Simbiyotik...
Ülkemizin bitki florasının bu kadar zengin olmasına karşı son elli yılda hastalıkların çeşitlenerek artmasının temel nedeni, ülkemizde yetişen bitkilerden yeterince faydalanmadığımız anlamına gelmektedir. 

Yapılan bilimsel çalışmalarda insan vücudunda gerçekleşen sindirim olaylarının %70'den daha fazlası ve ön savunma işlemleri probiyotikler tarafından gerçekleştirilmektedir. Kaş, göz, burun, ağız, yutak, yemek borusu, mide, bağırsaklar, akciğer ve eklem yerlerinde bulunan probiyotikler bulundukları  bölgelerde metabolizma faaliyetlerinin tamamlanmasına katkı sağlarken endüstriyel ürünlerin yaygın kullanılması sonucu yok olmakta, buna paralel olarak da hastalıklar çeşitlenerek artmaktadır.



Bir metaboizma faaliyetinin gerçekleşmesinde bir dizi faydalı bakterinin görev alması gerekirken gıdaların raf ömrünü uzatmak için gıdalara katılan kimyasallar, ya da sebze ve meyveler üzerinde bulunan pestisitler,  insectisitler nedeniyle dizideki faydalı bakteriler ya yok olmakta veya mutasyona uğrayarak diziden çıkmaktadır. Bunun sonucunda da metabolizma faaliyetleri eksik kalmaktadır.

Sindirim işlevi esik kaldığı için yarı sindirilmiş besinler karaciğerde basit bir işlemden geçirilip uygun koşullar oluştuğunda metabolizmaya katılmak üzere vücudun o besinle ilgili bir bölümünde depolanarak obeziteye neden olmaktadır. Obeziteden kalp damar rahatsızlılarına pek çok hastalığın sebebi tamamlanmamış metabolizma faaliyetleri, o metabolizma faaliyetlerinin tamamlanmasını  sağlayacak olan faydalı bakterilerin (Probiyotiklerin) eksikliğinden kaynaklıdır.



Her bir besin maddesinin ilk parçalanma işleminin gerçekleşmesi için bir ya da birden fazla probiyotik (faydalı bakteri) görev alır. Yani her besin maddesini parçalayacak probiyotik farklıdır. Vücudumuzda yoğurt bakterisi, kefir bakterisi gibi birbirlerinden farklı yüzlerce faydalı bakterinin olması gerekmektedir.



Bir metabolizma faaliyetinin gerçekleşebilmesi için probiyotiklerin dışında minerallere, vitaminlere ve enzimlere de ihtiyaç duyulur. Her besin maddesinin yapısında bulunan bileşenler farklı olduğundan her bitkinin insan vücuduna sağlayacağı yarar farklıdır.



Bakterin eksikliğinden başka vitamin, mineral ya da enzimlerin eksikliği de metabolizma faaliyetlerinin eksik kalmasına neden olur. Metabolizma faaliyetlerinin tamamlanamaması, vücutta kütle artışına (obeziteye)neden olurken karaciğerin ve kalbin daha fazla yorulmasısonucu başka hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur, bağışıklık sistemi zayıflar, vücut direnci düşer.



Vücuttaki mineral, vitamin ve enzimlerin eksikliği salgı sitemlerinin verimli çalışmasını engeller. Probiyotiklerin, bitkilerin yapısında bulunan bileşenleri vitamin, mineral ve enzimlere dönüştürdüğü de düşünülürse sağlık için bu dört unsurun birlikte alınması gereği ortaya çıkar.



Probiyotik (faydalı bakteriler) ve prebiyotikleri ( vitamin mineral ve enzimler) bir arada bulunduran karışıma simbiyotik denilir.



Sağlıklı bir yaşam için vücudumuzun en önemli ihtiyacı SİMBİYOTİKTİR. 



2015-10-15