Bir Cumhurbaşkanı Aranıyor!
TÜRKİYE'Yİ DAHA İLERİYE GÖTÜRECEK BİR CUMHURBAŞKANI ARANIYOR!

Vakit yaklaştıkça, konuşmaların da, tartışmaların da, televizyon kanallarında ahkam kesmelerin de dozu arttı!

Sokağa çıkıyoruz, halka soruyoruz, arkadaşlardan, dostlardan fikir almaya çalışıyoruz; 'Muhalefetin çatı adayı' konusunda. Sorulanların çoğunluğu, yani % 90'ı aşkın kısmı, 'tanımıyoruz, bilmiyoruz' cevabını verirken; % 10'luk kısım; 'İİT genel sekreteriydi ayrıldı. Ama genel sekreterliği döneminde iyi bir performans göstermedi! Mısır'daki darbeye, 'darbe' diyemedi! Orta Doğu'da bir varlık gösteremedi!...' gibi cevaplar veriyor.

 10 Ağustos'ta, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu yapılacak. Eğer ilk turda seçilirse tamam, ama ikinci tura kalırsa, o zaman da en çok oyu alan Cumhurbaşkanı olacak! Televizyon kanallarındaki konuşmalara dikkat ettiğimiz zaman şöyle bir durum çıkıyor ortaya; hükümete karşı olan, Erdoğan'ı istemeyen herkesin yaptığı tanım tıpatıp Erdoğan'ı anlatıyor! Diyorlar ki; 'dünya ile barışık, dünya dengelerini iyi bilen, Türkiye ile ilgili meselelere vakıf, siyasette dengeyi koruyabilen, vizyon sahibi, karizmatik...' sonra da şu ifadeyi kullanıyorlar; 'Erdoğan'dan Cumhurbaşkanı olmaz, o olmamalı. O olmasın da kim olursa olsun!...'

Muhalefet liderleri kafa kafaya verip; sayın Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday gösterdiler! Daha ismini bile doğru dürüst söyleyemeyen bir muhalefet var! MHP genel başkanı; 'Ekmaleddin', Faruk Bal; 'Ekmeleddin İslamoğlu' diyor. Gazeteciler; 'İhsanoğlu' diye düzeltmeye kalkınca; 'canım Müslüman değiL mi ha İslamoğlu, ha İhsanoğlu' gibi bir espri ile cevap veriyor!

Gerçi daha AK PARTİ Cumhurbaşkanı adayını açıklamadı. Yani adayımız sayın Recep Tayyip Erdoğan demedi. İçimizdeki bazı kimseler neden Tayyip Erdoğan'a karşılar? Onu birlikte görelim;

Türkiye, hangi durumdaydı, hangi duruma ilerledi? Dün yaptığımız konuşmalardan, düşüncelerden bugün cezalandırılıyor muyuz? Dün, askeri kışlaya başörtüsü ve sakal ile girmezken bugün girebiliyoruz! Dün; 'kamusal alan' diyerek başörtülü olanlara, sakalı bulunanlara yasaklama gelirken bugün onları görmüyoruz! Dün; darbelerle ülkeyi en az 10 yıl geri bırakan darbeci anlayış, bugün yerini; özgürlüklere, demokrasiye... bıraktı! Bundan önceki hükümetler döneminde, yolsuzluk, talan yüzünden memur maaşları ödenemez hale geldiği için, memur ve çalışanlardan kesilen tasarruflara el uzatılmış ve tasarruf sahipleri mağdur edilmişti! Yağ, tüp, mazot...kuyrukları vardı! Her gün piyasaya iki kere zam gelirdi! Enflasyon; iki, üç hatta dört haneliydi! Yatırım ve ihracat yapılamaz olmuştu! Hergün; kapkaç, soygun olayları oluyordu, insanlar sokağa çıkamaz hale gelmişti! Kimse yarınından umutlu değildi! 1999 depreminde evi yıkılanlar için yapılacak ev paraları çarçur edilmişti! Hastanelere giden hastalar hayal kırıklığıyla karşılaşıyor, ilaçlarını bile bulamıyorlardı! İsteyen istediği hastaneye gidemiyordu! Sağlık karnelerine; eczacılarla doktorlar anlaşarak, devleti soymak için akla hayale gelmedik ilaçlar yazıp paraları cebe indiriyorlardı! Karadeniz sahil yolu, yılan hikayesine dönmüş ve bir türlü bitirilmemişti! O dönemin Bayındırlık bakanı ihaleye fesat karıştırmak, yolsuzluk sebebiyle yargılandı! Karadeniz sahil yolunu Erdoğan bitirdi!

Bugün 3. Hava alanı yapılyor! Hem de devletin kasasından bir kuruş çıkmadan; yap işlet devret modeliyle! Bütün işlemler böyle yürüyor! Denizin altından; Asya ile Avrupa yakası Marmaray'la birleştirldi! Kanal İstanbul yapılıyor! 2023 hedefi; çok anlamlı! Zira o tarih; Lozan anlaşmasının bittiği tarih! Bu; bundan sonra İstanbul boğazından geçen yabancı gemiler mutlaka Türkiye'ye para ödeyecek, yer altı zenginliklerimiz(Petrol ve madenler) ülkemizde işlenecek, kendi şirketlerimizce çıkartılacak, yani, doğalgaz, petrol yönünden dışa bağımlılıktan kurtulacağız! 3. Hava alanı bitince bütün yabancı uçaklar; Avrupa ve diğer ülkelere buradan iniş kalıkış yapacaklar! Bu da ülkeye para gelmesi demektir! yani Türkiye zenginleşiyor, yabancı vesayetinden çıkıyor, IMF, Dünya bankası ve Yahudi kuruluşlarına muhtaş olmayacak!.... eğer bunlar içinse AK PARTİ'Yİ  ve Erdoğan'ı istememek! O zaman muhalifler Türkiye'den başka bir yere gitsinler!


2014-06-20