Hangi Kültürden Bahsediyorsunuz?
Âlimler şehri! Of ilçesinde geçen hafta (Mısır'da ikinci büyük katliamın olduğu günlerde) Atlas Sirki tarafından eğlence gösterileri düzenledi. Bu gösterilere sponsor mahiyetinde Of Belediyesi destek çıktı ve öncülük etti. Bununla da yüksek seviyede övündü.

Müslüman kardeşlerimizin zalim yöneticiler tarafından katledilmesi Müslüman olarak bizleri derinden üzdüğü bir zamanda bu gösterilerin yapılması elbette ki büyük bir sorun veren olaydı. Sadece gösteri değil içeriğinde İslam'a uygun olmayan sunumlarda bu uygunsuzluğunu daha da pekiştirmişti.

Of İlçesinin neredeyse her sokağına koyulan afişleri görünce merak ettim ve Atlas Sirki'ni internetten araştırdım. Kurucusu olan Servet Yalçın beyin facebook sayfasında gördüklerim beni şaşırttı. Kendi profilindeki sirk fotoğraflarına baktığımda ilk gözüme çadır içindeki PKK bayrağını birebir andıran yıldızlar takıldı. Fotoğrafların devamında uygunsuz kıyafetlerle erkeklerle sarmaş dolaş olan kadınların ve sihirbazlık yapan kişilerin fotoğraflarını gördüm.

Konuyla ilgili Of Belediyesi Of'un Nabzı mail adresine duyuru mahiyetindeki haberi gönderdi. Belediye tarafından öncülüğünün yapıldığı bu sirk gösterilerinde sihirbazlık kelimesini görünce şaşırdım. Evet, Atlas Sirki'nin nasıl şölen yaptığını araştırmış ve İslam açısından sorunlu olduğuna kanaat getirmiştim. Fakat buna rağmen Âlimler şehri olan Of İlçesinde, tarikat neferi olan bir Belediye Başkanının öncülüğünde gayr-i ahlaki konulara dikkat edilir diye düşünmüştüm! Fakat İslam'ın kesinlikle yasakladığı sihirbazlık gösterisi haber/duyuru metninde vardı ve bu gösteriler ‘Anadolu'nun öz kültür mirası' olarak görüyordu.

Araştırmalarım sonunda sanal ortamdan yetkililere ‘Derhal bu yanlıştan vazgeçin!' uyarısında bulundum. Bunu bir Müslüman fert olarak söyledim. Yoksa bir kabadayı olarak değil! Fakat hiçbir şekilde konu hakkında bana cevap yazılmadı, ta ki konu hakkında köşe yazısını yazıp ofunnabzı.com web sitesinde yayınlayana kadar.

Web sitesinde yayınladıktan sonra yazıya taraflı-tarafsız yorumlar yazılmaya başladın. Yazıyı yayınladıktan bir gün sonra Atlas Sirki kurucusu Servet Yalçın Bey bana mütevazı şekilde giriş yaptığı bir mail gönderdi. Göndermiş olduğu maile şu şekilde başladı;

‘Size, 'Derhal bu yanlıştan vazgeçin' gibi emir kipi içeren bir yazı ile cevap vermeyeceğim. Çünkü eminim ki fikrinizin değişmesi zaman alacaktır. Çünkü bir insanın, bir konu hakkında fikir sahibi olabilmesi için ya gözleme dayalı olarak, yâda sezgisel olarak bir yargıya varması gerekir. İkinci tercihler bizi genellikle utandırır. Gözleme dayanan yargı ise daha sağlam temellere dayandığından arkasında durmaktan onur duyarız...'

Yazının devamında iftira hakkında birtakım açıklamalar yazmıştı. Çok merak edenler yazıyı Servet beyden talep edebilirler!

Konu hakkında yazdığımız köşe yazısı sirk gösterileri hakkında olumsuz gündem oluşturunca, Sirk sahibi Sayın Servet Yalçın bey köşe yazısına yorum yazdı. Yorumda, Osmanlı'nın eğence kültürünü açıklayan bir yazının web site linki vardı. Bende bu linki açıp yazıyı okudum fakat Atlas Sirki'nin yaptığı bu gösterileri aklayacak hiçbir ibare yazıda yoktu. Sadece sihirbazlık kelimesi yazının bir bölümünde geçiyordu. Fakat ben Osmanlı'yı günahsız bir topluluk görmediğim ve bu yazının her bölümüne inanmam gerekmediği için bu kısmı hiç saydım.

Sayın Servet Bey yazıda geçen şu bölümleri herhalde atlamış!

‘Osmanlı Meşruiyet içinde eğlenmeyi bilen bir milletti'

'Ama bugün bizim 'eğlence 'den anladığımızla onların anladıkları farklıydı.
Onlarda, eğlence anlayışı dâhil, hayatın tüm sınırlarını inançlar belirlemişti: Her tür yaklaşımda 'dinî meşruiyet' aranırdı. Dindışı her davranış sadece 'günah' sayılmaz, yanı sıra 'ayıp' da sayılırdı. Toplumun şekillenmesi böyleydi.'


'Özetlemek gerekirse, Osmanlı'da hayat ahirete dönüktü. Ahirete dönük olduğu için de hayatta fuzuli yata (gereksizlik) yer yoktu...'

Son olarak Servet beyden bir ricam olacak...

Sayın Servet Bey, bana okumam için göndermiş olduğunuz web adresindeki yazıyı lütfen bir kez daha okuyun ve size destek çıkan Of Belediye Başkanına da okutun. Analizini de isterseniz kendi bildiğiniz bir hoca ile yapın. Sonrada yapmış olduğunuz programları karşılaştırın. Eğer vicdanınız mutmain ise size başka sözüm yok. Sizin programınıza destek çıkan yetkili ve izleyicilere de aynı tavsiyelerde bulunuyorum. Ayrıca tavsiyelerimi Mısır'da zalimler tarafından katledilen Müslümanları düşünerek algılamaya çalışın!!!

Keşke Yapmasaydınız!

Evet, geçte olsa Of Belediyesi ‘Mısır İçin Duaya' adlı bir program düzenlemeye karar verdi. Keşke katliamların başladığı günlerde eğlence programı yapmayıp Mısır için program yapsaydı. Hatta köşemde de miting yapma uyarısında da bulunmuştum. 

Keşke ‘Kültür mirasımız' diye nitelendirip, İslam ile bağdaşmayan eğlence programına destek vermeseydi.

Keşke, Saadet Partisi Of Gençlik Kollarının ‘Yerlere Çöp Atmak Kul Hakkı, Yerden Çöp Almak Sadakadır' yazılı pankartlarını izinsiz söküp yerine Mısır için dua duyurusunu asmasaydı! Çünkü billboardları istediği kullanabilirler. Oysa Saadet Partisi Of Gençlik Kolları maddi açıdan kısıtlı imkânlarla bu işleri yaptıkları için sadece pankart ve afiş asabiliyorlar. Oysa mevcut hükümetin destekçisi bir belediye bütün billboardları doldurma imkânına sahiptir!

Neyse, inşallah bizi şaşırtıp dua programı bittikten sonra Saadet Gençliğinin astığı uyarıcı pankartları aynı yerlerine asarlar!!! 


2013-08-22