Zalimler Kazansa da Kaybeder...
Zalimler Kazansa da Kaybeder; Masumlar Kaybetse de Kazanır
İnsanlık tarihi kan ve gözyaşı ile doludur. Bunun örnek ve türevlerini dönem dönem yoğun olarak yaşarız. Şimdilerde de böyle bir andayız. Kendi şahsi meşguliyetlerim sebebiyle son zamanlar kalemime merhaba demekte hayli zorlandım. Üstelik gündemi sıklıkla takip etmem gereken bir dönem olmasına rağmen büyük bir kusur içindeyim. Fakat en son Suriye'de büyüklerin günahını tazecik hayatlarıyla ödeyen çocukları görünce her şeyi bir kenara bırakıp kalemime sarıldım. Söylenmesi gereken söyleyeceklerim vardı.

Tabi benim feryad-u figanım ne Sisi'yi ne de Esed'i dize getirecek güçte değil. Lakin; farkındalık durduğumuz yeri hatırlama, bilme ve duruşumuzu güçlendirme adına bir taarruzdur. Bu türden adamların ıslahı mümkün değildir, ki olmasını dahi arzu etmem. Cehennem böyleleri için azdır bile. Bu yüzden onların yamyamlıklarını, haydutluklarını, şeref yoksunu oluşlarını izah ile meşgul olmayacağım. Hatta ve hatta onların bu türden işler becermelerine olanak sağlayan, yol gösteren, sessiz kalarak buyurun diyen, öyle ya da böyle destek veren, bu işlerden çıkar uman işbirlikçi canavarlaşmış maskeli demokrat ve medeni kişi yahut kurumlara da hadlerini bildirme zahmetinde de bulunmayacağım.

Çünkü uyarı ve ikna ancak hata içinde olanlara münasiptir. Bunlar hatanın değil bile bile yanlışın içindeler. Yapageldikleri hesaplı kitaplı ve ısrarlı bir teşebbüstür. Ki onlar bunca yanlışın sonunda asla geri dönmezler, dönemezler. Çünkü işledikleri günahların bedelini bu dünyada da ödeyecekleri korkusu onlar için çıkmaz sokaktır. Gerçi sonuç her ne olursa olsun bu saatten sonra onlar için huzur ve emniyet yoktur. Her an ölüm endişesi enselerinde oldukları için ruh hastası kılıklı dolanır dururlar.

Benim diyeceğim, zulme ve zalimlere karşı onurlu duruşu her şartta devam ettiren yalnızlaştırılmış Suriye ve Mısır halkınadır. Tecavüzcüsüne aşık olan milletler kahır içinde yaşamayı değişmez kaderi sayarlar ve kendilerine münasip görülen hayata hapsolurlar. Kimileri de vardır ki o tecavüzcüyü ifşa eder, karşısında dimdik durur, şerefli ölümü edepsiz yaşama tercih eder. Bu duruş tecavüzcüyü yok etmese de maskesini düşürür diğer insanlara ilham kazandırır. Çok acılar çektiniz ve çekiyorsunuz da. İmtihanınız çok kavi ama sizin yeni ezberiniz imtihanınızı yenmekte.

Siz şu halinizle davanızda zaten başarılı oldunuz. Siz sadece bir şekilde başınıza geçmiş zalimleri değil, dünyayı kendi mülkleri kabul eden büyükbaşları da tedirgin ettiniz. Sadece siz değil, bütün dünya milletleri ile birlikte bizler de kurulu düzenin kahpeliğine bir kez daha şahit olduk. Tarih de şahit olacaktır.

Siz bu onurlu duruşunuzla büyükbaşların hesaplarını altüst ettiniz. Kendi topraklarınıza, tarihinize, inancınıza, kültürünüze, varlıklarınıza, medeniyetinize sahip çıkınız. Ne dahili hainlere ne de harici fırsatçılara irade koltuklarınızda yer vermeyiniz. Ve bu amaçlarla hesaplanmış oyunlara karşı her daim teyakkuzda olunuz.

Bazen güzel bir gelecek için büyük fedakarlıklar gerekebilir. Uslu dursaydınız sahte hayatlarınızda keyifsiz de olsa nefes alıp veriyor olurdunuz. Siz zor olanı seçtiniz; siz nefes alamasanız da sizin açtığınız yolda yürüyecekler sizin nefesiniz olacaktır inşallah...

Zaferiniz mübarek olsun...  

2013-08-25