Geleceğimizin Teminatı Bu Gençlik mi?
Atatürk, gençlere yönelik olarak: 'Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; O'nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz' diyor.

Gençliğe Hitabe'de ise; ' Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir' diye başlıyor, ' Ey Türk istikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur' şeklinde bitiriyor.

Atatürk'ün vatanı emanet ettiği gençliğin büyük bir kısmı Atatürk'ün ifade ettiği ölçülerin daha ilerisinde vatanını seven, görev ve sorumluluklarını bilen pırıl pırıl bir gençliktir.

Bunlar milli ve manevi değerlerine, vatanına ve milletine bağlı, siyasilerin kısır çekişmelerine alet olmayan, büyük bir topluluğu oluşturuyor. Geleceğimizin en büyük teminatı olan bu gençlikle gurur duyuyorum.

Bunların yanında yakan, yıkan, yağmalayan, serseri mayın gibi yönünü bulamayan gençliği de unutmamak gerekiyor.

Bunların önemli bir kısmı, asalak gibi başkalarının sırtından geçinmeye alıştırılmışlardır.

Okumazlar, yazmazlar, düşünemezler, düşünmekten acizdirler. Kendilerine buyurulun anarşik eylemleri gerçekleştirmek için hazır kıta gibi kahve köşelerinde bekler, gelen bir telefonla olay yerinde boy gösterir, ortalığı savaş alanına çevirirler.

Polise taş atmak, molotof kokteyli fırlatmak, kurşun sıkmak bunlar için en doğal olaylardır. Yarasalar gibi karanlığı severler. Yüzlerine geçirdikleri maskelerle tanınmaları zordur. Polis bunları yakaladığında bunların avukatlığını yapacak ve koruyacak ağa babaları vardır. Emniyet güçleri çoğu zaman bunların karşısında aciz bırakılmaya çalışılır.
Bunları, Güneydoğu'daki eylemlerde güvenlik güçlerine mermi ve molotof kokteyli atarken, etrafı yakıp yıkarken, gezi olaylarında İstanbul'un ve diğer illerin altını üstüne getirirken, Taksim'i Tahrir'e, Arap Baharı'nı Türk Baharı'na acemice çevirmeye çalışırken gördük.


İşçi bayramını terör bayramına çevirmek için ellerinden geleni artlarına bırakmadılar.

Ayrıca Dost Modern darbesi, planlayıcılarının yayınladıkları montaj ses kayıtları ile sokakları cehenneme çevirdiler.

Eyleme katılanlara bakacak olursak çok profesyonelce hareket ettiklerini, bu eylemler için aylarca çalıştıklarını görüyoruz. Eylemler sırasında bazı milletvekillerin bunların yakınlarında nöbet tutmalarını da ibretle izledik.

Demokrasi için her türlü tehlikeye karşı koyması gereken bu gençlik,  darbeye zemin hazırlamak için gerçekleşen Gezi Parkı Eylemi sonucu, 45 ambulans, 90 belediye otobüsü,214 özel araç, 240 polis aracı, 58 kamu binası ile 337 işyerini kundakladılar. Bunların Türkiye'ye verdiği zarar 200 trilyondur. Olaylarda 6 kişi öldü.

Geleceğimizin teminatı olarak gösterilen gençlik bu gençlikse vay halimize...



2014-05-19