''Din Afyondur..!'' -1
Öyle zannediyorum ki bu yazdıklarımızdan Marksistler ve yeni bir dünya düzeni kurmaya çalışan kolonyalist aklın mimarı Şarkiyatçı Oryantalistler memnun kalacaklardır. Neden mi..?

15 Temmuz hain ve kalleşçe yapılan saldırılardan sonra ortaya atılan ve kendilerini haklı çıkarmaya çalışan bir avuç ateist ve sol paradigmalı sözde aydın çevrenin 'Olacağı buydu, Karl Marks ne kadar da haklı imiş din afyondur derken...' babında yaptıkları açıklamalar toplumsal din algılarımızı yeniden sorgulattı.

İlahiyat/Teoloji ilmini vicdanlarda hapsedenlerin bu şekilde ki ön kabullerine şaşırmıyoruz.

Hatırlayan okuyucularımız olacaktır.Daha önce 'Okumayı İkra bağlamından çıkarmak' konulu seri bir makale kaleme almıştık.Belki de bugün yaşananların habercisi durumunda olan o yazımızda değerli İlahiyatçı Prof. Mehmet Okuyan Hoca‘nın çok çarpıcı tespitlerine yer vermiştik. 15 Temmuz olayları göstermiştir ki,inançlar üzerinden insanların nasıl birer canavara dönüştüğü ve kardeşlerine hiç gözünü kırpmadan bomba yağdırdığı birer Mankurt yetiştirme cemaatiolduğudur.

Malumunuz, yüce dinimiz İslam'ın ilk emri 'oku' diye vahy olunmuştur.İşte bütün mesele 'okumak' la başlıyor.Günümüz İslam alimleri ve geniş kitlelere hitap eden bazı cemaat sözcüleri bu önemli meseleyi ta başından itibaren farklı algı ve yorumlarla ifade ettikleri için, Kur'an' la yüzleşmek isteyenleri bir takım tereddütler de bırakmış ve her kafadan farklı bir Kur'an okuma vealgısı oluşmuştur.

Durum böyle olunca 'Kur'an Müslümanlığı diye bir sapıklık ortaya çıkardılar' diyecek kadar zıvanadan çıkmış Fetullah Gülen‘ler türedi bu memlekette.

Peki İslam'a göre okumak (İkra) nedir?

Biz Türkçe'de 'okumak ' kelimesini her türlü okuma biçimi ile ilişkilendirerek kullanırız.Ancak şurası çok önemlidir,Arapça'da 'okumak' kelimesi üç farklı kavramla ifade edilir.Tilavet,Kıraat ve Tertil
Şimdi şöyle bir düşünelim,biz Kur'an okurken acaba Kıraat mı yapıyoruz, Tilavet mi yapıyoruz yoksa Tertil mi yapıyoruz? Bu kavramlar tanınmadan nasıl okuduğumuzu anlayamayız.Vahyin ilk örneği olan 'Alak Suresi' miladi 610yılında Peygamberimiz 'Hira Mağarası' n dayken Cebrail A.S bu ilk beş ayeti tebliği ile başlar.O gün Peygamberimize vahiy edilen 'İkra' sözü bugün bizim için ne anlam ifade ediyor?

Önce bu sorunun cevabını aramak durumundayız.

Öyle zannediyorum ki Kur'an ile olan bağımızı doğru tespit etmiş olacağız.Ancak burada bir suale daha cevap aramak durumundayız.Peygamberimiz sık sık 'Hira Mağarası' na çıkardı.

Peki neden?

Evet O'nun bir derdi vardı...

O dönem Mekke‘de adaletsizlik,haksızlık,faizcilik,putperestlik vardı.Kadın olarak bir varlıktan söz edilemiyor , kız çocukları diri diri toprağa gömülüyor ve kadına alçakça bir bakış vardı.İşte Peygamberimiz bu yanlışların farkında idi ama çözüme uzaktı.Çünkü o döneme kadar inen Tevrat‘ı ve İncil‘i doğru dürüst bilen yoktu.

Şura Suresi 52. ayette ' İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.)

Dolayısıyla Peygamberimizin kurulu bir din anlamında iman kurumundan habersiz olduğunu ve hatta vahiy beklentisi içerisinde olmadığını söyleyebiliriz.
Bir başka ayet,Kasas suresi 86 ' Sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmet olarak sana verildi. Öyle ise kâfirlere sakın arka çıkma.' buyrulmaktadır.

Peygamberimiz cahiliye Mekkesi‘n deki bu ahlaksız yaşamdan bunaldığı için uzaklaşıyor bir çözüm arıyordu. Tek Allah'a inanıyordu.Hz. İbrahim‘den gelme Hanif kabulleri de sahipleniyordu.Dolayısıyla o gün beşeriyyet Kuran'a ve vahye muhtaç idi.Bugün olduğu gibi.Hangi dönem ve çağda olursa olsun insanlığın karşılaştığı sorunlar Kuran'ın rehberliğine her zaman muhtaçtır. O'nun anlamı ile buluşmadan rehberliğinden istifade edilemez.

Hira Dağı‘n da Allah , Mekke'de ki bu ahlaksız tutuma çözüm arayan Peygamberberimize vahyetti ' Yaratan Rabbi'nin adı ile Kıraat et'

İşte burası çok önemli...

Şimdi şöyle bir düşünelim,gelen ilk emir 'İkra' emri.

Peki 'İkra ne demek?' Türkçe'de bunun karşılığı tek bir kelimedir,o da 'Oku'
Şimdi akıllara takılan bir başka soru çıkıyor ortaya.Peygamberimiz neyi okuyacaktı? Ne okuyacaktı? Öyleya , Kuran yazılı bir kitap halinde gelmediğine göre Peygamberimiz neyi okuyacaktı?
Bu soru muhatabı için zor hatta imkansız bir soru.Çünkü biz biliyoruz ki Peygamberimiz Ümmi idi,yani okuma -yazma bilmezdi.Okuma- yazma bilmeyen birisine bu nasıl bir emirdir?

İşte bu soruyu çok iyi cevaplandırmak lazım.
O ayetteki 'İkra-Oku ' emri bizim Türkçe'de anladığımız 'okumak' anlamına gelmez.Oysa burada Cenabı Hak 'İkra' derken 'aklın okusun,zihnin okusun,düşüncen harekete geçsin,yaratan Rabbi'nin adını düşün ,yaratılanlara bak yaratanı bul anlamında bir zihin eksersizidir bu İkra-Kıraat emri.

Evet o ayette ,Peygamberimizden istenenler bizim bildiğimiz manada'Okumak'değil,bilakis yaratılanlara ve olaylara bakarak yüce Allah'ı bulmasıisteniyor demektir.
Bu bilgileri istifademize sunan Prof.Mehmet Okuyan Hocamıza teşekkür ediyoruz.
Bu konu anlaşılmıştır sanırım...
Bu bağlamda İslam adına konuşma titrini kendinde bulanların gençliğin imanını sorularla nasıl çaldıklarını , yaratılana ve olaylara bakarak 'İkra-Oku'bağlamından nasıl uzaklaştıklarını ve acı sonuçlarını ve dinin nasıl bir afyona dönüştürüldüğünü  ikinci bölümde çarpıcı bir şekilde ele alacağız inşallah...

İlhan Nezor


2016-08-17