Akıl Tutulması mı, Kulluk Özlemi mi?
Osmanlı İmparatorluğu yerini Türkiye Cumhuriyetine bırakalı yaklaşık1 asır geçti. İmparatorluk döneminde Hâkimiyet kayıtsız şartsız padişah'ın iken, 20 Nisan 1924'te yürürlüğe giren 1924 Anayasası' nın 3. Maddesi ile Egemenlik kayıtsız şartsız millete devredildi. Türk Milletinin Anayasa ve yasalar önünde birey olarak eşitliği, kanun önünde hak sahibi olması, Cumhuriyeti İlan eden Mustafa Kemal'in en büyük reformlarından biridir.

Kendisini devlet sayan, Allah'ın yeryüzündeki gölgesi addeden Padişah hem mülkün sahibi, hem de mülkünde yaşayan tebaanın sahibiydi.

Kısaca söylemek istediğim şey İnsan'a insan onuru ile yaşama fırsatını Cumhuriyet bahşetti.

Eksiği vardır/ noksanı olabilir, İyi yönetilmiştir/ kötü idare edilmiştir eleştirilir tartışılır. Lakin hiçbir zaman cumhuriyet, insan fıtratına uygun olmayan, kanun ve nizam tanımayan,  zulüm ve tahakkümün kaynağı bir rejime tercih edilemez edilmemeli.

1 Haziran Pazar günü yapılan seçim sonuçlarına ve oy dağılımına bakınca, gözlerimin önünde bir şimşek çaktı, millet ya akıl tutulması yaşıyor ya da kulluğu özledi düşüncesi zihnimden yıldırım gibi geçti.

Nasıl geçmesin?

Diyarbakır'da Terör örgütünce kaçırılan çocukların anneleri kaç gündür oturma eylemi yapıyor.

Diyarbakır Büyükşehir belediye başkanı eylem yapan anneleri belediye önünde oturmasın diye sudan bahanelerle zabıtalara taciz ettiriyor.

Bingöl/Diyarbakır yolu günlerce PKK kontrolünde trafiğe kapalı kaldı!

Soma Maden ocağı faciasında yaşananların basında mürekkebi kurumadı.

İşçiye tekme tokat saldıranlar hakkında yapılan işlem hukuken sonuçlanmadı.  

Gezi Parkı eylemlerinin 1. Yıldönümünü anacak eylemciler için 25 bin takviye polis İstanbul'a sevk edilirken, Bingöl/Diyarbakır kara yolunu iş makinesi ile kazan ve trafiği durduran PKK'lılar için olaydan yaklaşık bir hafta sonra sadece Jandarma özel harekât birliği görevlendirildi.

Basına yansıyan olayları elbette sizde takip ediyorsunuz. AKP iktidarı döneminde devlet devlet gibi yönetilmek yerine aşiretleşti. Cumhuriyet değerleri ikici plana itildi. İmparatorluk heves ve hevası ayyuka çıktı.

17 Aralıkta vizyona giren yolsuzluk filmi hala dünya ve ulusal basında kendine yer bulabiliyor.

Vaziyet- ahval ve hal böyleyken, seçimlerde sandığa yansıyan millet iradesi ve oy dağılımı akıl tutulması yaşamayan seçmenin hür iradesi bu mu olmalı?

Seçim sonuçlarını değerlendiren toplum mühendisleri, seçim sonuçlarını ve oy dağılımına bakarak 10 Ağustosta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi için beyin yıkamaya devam ediyor.

Cumhur Başkanlığı makamı, Türk Milletinin temsil edildiği yegâne makamdır.

 Milleti etnik kökenlerine göre bölmekten haz duyan, siyasi düşüncesine göre kamplaştıran bir ismi o makama layık bulmak ve seçilmesi için omuz vermek, millete cumhuriyete,  ihanettir ihanet!

İhanete ortaklık edenleri tarih asla affetmeyecek - ses ve görüntüleriyle birlikte tarih boyunca yazacaktır.

 



2014-06-02