Ne zaman samimi olacağız?
Hz. Ömer'in; 'Bugün Allah için ne yaptın?' sözü beni çok düşündürür. Sevgililer sevgilisi Hz. Peygamber Efendimizin; 'Beni Hud suresindeki; 'Emir olunduğun gibi dosdoğru ol' ayeti beni yaşlandırdı' ifadesi ile irkilmemek mümkün mü? Yüce Allahımızın; 'Niçin yapmadığınızı söylersiniz?' ikazı karşısında irkilmememiz söz konusu olabilir mi? Aynı şekilde, Mevlana'nın, adeta bu ayetin yorumu niteliğindeki; 'Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol' uyarısını nereye koyacağız?  

 

Ah Vefa! 

 

Gerçekten vefa nerede? 

Yoksa bir semt ismi mi? 

Veya bir anka kuşu mu? 

Serap gibi görünen hayal mi? 

Kendimizi aldatmayalım, 

Avutmayalım da! 

Nerede o samimiyet, içtenlik? 

Dost deyince canını verecek! 

Aşk deyince ölecek! 

Kendisi için istediğini, 

Dostu için de isteyecek, 

Ahde vefa gösterecek! 

Bir fincan kahve için, 

Kırk yıl hatır güdecek, 

Hayatını insanlığa hibe edecek! 

 

 Paslı Gönüller 

 

 Gülüyor, eğleniyorduk... 

Yapılanları beğeniyorduk, 

Her şeyi Allah'tan biliyorduk, 

Hoşgörüyle büyüyorduk... 

Sevgiyle kini giderdik, 

Saygıyla hayat sürerdik, 

Büyüklerimize hürmet ederdik, 

Şah damarımızdan yakın olanı, 

Unuttuk.... 

Dünyaya barış getireni 

Terk ettik... 

Kalplerin kini arttı, gönül paslaştı, 

Selam, sabah yok oldu ruhlar katılaştı, 

Dönüp bakmak paralandı, 

Beyinler çürüdü, fikirler yaralandı!... 

 
Samimiyet Öldü mü? 

 

 Sen nesin? Kimsin? Nerelisin? 

Halin nedir? Aç mısın? Tok mu? 

Selam veren yok, hiç empati yok mu? 

Gel, baş başa verelim, konuşalım, 

Dertlerimizi dökelim, paylaşalım... 

Bak gözlerime, neler söylüyor; 

'Bende çok mesaj var, dinle' diyor! 

Çekinme, ben de bir Allah kuluyum, 

Rengime bakma, kılığım seni korkutmasın, 

Dilimi anlamazsın ama, duygularımız susmasın. 

Aynı dili konuşanlar hep çatışır, 

Fakat aynı duyguları paylaşanlar anlaşır! 

Hep kaybettik; kabukla uğraşmaktan, 

Sahteye takıldık, sesimiz kısıldı konuşmaktan! 

Gördüğümüz insanlara, şirinlikler yaptık, 

Olduğumuz gibi görünmedik, gösterişe taptık! 

'Ne var, ne yok' diyene; 'Allah'a duacıyım' dedik, 

Hiç samimi olmadık, hep yalan söyledik! 

Ağladık, inledik, üzüldük... duyan çıkmadı, 

'Beni anlayın' sözüne uyan çıkmadı! 

'Paran var mı? ', zengin misin? ' 'makamın ne? '... 

Hep kabuk, hep madde, hep yaldız...! 

Gönüller kırgın, kalpler küskün, ruh yalnız! 

  

Ramazan Hürmetine

Kuruyan dudaklara, yanan ciğerlere, 

Güneşten şerha şerha olmuş yüreklere, 

'bir su yok mu' diyen dileklere, 

can suyu lütfet ramazan hürmetine. 

 

Sabrımız kalmadı, merhamet bitti, 

Özümüz eridi, destekler gitti, 

Ahlak erozyona uğradı beyni felç etti, 

Olumsuzluktan kurtar ramazan hürmetine. 

 

Soframız tekli, işimiz tekli, 

Düşüncemiz karanlık, fikrimiz bentli, 

Ellerimiz kalkmıyor hepsi kenetli, 

İstikrar nasip et ramazan hürmetine. 

 

Gönlümüzdeki günah kirini, 

Sırtımızdaki vebal yükünü, 

Aşamadığımız engel bükünü, 

Aşmayı lütfeyle ramazan hürmetine. 

 


2016-06-28