Yeni Dünya Düzeni İçin Feda Edilenler
"Savaş yalnız sınırlarda olmaz. Savaş bir milletin topyekün ateşe girmesidir. Eğer bu bütünlük sağlanmamışsa zafer tesadüfî, yenilgi kaderdir." II. Abdulhamid Han

Yıllar önce söylenmiş olan bu söz, Osmanlının son dönemini özetlerken günümüz uygar dünyasına da uyarı niteliğindedir. Gerçekten de sınırlarda olan savaşlar aslında öncesinde fizibilitesi yapılmış, taşların nereye konulacağı planlanmış uzun bir surecin belki de sonucudur.

  Nasıl ki miadı dolmuş olan Saddam yönetiminden kurtulurken demokrasi çığırtkanlığı yapılıp sanki dünyada ineğe tapınan yerler dahil her yere demokrasi gitmiş de yalnız Irak bölgesi bu süreçte geri kalmış, bir katalizör etkisi gerekiyordu edasıyla gelip, savaşın olmadığı bir dönemde belli başlı ülkelerden gelen sözde barış elçileri, vurgulamak gerekir ki savaşın olmadığı yere barış elçileri gelip gerekli düzenlemeleri yapıp ülkeyi terk ettikten sonra hala bitmemiş bir kargaşa ve savaşı başlattılar. Sonra da başa gelen Maliki yönetiminin de tabanın tam aksi bir mezhepte olması da olası teorilerinin bir parçasıydı. Yeteri kadar kullandıkları bu yöntemi kontrolde tutup zamanı geldiğinde belki de makas değiştirecekleri DAİŞ de bu kaos ortamında oluşturdukları yeni düzen fedaisi olacaktı.

  Şöyle baktığımızda dünyanın bir çok yerinde domino taşlarını aratmayacak sıralama ile Ortadoğu ülkelerinin halkları tarafından Aralık 2010'dan başlayıp günümüzde de hala süren Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde rejim, yönetim, yönetici değişimleri başta olmak üzere değişikliklere, revizyonlara ve yenilenmelere yol açan, protesto, ayaklanma, kalkışma, devrim, başkaldırı ve daha birçok adlandırmayla söz edilen Arap halklarının özgürleş(tir)meleri, namı diğer bahar şenliklerinin tek sistemle kontrol edildiğini ilk akla gelmesi muhtemeldir. Bu ayaklanmalarda yerli ve ithal işbirlikçilerin ayrıca sosyal medya ayaklarının da rolünü tayin etmekte fayda vardır.

  Devrimlerin en önemli özelliği halka dayalı hareketler, ayaklanmalar, protestolar ile başlamış olmasıdır. Silahlı veya silahsız bir grubun yönetimi ele geçirmesinden yani darbeden farklıdır. Devrim gücünü direk halkın kahir çoğunluğundan aldığından meşru sayılır. Ama darbeler halka rağmen yapıldığı için meşru sayılmaz.

  Bu bağlamda Suriye'de bu kadar uzun süreceği öngörülmemiş olan iç savaş şayet muhalif grupların zaferi ile sonuçlanırsa tam anlamıyla bir devrim denilebilir. Çünkü halkın idaresi azınlık olan Nusayrilerden çıkıp çoğunluk olan karşı bloğa geçecektir. Oysaki Tunus, Mısır ve de Libya'da iktidarda bir gruba veya zümreye dayanan bir iktidar yoktu. Yöneticiler halkın içinden çıkan ve zaman içinde iktidarın imkânları ve zenginliklerini kullanarak tabandan ayrışan insanlardı.

  Suriye iç savaşı başladığında NATO tarafından kararlaştırılan ve üyesi olduğu Türkiye'yi de çok düşündüklerinden değil tamamıyla stratejik amaçlarla sınıra getirilen Patriot  bataryaları henüz süresi dolmadan tam da Türkiye savaş çemberi içerisindeyken bir sabah alınan kararla geri çekilmesi de stratejik amaçlarla konuşlandırılan bataryaların yeni bir düzen için tamamen stratejik amaçlara hizmet için geri çekildi. Bu yeni planda sanırım sözde ambargodan kurtulan İran'ın yenidünya düzeninde uygar devletler için yeni bir pazar oluşu etkili olmuş olabilir. Ve geri çekilen Patriot füzelerinin de bu oluşuma bir jest olarak algılanması da düşünülmüş olabilir.

  Türkiye'nin güneyinde kurulacak ve etnisiteye dayalı kanton veya irili ufaklı her hangi bir devletin ileride kendisini ciddi anlamda tehdit edeceğini de öngörmesi kaçınılmazdır. Bu bağlamda kendini koruma altına alması için gerekli olan hangi adımlar var ise de yeni düzen içerinde terk edilişini görerek atacaktır. Aksi takdirde devletlerin kocaman bir satrancı anımsatan şu tarihi hamlelerin her biri ileride tarihi sorumluluklar doğuracaktır.

  Son tahlilde, yeni bir oyun kurulurken nasıl kişilerin değişmesi muhtemeldir. Yenidünya düzeni oyununda da bir takım ülkelerin feda edilmesi kaçınılmaz olacaktır. Bu kurgu içerinde oyun kuranlardan olabilmek namına dinamik bir yapı içerisinde, her hamleye dikkat ederek gerekli müdahaleleri yapmak gerekir.



2015-08-25