Ortadoğu'nun Laneti!
Bu coğrafyada oldu her şey!
Adem ile Havva'nın insanoğlunun yaradılış serüvenine start verdiği noktadır bu coğrafya.
İlk aşk bu coğrafya'da yaşandı, Kardeş Habil ile Kabil'in güzel İklima'ya vurulduğu ve bu uğurda ilk kanın akıtıldığı; ilk kardeş kanının akıtıldığı topraklar yine bu coğrafyada.
Bir lanetli bumerang gibi bu coğrafyada Habil ile Kabil'den beri hep kardeş kardeşi boğazlıyor.
Hep kardeş kardeşin canına kast ediyor.
Dehşetli haçlı orduları büyük bir kinle bu coğrafyayı hep istila etti, Cengiz han'ın orduları bu topraklarda herkesi kılıçtan geçirdi.
Bu coğrafyada; kudretli İran şahlarının saraylarında kılıçlar bilendi bir sonraki savaşa, yine bu coğrafyanın bir başka yerinde Osmanlı sultanları taht ve şan uğruna durmaksızın kardeşlerini boğazladı.
Yiğit Kürt beyleri ve mirleri bu topraklarda at koşturdu, Ermenilerin mahir zanaatkârları bu topraklarda altına ve gümüşe can verdi.
Bu belalı coğrafyanın adı Ortadoğu!
Ortadoğu, tüm yeryüzünün kalbi, insanoğlunun anavatanı!
Kanın ve öfkenin ve bazen de destansı aşkların coğrafyası!
İlk savaş'ın, ilk antlaşmanın, ilk yasanın, ilkyazının, ilk üniversitenin doğduğu coğrafya!
Sanırım bu toprakların bir bilinmez gizemi var, öyle olmasa on binlerce yıldır bu topraklar uğruna bu denli kanlı savaşlar yapılmaz, bu denli kan akıtılmazdı.
Bir kötü alışkanlıkmış gibi durmaksızın bu kötü yazgı tekrarlanmaz adeta bir rutine bağlanır gibi karşımıza çıkmazdı.
On binlerce yıl önce nasıl kardeş Kabil ile Habil birbirlerini boğazladıysa bugünde yine aynı topraklarda on binlerce yıl sonra kardeş kardeşin kanını akıtıyor.
Bugün Suriye'de, Irak'ta, Kürdistan'da, Filistin'de olduğu gibi, bu kötü gelenek bundan on yıl önce de vardı, on bin yıl önce de.
Kısacası bu coğrafyanın diğer bir adı da acı,kan,ölüm ve gözyaşıdır.



2014-06-23