­nında yaptırılmazsa türlü sakatlıklar ortaya çıkar. Trahom, çocuk felci, roma­tizma, kalp ve damar hastalıklarının koruyucu, iyileştirici ilaç ve aşıları vardır. Bu aşı ve ilaçların doktor denetiminde verilmesine özen gösterilmeli­dir.

*Herkesin aday olduğu ve aday olmaktan kurtulamadığı kazalar: İş kazaları, tarım kazaları, trafik kazaları, yangınlar, ateşli silahlar belli başlı sakatlık nedenleri arasındadır. Trafik kurallarına uyulmama sonucu, her yıl ülkemizde çok sayıda trafik kazaları oluyor. Bu kazalarda çok sayıda yurttaşımız ölüyor. Sonradan olan bu tür kazalardan korunmak ve sakat kalmamak için dikkatli olalım, kurallara uyalım, uymayanları uyara­lım!'



2014-05-14