Savaşın Ayak Sesleri
Hafta başında meydana gelen olay, Kilis'i aniden dünya gündemine taşıdı.
Yıllardır Suriye'deki gelişmelerden etkilenenlerin önemli bir sığınak ve geçiş noktası olan ilimiz, fiilen yapılan saldırı ile terörün acımasız yüzünü derinden hissetti.
Üç yerde patlayan bomba, bir aile geçimine katkı vermek üzere geçici işçi olarak çalışmaya başlamış, suçsuz günahsız genç bir kızımızı aramızdan aldı.
Bu saldırı, sadece burada yaşayanları değil, Kilis ile bağlantısı olan herkesi tedirgin etti.
Tabi bir de haber kirliliğinin olması, dilden dile değişerek dolaşan ifadeler, hele böyle durumları fırsat bilen bazı kişilerin özellikle abartılı konuşmaları olayı oldukça büyüttü.
Bizler sükunet içinde yaşamanın kıymetini belki de anlayamıyorduk.
Bundan çok daha acıları Afganistanlılar, Iraklılar, Libyalılar ve Suriyeliler yıllardır yaşıyorlar.
Birlik ve beraberlik içinde olmayı başaramayanlar maalesef bu acıları daha da yaşayacaklar.
İçinde yaşadığımız Ortadoğu bölgesinde, uzun yıllar önce yabancılar ve yerli işbirlikçileri tarafından yapıldığı anlaşılan projeler, bir bir uygulanmaya çalışılıyor.
Artık öyle bir duruma gelindi ki, Rusya, İran ve AB ülkeleri tüm güçleri ile bölgeye üşüştüler. Aralarında bazı farklılıklar olsa da küfür tek millettir.
Renkler ve ırklar ne kadar farklı olursa olsun, ‘inanç birliği' toplumları bir arada tutabilen en önemli unsurdur.
İlimizde yaşanan her olayı, bir ırkçılık propagandasına dönüştürerek, ‘istemezük' yaygarası koparmak, toplumu tahrik ederek kargaşanın büyümesini teşvik etmek, adeta yangına körükle gitmek, bölgede plan yapanların ekmeğine yağ sürmek demektir.
Son patlamalardan sonra yüksek bir stres altında kalan halkımız ile Suriyeli misafirlerimiz tedirginlik yaşamaktadırlar.
Böyle günlerde, özellikle daha temkinli konuşmak, sosyal medyada daha birleştirici mesajlar vermek hepimizin görevi olmalıdır.
Bölgemizde yaşanan bu savaşın bir an önce bitmesi dileklerimle kalın sağlıkla...

Ahmet Laz

[email protected]



2016-01-22