Bir Bardak Çayın Önemi
Bir Bardak Çayın Yaşantımızdaki Önemi  

Milletimizin vazgeçilmezlerindendir bir bardak çay.

İnsanımız kadar başka çay meraklısı olan var mıdır, bilemiyorum, esasında 'sanmıyorum!' desem yeridir.

Misafirliklerde, eş-dost ziyaretlerinde, düğün, nişan, taziye, özel toplantı, gün ve gecelerde beklenen tek şey, teklif edilmesi, sorulması istenen tek sorudur.

Kimi zaman bir çay ikram etmenin; 'hemen kalkıp git!' anlamında, şakavari de olsa değerlendirilirken, kimi zaman koyu bir sohbetin nevalesidir, çerezidir...

Kimi zaman karşıyı ihya etmenin en güzel yoludur...

Kimi zaman karşıya yüklenmenin, 'bir çay bile ikram etmedin!' demekle, yüklendikçe, yüklenmenin en güzel, en kısa, tepki göstermenin en etkili yoludur.

Kimi zaman karşıyı takdir ve taltif edecek eylemin başlangıcı olarak; 'seni ancak tavşan kanı, ince belli bardakta bir çay keser' ya da 'çaylar demli olacak ki, beynimizde, damarlarımızdaki kan hareketlensin, yüreğimizde heyecan fıldır fıldır dönsün', hem üstelik  öyle bir, iki, üç çay olacak ki kendimize gelelim!' serzenişleri ve beklentileridir.

Ziyaretlerde ikram edilmeyen bir çayın, kişiye olan inancın yitirilmesine ve ona olan güvenin azalmasına, ya da kişiliği hakkında farklı düşünülmesine sebep olunur.

Çoğu zaman ' ayıp ya, bir çayı bile bizden esirgedin!' diye kızgınlığımızı ve kırgınlığımızı ifade ederiz.

Kimi zaman bir bardak çay hayatın kendisidir, yaşadığındır, yaşattığındır, aile efradıdır, hoşgörüdür, kimi zaman nezakettir, zarafettir...

Kızgınlığın da, mutluluğun da, üzüntünün de, sevincin de ilâcıdır, bir bardak çay...

Dostlukları, sohbetleri pekiştirdiği, mutlulukları arttırdığı, acıları, kederleri, üzüntüleri azalttığı söylenir.

Peki, bir bardak çay,  söylendiği kadarıyla bu kadar etkili midir gerçekten?

Yoksa normalde söylenilmeyen bazı şeylerin söylenmesi vesilesi midir?

Mesaj kutuma düşen bir mail de sanırım bunun cevabını bulabiliriz.

Okuyunca çok ilginç gelen bilgilerle donatılmış  bu mailin sizin de ilginizi çekeceği kanaatindeyim.

İşte size de ilginç gelecek, belki de gülümsetecek mail içeriği:

'Bir bardak çay deyip geçmeyin, aslında birçok gerçeği gösterir hayatımızdan bir kesittir.

Çayın alt demliği "Kaynanadır" sürekli kaynar durur.

Hatta: dikkat edilmezse taşabilir.

Üst demlik "Gelindir"

Alt demlik kaynadıkça onunda hareketi artar; ama zamanla da olgunlaşır ve demlenir

"Gelinin kocası" ise "Bardaktır"

Her iki çaydanlıktan da yeterince nasibini alır.

Biraz kaynana doldurur onu; birazda gelin .Bu nedenle de denge unsurudur.

Açık yada demli çayın hoşa gitmemesi bundandır

"Çocuklar" çayın şekeridir. Tat verir.

Çok şeker çayın lezzetini bozar.

Şekersiz çaya alışanlara ise bir tanesi bile fazla gelir.

"Görümce" ise çay kaşığıdır.

Arada bir gelir; karıştırıp gider ..

"Kayınpedere gelince..." o da "çay tabağı"dır.

Çayın demine suyuna karışmaz. Bir kenarda lök gibi oturur.

Sadece dökülenleri toplar ve çevreye zarar vermesini engeller.

Ancak; ara sıra boşaltılması gerekir yoksa taşıp herşeyi berbat edebilir.

"Çay süzgeci" ailenin sahip olduğu değerlerdir.

Aileyi dış müdahalelerden korur. Delikler büyük olursa çayın tadı kaçar.

Suyu ısıtan "Ateş" ise "Hoşgörü"dür. O olmadan çay da olmaz.

Kısacası bir bardak çay "Ailedir" ve ağız tadıyla içilen bir bardak çayın üstüne yoktur.'

Sanırım bir bardak çayın ne olduğu ya da ne olmadığı hakkında bir fikir sahibi olmuşsunuzdur.

Hakikaten çok ilginç bilgilere vesile edilmiş bir bardak çayın, yaşantımız üzerindeki gösterdiği etkisini açıkça söyleyebiliriz.

Haksız mıyım?

Ne dersiniz?...

Eğer bu yazıyı bir bardak çay eşliğinde okuyorsanız, bir bardak çay daha içebilirsiniz, afiyet olsun.

 

Kerim BAYDAK

[email protected]

 



2014-06-12