Otuz sekizin sırrı...
Dün Adnan Menderesin idamının 52. yıl dönümüydü. Ve merhum, dualar ile anıldı. Halkın özgür iradesini hiçe saymanın marifet olduğu, milletin başbakanını, sebepsiz yere asılmasının tam 52. yıl dönümüydü. Benim yaşım yetmez fakat yetenlerden işittiğim; sonu Elhamdülillah, çok şükür o günler geride kaldı ile biten sözler. Evet, o günler geride kaldı ve artık darbe bu ülke için bir makûs tarihte yerini aldı. Ya acılar? Acılar ise hala kiminin gözyaşında, kiminin duasında hala o günkü tazeliğinde.

Bediüzzaman "Menderes bir din kahramanıdır. Dine büyük hizmetleri olmuş ve olacaktır. Fakat Adnan Bey arzu ettiği hizmetinin semeresini göremeyecektir.Ezan Arapçadan okunması, Adnan Menderes'in bu milletin gönlünün en derinliklerinde yer etmesine yetmişti. Üstat Bediüzzamın bu sözüne mazhar olma şerefine eriştirmişti.Sanki bu söz olacakların önceden habercisi niteliği taşımaktaydı

İdam sehpasına yöneldiği vakit ağzından şu sözler dökülüyordu rahmetlinin: İdam edilmem için hiçbir sebep yok. İdam sehpasına metanetle gidiyorum. Bunu silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendilerinize acaba söyleyebilecek misiniz? Bu sözlerin ardından tam beş yıl sonra efendisi, Cüneyt Arcayürek'le yaptığı röportajda nasıl bir acziyet içinde olduğunu sergiliyordu.

Gelin hep beraber Cemal Gürsel'in hayatında ki 38 gizeminin perdesini aralayalım ve adaletin bu yüzünü görelim.

Üç Adam kitabının yazarı Cüneyt Arcayürek Cemal Gürselin röportajı kabul etmesinin ardından kendisi ile görüşme yapacağı eve gelir. Penceresiz bir oda,masa,masanın önünde iki sandalye. 27 Mayısın korku cellalı nın bu kadar basit bir ortam dayaşıyor olması yazarı epey şaşırtmıştır. Buradan sonra aralarında geçen diyaloğu olduğu gibi aktarıyorum.''Cemal Gürsel, ne isterseniz sorabilirsiniz dedi. Bende son siyasal olaylardan söz etmesini rica ettim .Önceleri boğuk bir sesle,ancak anlaşılır cümlelerle görüşlerini açıklıyordu. Ben de not alıyordum. Sonraları ses birden daha boğuklaştı. Söyledikleri anlaşılamıyordu. Not almam olanaksızlaşmıştı, Söylediklerinden tek sözcük yazamıyordum. Zira Gürsel konuşmuyor sanki homurdanıyordu(...) Ne kadar geçti bilmiyorum. Bir ara not defterinden gözlerimi kaldırım kendisine baktım.Gözlerinden yaşlar akıyordu. Kulağıma ağlamakla inlemek arası ses geliyordu.Yüreğimi bir el sıktı sıktı not defterimi topladım ayağa kalktım''

İşte 27 Mayıs darbesinin baş aktörü adete çocuk gibi hıçkırıklara boğulmuştu. Otuz sekizin sırrını ise Demirel ortaya çıkarmıştı.

İşte otuz sekiz : Cemal Gürsel Çankaya'da 7 yıllık süresini tamamlayamadı. Ve doktor raporuyla görevine son verildi. Tam 38 doktor imzalamıştı raporu. Otuzsekizin sırrı şuradan geliyordu. Gürsel tam otuz sekiz arkadaşıyla Çankaya'dan Bayar'ı indirdi.Otuz sekiz kişi ile devlet başkanı oldu.ve 38 kişi ile görevine son verildi. Ne tesadüf değil mi?


'Dirimden korkmayacaksınız.Ama şimdi milletle el ele vererek Adnan Menderesin ölümü sizi ebediyete kadar takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir.Ama buna rağmen merhametim sizinle berarberdir.diyerek sonsuzluğa kanat çırptı'. Din Kahramanı.
Allah rahmet etsin ve bu ülkeye bir daha darbeyi nasip etmesin. Amin


 


2013-09-18