Gardaş bu nasıl ülke?
 Tuhaf bir yapısı var bu toplumun. Ne zaman ne yapacağı kestirilemeyen, sosyolojisi  öngörülemeyen acayip bir toplum. Barış ve ateşkes zamanlarında  oldukça barışçıl, savaş zamanlarında ise alabildiğine hınç ve öfke ile kuşanmış bir vaziyet alır. Bu normal bir şey değil. Yani toplum her halükarda barışı ve ölümlerin durmasını savunamıyor, isteyemiyor.
Barış zamanlarında savunduğu bütün güzel şeyleri, savaş zamanlarında hemencecik unutuyor ve sanki daha önce hiç böyle şeyleri savunmamıştır.
 Özellikle devlete tamamen bağımlı bir şekilde yaşayan Türk toplumu iktidarın söylem ve politikalarına karşı anında pozisyon ve görüş değiştirebiliyor.  
Siyasi iktidarın omurgasızlığı toplumu ilkesiz, tutarsız yapmıştır. Toplumun hem kimyası hem de fıtratı bozulmuştur. Çözüm sürecinde askerlerin, polislerin ölmesine üzüldüğünü söyleyen yakın çevrem, şimdi ise bunun tam tersini söyleyebiliyor. 
Aynı şey Türkler için de geçerlidir. Daha önce HDP' ye sempati le bakan, PKK'ye olgun ve mantıklı bir çerçevede yaklaşmaya çalışanlar bugün bambaşka bir yerde duruyorlar.  Bunun sorumlusu elbette AKP iktidarıdır. Çünkü kendi bezirgan saltanatı için toplumun iyi niyetini, saf duygularını, vicdanını, ,insani yanını adeta bir vampir gibi sömürdükçe sömürdü. Sonunda ortaya kayıtsız, pasif bir toplum çıktı.


AKP  toplumun ayarlarıyla çok oynadı ve sonunda onu şirazeden çıkarmayı da başardı. Toplum, kayaların fiziksel çözünmeye uğrayıp un ufak olması gibi sosyolojik, duygusal bir çözünme ile parçalanmaya doğru gidiyor. 

Dış politikadaki gelgitler ve basiretsizlik, iç politikadaki savaş ve kaos tellallığı ortaya çelişkili, duyarsız bir toplum ruhu çıkarmıştır. Çünkü toplum dediğimiz şey, insanlardan oluşuyor ve insanlar da bunlardan etkileniyor. Her politika, her siyaset yürütme biçimi ve her söylem tarzı doğrudan insanların karakterine nüfuz ediyor ve onları biçimlendiriyor. Yani tayyip erdoğan  nasıl bir üslup kullanıyorsa sokaktaki adam, üniversitedeki hoca da aynı üslubu kullanıyor.

Bana göre toplumun yarısı tayyip erdoğanın karakterine bürünüp ilkesiz, duyarsız ve pragmatist bir kişiliğe sahip olmuştur. Aslında böyle bir şey acınası vahim bir durumdur ama kimse yeni karakterinden de şikayetçi değildir. Bir toplumun gözü ancak bu kadar dönebilir. Ama tayyip erdoğan bilsin ki ayarını bozduğun kantar gün gelir seni de tartar. 


Bu günler zahmetli günlerdir ve gelip geçecektir elbet ama geriye iktidarın yarattığı çarpık fikirli bir toplum, tayyip erdoğanın sarayına verilen kurbanlar, harabeye çevrilen şehirler ve onanmaz yaralar kalacaktır. Fakat bu devran bir daha tekrarlanmasın diye, yeni tiranlar türemesin diye daha aklı başında şeyler yapmak lazım. Bu toplum hala vakit varken aklı selim davranıp kendi  evlatlarına, geleceğine sahip çıkabilir. Hiç olmazsa bu kuşak kurtarılmalı.



2016-07-07