Şiddet Üzerine -2-
Konu itibariyle pek haz etmediğim, canımı sıkan, moralimi bozan yazarken ızdırap duyduğum bir hususu son kez ele alarak kapatıyorum.Evet bu kadar canım sıkılıyorken neden son kez yazma gereği duyuyorum? Cevap açık ve net: Sizler için! O da neden? Birazdan ifade edeceğim durumlara sahipseniz az ya da çok bir an önce tedavi olmanın yollarına bakın diye. Ne yani bizler hasta mıyız? Sevgili okurlarım binlerce, milyonlarca bildiğimiz, gizli kalan şiddet mağduru insanlar var. Ve her gün maalesef virüs gibi yayılıyor. Onlar kendilerini ciddi manada tanımış olsalardı bugün şiddet bu denli olmayacaktı. Bu yüzden bu yazımı gerçek manada bir kendinizde tespit yapmak için okuyun!


Eğer: Çocukluğunuzda şiddete uğramış veya tanık olmuş, bencillik duygularını kontrol edememe öfke patlamaları yaşıyor, dürtüsel davranıyor (İstek ve ihtiyaçlarını hemen karşılamak isteme) engellenmelere karşı düşük tolerans gösteriyor, duygusal olarak olgun değilseniz... Yakın ilişkiler ve sosyal bağlar kurmakta yetersiz kalmış, düşük özgüven ve özsaygı alkol ve madde kullanımınız varsa ‘potansiyel' şiddet gösteren bireysiniz!

Şiddet'i engellemenin en temel koşulu yukarıda ifade ettiğim. Belirgin ruhsal ve psikolojik hastalıklarla yüzleşmek ve ciddi manada tedavi olmayı istemektir. Muhtemel tedavi teknikleri dâhilinde Psikolog, Sosyal Hizmet Uzmanı ve ilaç yoluyla çeşitli psikiyatrlara başvurulmalı tek başına yenmede yetersiz kalınacağı göz ardı edilmeden şiddet göstermeyi yok etmenin arayışı içinde olmalıyız. Şiddeti meşrulaştırmadan bir hastalık olarak gördüğümüz zaman aslında şiddeti gerçek manada kınamış ve belini kırmış olacağız. Buraya kadar şiddet gösteren birey algısının kısaca portresini yansıttık. Ya şiddet görmüş gizlemiş birey algısı? Kısaca ondan da bahsettikten sonra umuyorum ki ‘bu köşe de' Şiddete duyarlılık noktasında elimden geleni yaptım vicdanen rahatım sıra sizde!

Şiddet görmüş bireyin psikolojik tedavisi kadar şiddet gösteren bireyin  psikolojik tedavisi de en  az onun kadar önemlidir. Şiddet görmüş birey açığa çıktıktan sonra devlet kontrolü çerçevesinde gerekli psiko-sosyal destek sağlanmaktadır. Fakat ne yazık ki şiddet gösteren bireye dönük psiko-sosyal destekten ziyade ‘cezalandırma, toplumdan soyutlama' gibi yetersiz uygulamaların genel itibariyle hâkim olduğu görülmektedir. Yani şiddet gösteren birey ( basit darp cebir veya öldürmeye kadar, ya da sözlü hakaret) öncesinde ve sonrasında psikolojik olarak destekten yoksundur. Bu yüzden bir kadın veya erkek üzerinde şiddet girişimleri aradan yıllar geçse bile tekrarlamaktadır. Bu yüzden ciddi manada bireysel toplumsal açıdan ayıplama kınama veya kendine yedirememe gibi basit söylemleri bir kenara bırakmalı eğer potansiyele sahipsek tedavi olmanın yollarını aramalıyız...

2013-10-13