Ey İslam Dünyası Uyan Artık!
Yazıya şöyle bir soruyla başlamak istiyorum; İslam dünyasında niçin sürekli bir çatışma ve savaş hali söz konusudur? Son birkaç yıl içinde Mısır, Suriye, Tunus, Fas, Cezayir, Libya daha öncesinde malum Irak, sürekli problem yumağı halinde olan Filistin-İsrail ve daha öncesinde Beyrut vs... Hiç durulmayan ve sürekli çatışma halinde olan bir İslam dünyasındaki çatışmalar ve savaşlar sanki devasa bir planın küçük parçaları gibi değil mi? Hatta ülkemizi de buna dahil edersek PKK terörü... Daha öncesine gitmeye gerek yok, yaklaşık son altmış yıl değerlendirildiğinde İslam dünyasının adeta hiç durulmadığını, sürekli bir terör, çatışma veya savaş halinin mevcut olduğunu hemen görüyoruz.

Peki bu durumun sebebi sizce nedir ya da ne olabilir?

Bugün Mısır'da ve Suriye'de aynı dinin mensubu Müslüman halklar niçin birbirlerinin kan düşmanı haline geldiler ve birbirlerini acımasızca katlediyorlar?

Bu durum üzerinde her konuyu bilen 'batı' nın hiç mi parmağı yok?

Yoksa bu olaylar tamamen batının planladığı ve zamanı geldiğinde fitilini ateşlediği devasa bir planın parçası mıdır?

Böylesine bir planın ardındaki düşünce İslam dünyasını bölmek ve güçlenmesini engellemek ve böylece yönetmek olabilir mi?

İslam dünyasını özellikle 'mezhep' silahını kullanarak bölmek, parçalamak ve birbirine kırdırmak planlanmış olamaz mı?

Bugün Mısır ve Suriye'de gerçekleştirilen katliamların bir nevi mezhep çatışmasına dönüşmesinden bu anlaşılmıyor mu?

Biz Türkiye olarak Sünnilere açık destek vererek aslında böylesine büyük bir planın oyununa gelmiş olmuyor muyuz?

Bütün bu soruların cevaplarını büyük bir sakinlik ve aklı-selim içinde düşünmek ve cevaplamak gerekiyor. İslam dinimiz insanları huzura kavuşturmak, daha mutlu ve refah içinde yaşamalarını sağlamak için gönderilmiştir. Kaynak tek, bir, eşsiz ve benzersiz olduğuna göre İslam adına gönderilen hükümler tek, mükemmel ve eşsiz olduğuna göre mezhep konusunun İslam dünyası tarafından tekrar ele alınması gerekmiyor mu? Tek, bir ve eşsiz kaynaktan çıkan İslam hükümlerinin ve uygulamalarının farklılaşmasının insani hırslardan kaynaklandığı ve ilahi bir nedene dayanmadığı ortada açıkça dururken, büyük İslam Alimleri niçin bu konuya el atmazlar/atamazlar? Bugün milyonlarca Müslüman insanın birbirini kırması, acımazsıca mezhep adına öldürmesi 'Allah' katında makbul olabilir mi, yoksa en büyük günah mıdır?

Yoksa bütün bu çatışmaların aslında mezheple, dinle alakası yok mudur?

Asıl sebep İslam dünyasının ve elbette ki konuya müdahil olan diğer ülke liderlerinin kişisel güçlerini artırma ve egolarını tatmin etme isteği midir?

Bütün bu sorunların çok derin ve detaylı düşünülmesi ve cevaplanması gerekiyor. Benim düşünceme göre, öncelikle dinimizde var olan derin ayrışma ve mezhepleşme konusu mutlaka ele alınmalı ve dinimizin asıl tek, bir ve eşsiz kaynağına geri dönülmeli, farklılıklar ve ayrışmalar ortadan kaldırılmalıdır.

Neticede doğru/gerçek tektir, birden fazla gerçek olamaz, çoklu durum din olgusunun felsefesine, akla ve mantığa her anlamda terstir. Eğer mezhepleşme konusu ele alınmaz ve bu şekilde devam ederse, batının sırça köşklerinde oturan liderleri İslam dünyasının halklarını ve kardeşlerini daha birbirine çok kırdıracaklar ve bundan da kendileri nemalanacaktır. Bizler de birbirimizi yemekten onların hegemonyasından hiçbir şekilde kurtulamayacağız.

Mustafa EROL

https://twitter.com/profmustafaerol

[email protected]

http://kisi.deu.edu.tr/mustafa.erol/


2013-08-20