Hayatın Neresindeyseniz Halinize Şükredin
Bütün yarışmalarda olduğu gibi bu fani dünyanın da bir başlangıcı bir de sonu vardır.

Kimileri kazanıyor, ebediyete ulaşma adına bu yolda azığını hazırlayıp göç ediyor.

Kimileri de kaybediyor, fani dünyanın bütün kötülerine ve kötülerine yenilerek.

Kaybettikleri bu dünyayla sınırlı kalmayıp ebedi dünyasını da kaybederek hüsrana uğruyor.

Nasıl ki bütün yarışmalarda kazananlar ve kaybedenler oluyor, işte bu dünyada da yaşayanlardan kaybedenler ve kazananlar elbette oluyor.

Bu dünyada fani senaryolarda yer alanlar kaybederken, Hâkim-i Mutlak'ın senaryosu içerisinde yer alanlar ve bihakkın şükrünü edan edenler de kazananlardan olmaktadırlar.

Alışıyoruz, alışmak zorunda kalıyoruz.

Tüm kötülüklere ve kahpeliklere, zülüm ve gaddarlıklara karşı, yaşıyoruz, yaşamak zorunda kalıyoruz.

Çizilen ilahi senaryolar içerisinde yerimiz alarak çizgimizi muhafaza ettiğimiz sürece, hidayete ermemek, kurtuluşa ermemek için hiçbir sebep olmayacaktır.

Yaşadıklarımızın, elimizde olmayan ve gücümüzün yetmediği, karşısında aciz kaldığımız, ilahi senaryolar olduğunun bilincinde olmalıyız.

Kendimizi ona göre hazırlamalı, ona göre hareket emeli, ona göre şükretmeliyiz.

Yaşadıklarımızla, yaşayacaklarımızla, bu hayatın neresinde olduğumuzu, ne yaptığımızı, neler yapmamız gerektiğini bilmeliyiz.

İyisiyle, kötüsüyle, tadıyla, tuzuyla, eğrisiyle, doğrusuyla, sahip olduğumuz her şeyle yaratana şükretmeli ve hamd etmeliyiz.

Şöyle çevrenize bir bakın, olan bitenin farkında olun, olayların nasıl geliştiğini bir tasavvur edin; bakalım kimi görecek, kimi düşünecek, kimin yaratılanda tecellisini bulacaksınız?

Şikâyet etmeden, dünya malına çok da güvenmeden, her an Azrail'in ensenizde olduğunu, her an kapınızı çalabileceğini unutmadan, yerinizi, kimliğinizi ve konumuzu bilin ve muhafaza edin.

Kimse mezara girerken, yanına hiçbir dünyalık almıyor, alamıyor bilesiniz.

Bu dünyaya gönderilme sebebini iyice tasavvur edin ve aldığınız her nefesin, sahip olduğunuz her edinimin hesabını verebilmek için her zaman hazır ve nazır olun.

Hayatı anlayın, anlamaya çalışın, bencil, nankör ve şükretmeyen bir kul olmayın.

Bulanık sulara dalmayın, menzili yakın görüp, kulaç atarak boşuna yorulmayın,

Karanlık dehlizlerde ayaklarınıza prangalar vurulmuş gibi debelenip durmayın.

 

Kerim BAYDAK

[email protected]

 

 



2014-06-17