IŞİD, Kürtler ile Savaşır mı?
IŞİD, Irak'ın içlerine; Bağdat'a doğru kararlı bir şekilde ilerliyor, hedefte başbakan Maliki, onun iktidar çevresi ve Şiiler var.
Geniş bir açıdan bakıldığında IŞİD'in Irak'ın bütünlüğüne yönelik değil, merkezi hükümete yönelik bir rejim değişikliğine gitme niyetinde olduğunu görebilmek mümkün.
Batının ve ABD'nin bu ilerleyiş karşısında belki de bu denli soğukkanlı davranmaları ve yaşananlara ciddi tepkiler vermemesi bundan kaynaklanıyordur diye düşünmekte mümkün.
En azından şuan ki tablo bunu gösteriyor, lakin örgütün nihai hedefinin İngiliz ve Fransızların 16 Mayıs 1916'da kendi aralarında gizlice imzaladıkları 'sykes-picot' anlaşmasının hükümlerini fiili olarak ortadan kaldırmak ve bugün içine Irak, Suriye, Lübnan ve doğu akdinizi içine alan bölgede bir selefi İslam devleti kurmak olduğunu biliyoruz.
Irak'ta yaşanan bu gelişmelerin kısa sürede tüm bölgeyi etkileyebileceğini şimdiden kestirmek güç değil.
Örgütün şimdilik tek hedefi Bağdat rejimi görülse de sonrasında daha kuzeye, yani Kürdistan topraklarına doğru hamle yapabilme ihtimali kimi gözlemcilere göre oldukça yüksek görülüyor, peki bu mümkün mü?
Kürtler de bunun farkında, bu tehlikeyi bertaraf etmek ve kendi topraklarına sıçramasına engel olmak için ciddi bir çaba içinde oldukları ortada.
Barzani ve kurmayları kuvvetle muhtemeldir ki Rojava'da bu eli kanlı çeteye diz çöktüren PYD'ye dün arka çıkmadıkları için büyük bir pişmanlık içindeler.
Tekrar sorumuza döneklim; Peki, IŞİD'in Kürtlerin ile savaşma olasılığı nedir?
Kürtler gerek Irak Kürdistan'ında ve gerekse Suriye'de, yani Rojava'da ciddi kazanımlar elde etti. Barzani'nin bağımsız Kürdistan için en uygun zamanı kolladığını bilmeyen yok, Rojava'da ise IŞİD ve onun uzantısı örgütlerle yaşanan savaşta ciddi can kayıpları yaşandığı biliniyor; dolayısı ile bu denli ağır bedeller ödeyen Kürtlerin topraklarına yönelik herhangi bir saldırıya karşı çok sert karşılık vereceği çok açık ortada.
Bu anlamda gerek PYD, gerek PKK ve gerekse Bölgesel Kürt yönetiminin aralarındaki sorunları rafa kaldırıp birlikte hareket etme arzularını dile getirmelerinden anlamak mümkün.
Öte yandan IŞİD'in Kürtlere yönelik olası saldırısı kendileri açısından ters de tepebilir, yani bu aşamada Kürtler ile savaşmamak için kendileri açısından önemli gerekçeleri var ortada.
1.Kürtlerin Sünni oluşu, zira örgüt mezhep temelli bir örgüt ve nihai hedefi Irak'ta Şii otoriteyi ortadan kaldırmak, dolayısı ile Kürtler ile çatışmaları kendileri için ciddi sorunlar doğurabilir.
2.IŞİD saflarında ciddi sayıda Kürt militanın varlığından söz ediliyor, örgütün Kürtlere saldırması örgüt içinde ayrışmalara ve çatışmalara yol açabilir.
3.Kürtlerin savaş deneyimi ve özellikle Rojava'da Kürtler karşısında alınan ağır can kayıplı yenilgiler hesaba katılarak böylesi bir seçeneğe başvurma cesareti gösteremeyeceği ciddi bir ihtimaldir, zira örgüt elde ettiği karizmayı tabiri caiz ise 'çizdirmeyi' göze alamaz.
4.En önemlisi de IŞİD yeni bir cephe açmayı göze alamaz.
Kürtler, Musul'un işgali sonrası ağır askeri birliklerle Kerkük ve çevresinin hâkimiyetini ele geçirmiş durumdalar.
Kürtlerin 'Kürdistan'ın kalbi' dedikleri ve adeta Kürtlerin Kudüs'ü olarak kabul edilen topraklardan bundan sonra kolay kolay çıkmayacağını herkes biliyor, öyle olmalı ki 30.000 Kürt savaşçı bölgeye konuşlandırılmış durumda.
Kerkük'ün Kürtlerin eline geçmesi kuşku yok ki Kürdistan yönetimi açısından çok ciddi anlamda hem siyasi, hem stratejik ve en çok ta ekonomik kazanımların elde edilmesi olarak görmek mümkün.
Bundan dolayı yakın zamanda bölge haritasında yaşanabilecek değişiklilerde Kürtlerin ciddi manada bir etkisi olacaktır.
Tüm yaşananlara baktığımızda ve parçaları birleştirdiğimiz de eskiden Ankara'nın ciddi bir tabu olarak gördüğü bağımsız Kürdistan ve daha da ötesi bölgedeki tüm Kürtler ile ittifak halinde olabilme ihtimali bugün için bir 'ütopya' olarak görülse de yarın için bir 'realite' olabilir.



2014-06-16