Sakın 'şerefsiz' demeyin!
Başım dertten kurtulmuyor... Kıçını kırıp otursan bir sorun yok ancak kral çıplak dediğinizde kral bütün gücüyle üstünüze geliyor.
2010 yılında emekli oldum ve Görele'ye geldim. Giresun, ilçeleri ve Görele sorunlar yumağında cebelleşiyordu. Giresun ve ilçelerinde ortada dolanan gazeteci geçinenler sorunlara değinmeden teğet geçiyorlardı. Başta, Giresun vadilerini yokeden HES projeleri olmak üzere, çöp sorunu, fındığın para etmemesi, kamudaki partizanlık, işsizlik, göçler...
HES'lerin vadilerimize verdiği zararların, sularımızın kullanım hakkının DSİ'den alınarak HES firmalarına verilmesine karşı Giresunlularda duyarlılık oluşturmak üzere bir dizi eylem ve etkinlikler örgütledik. 
Giresun'un çöplerinin Çavuşlu'ya getirilmesine karşı bir dizi eylem ve etkinlikler örgütledik. Görele'nin ve köylerinin sorunları üzerine bir sürü haber yaptık, makale kaleme aldım. Bu faaliyetlerim nedeniyle Görele AKP İlçe Başkanı Av. Tolga Erener tarafından açılan davalarla yargı kıskacına alındım. Kendi atadığı bürokratların yanlışlarını yazdım diye bana savaş ilan etti. Hakkımda açılan davalar nedeniyle mahkeme kapılarında kaldım.

*Başbakan tarafından açılan sözde hakaret davası nedeniyle 11 ay 20 hapis cezasına çarptırıldım ve itiraz ederek Yargıtay'a taşıdım.(7.000 Lira)
*Görele Devlet Hastanesinin mobbingci Başhekimi A.İ.Ulusoy adına, Görele AKP İlçe Başkanı Av.Tolga Erener tarafından açılan sözde tehdit davası nedeniyle 75 gün ceza aldım ve denetimli serbestlik yasasından yararlanarak cezamı imza atarak çektim.(1.500 Lira)
*Eğitimci Y.P. adına Görele AKP İlçe Başkanı Av. Tolga Erener tarafından açılan davada 304 gün hapis cezası aldım ve itiraz ederek Yargıtay'a taşıdım.(6.080 Lira)
*HES'çi Şengün tarafından açılan hakaret davası nedeniyle yargılama sürmektedir.
*Giresun Valisi D.Ali Şahin şikayeti nedeniyle açılan soruşturma sürmektedir.
*Bunlar yetmezmiş gibi birde Adnan Hoca lakabıyla tanınan Adnan Oktar avukatı tarafından açılan hakaret davası tebligatını bugün elime ulaştı.

Bir polis memuru bana bir hikaye anlattı; "Bir vakıa için olay mahalline giden polis memuru, olay konusu anlatılınca şok olmuştu. Yeğenine tacizde bulunan amcaya dönerek, "Bunu nasıl yaptın şerefsiz?" demişti. Bunun üzerine şikayetçi olan zanlı amca polis memurunu mahkemeye verir, davacı olur ve hakim karşısına çıkan polis, olayın gelişmesini anlattığı hakim; "O şahıs şerefsiz olabilir ancak sen ona şerefsiz diyemezsin" demiştir. Şerefsiz olabilir ancak TCK 125.maddesine göre "şerefsiz" diyemezsiniz, Vatan haini olabilir ancak TCK 125.maddesine göre "vatan haini" diyemezsiniz...
Ona göre... Başbakan size; "Müfteri, şerefsiz, alçak, vatan haini, anarşist, çapulcu" diyebilir, ama sakın siz ona uymayın çünkü onun dokunulmazlığı var, ya sizin neyiniz var?



2013-09-16