PKK'ya taviz vermek çözüm mü?
PKK'nın taleplerine boyun eğerek bir çıkış yolu bulunamaz, hükümet taviz veremez... Burhan Kuzu 'Kürtlerin talebi olan ana dilde eğitim şeytana uymaktır, çünkü ülkeyi böler' demiş.

Bunun üzerine Ahmet Altan da bu sözleri eleştirerek 'eğer hükümet ana dilde eğitimi kabul etmeyecekse bugün Suriye'nin ve Irak'ın desteğine sahip olan mağlup da edilemeyen PKK ne karşılığında barış yapacak devletle? Hükümet Kandil'e barış için ne önermeyi düşünüyor? Hiçbirşey verilmeden mi barış yapılacak? PKK buna razı olur mu?' demiş.

PKK tabii ki barışa yanaşır ama sunulacak şeyler konusunda Ahmet Altan yanılıyor.

PKK'nın istediği Güneydoğu'yu blok şeklinde hiç bölmeden PKK'ya teslim edilmesidir.

PKK'nın istediği PKK'yı orada askeri, siyasi, polisiye güç olarak kabul etmek, askeri ve polisi Güneydoğu'dan çekmektir.

Bir de üstüne Türkiye'nin de bol para vermesidir. Federatif devlet olarak orayı ilan edip onların iyice güçleneceği döneme kadar da para vermeye devam etmesidir.

Ancak o şartla adamlar 'bir süre saldırıyı durdururuz' diyorlar. PKK orada eğer kalacağına inanıyorsanız gelin bayrak da asın diyorlar.

Her nedense ülkemizde insanlar tehlikenin büyüklüğünü bir türlü anlamadılar. Güneydoğu'da Cumhuriyet tarihinin en büyük komünist ayaklanması yaşanıyor şu anda. Ve vatan çok büyük bir tehlike altında.

Bütün Avrupa, bütün Amerika'nın ilgili birimleri hepsi bu bölünmeyi destekliyor. Çünkü hem Ermenistan'a toprak vermek istiyorlar. Hem de böyle küçük, zayıf bir komünist devletin çok rahat ezileceğini düşünüyorlar.

İleride kendi kafalarına göre İsrail'e o bölgeyi vaadedilen topraklar olarak sunmayı düşünüyorlar.

Fakat çok kanlı bir savaş planları var. Bütün Güneydoğu'daki Kürt kardeşlerimizi önce komünist yapıp, orada bir Komünist Kürdistan devleti kurup, İran'ı da bu devletin içine dahil edip, Suriye'yi de katarak dev bir toprak parçası oluşturacaklar.

Evanjelik dünya teorisyenleri için böylece elle tutulur bir yapı oluşmuş olacak. Ondan sonra da Evanjelikler çok esaslı bir savaş planı düşünüyorlar.

Oraları yerle bir edip, taş taş üzerinde bırakmayarak tamamen ele geçirmek istiyorlar. Bir kısmında büyük Ermenistan Devleti kuracaklar, bir kısmını da İsrail'e bırakacaklar.

Ortada böyle akıl almaz bir proje var.

Amerika'nın resmi haritasında Güneydoğu bizim değil zaten. Bu da kimse tarafından bilinmiyor. Onların Kürdistan olarak ayırdıkları bir toprak var. Amerika böyle bir toprak parçasının Türklere ait olduğunu kabul etmiyor. Sonuçta bu toprağın koparılması Ermenistan'a ve İsrail'e yarayacak. İsrail'deki masum Yahudi halkın da bu planlardan haberi yok.

Türkiye'nin bu konuda olaya bambaşka bir gözle bakması lazım.

Kürtelere ana dilde eğitim sağlamak çözüm olmadığı gibi hiçbir devlet içindeki azınlık için böyle bir tavizi kabul etmez.

Türkiye'nin böyle bir durumda ilmi mücadele ile karşılık vermesi gerekir. İşte ancak o zaman galip geliriz.

Materyalizmin yerle bir edilmesi, halkın inancının sağlamlaştırılması, anti materyalist, anti sosyalist eğitim verilmesi tek çözümdür.

Güneydoğuda kardeşlerimiz zaten çok dindarlar. Ateistlere, komünistlere, materyalistlere, ilim, bilim ve felsefe ile cevap verilmesi lazım.

Komünizme karşı fikri mücadelenin dışında hiçbir çözüm alınmaz.

Döverek, söverek, öldürerek hiçbir netice alınmaz. Sadece inatlaşma olur, başka da hiçbirşey olmaz.

Erkan Arkut

[email protected]



2014-06-02