Barışı Heba Etmeyelim!
Bugün şiddeti değil, güzellikleri, olayları değil coşkuyla ve şenlikle geçen bir yazdan bahsetmek en büyük mutluluk olurdu. 1990'lı yıllarda olduğu gibi şimdide şiddetten, olaylardan, kan, gözyaşı ve ölümlerden konuşup yazıyoruz.

Geçmişe dönüp 2015 Nevroz' unda neler yaşanmıştı, dönüp bakmakta fayda var. Çözüm sürecindeki Nevroz büyük bir coşkuyla kutlanmıştı. Diyarbakır'da Nevrozun kutlandığı alan görülmeye değer, bir karnaval havasındaydı. Alandaki on binler ve ekranların başındaki milyonlar Öcalan'ın mesajının coşkuyla dinlendiği, tarafların birlikte çözüm adına, barış adına açıklamalar yaptığı tarihi bir gündü.

Türk ve Kürtlere yıllarca yaşamı zehir eden, insanları kan, gözyaşı ve ölümlere boğan dönem bitirilecek aydınlık, refah dolu günler getirecek olan sürecin önü açılacaktı.

2015 Newroz'u barışın, kardeşliğin insanlar tarafından ne kadar güçlü bir şekilde isteğinin adeta göstergesiydi.

Bugüne baktığımızda tekrar kan, gözyaşı ve ölümlere boğulduğumuz günlere adeta geri döndük.

Demokrasilerde, farklı düşünceler, itirazlar, şiddete bulaşmadan, hukuk ve meşruiyet sınırları içinde ifade edilebilir. Böylece, yetkililerin ve kamuoyunun dikkati çekilebilir.

Unutmayalım ki, farklılıklarımız milli kumaşımızın renk ve desenleridir. Esasen bu renkler ve desenler bir bütün olarak 'milletimizi' oluşturmaktadır.

Bu nedenle, tüm kimliklere, inançlara ve hayat tarzlarına saygıyla yaklaşmak ve sorunlarını çözüme kavuşturmak toplumsal barışın vazgeçilmezidir.

Bir olmalıyız, dirlik olmalıyız. İçimizdeki nifak tohumlarını atmazsak çakallara yem oluruz.

Günün sözü:  Aşîtî a hîn bı xêr e ( Barış en hayırlı olandır)

Esen kalın.

Facebook: mehmetçet21

Twitter: mehmetçet21

Mehmetcet21.blogspot.com



2015-08-23