Ateizm
Ateizmden bahsetmeden küçük bir kesit aktarmak istiyorum.

Bakmak ya da görmek arasında ki farkı idrak etmenin sancısını yaşadığım günlerde. Ruh âleminden dünyaya açılan sanatlı pencerenin, sanatı ile ilgilenirken. Kulağıma doğru, uzanıp ta dokunamadığım ötelerden bir ses ile tıpkı bir terennüm gibi ruhumu okşarcasına, bir şeyler fısıldıyordu. Bir süre sonra o ses ihtar halini aldı: Ey Göz Güzel bak!

Yalnız o vakit görme işlevinin idrakine varacaksın! Aksi takdirde göze ziyanda bulunacaksın! Ey göz güzel bak sesi ile yoğrulurken yüreğim. Hikmet ve sanat perdesinin sırrı - akıl denen görmediğim. Fakat varlığına kati surette kabul ettiğim bir mekanizma da aralanıyordu.

Ey Göz Güzel bak ihtarlarına ayak uyduramayan kalp atışlarım, beden denen yükümü zayıflatıyor ve heyecan ile korku arasında acip bir boşluğa bırakıyordu.

Nasıl olur? Zerre atomdan, direksiz yıldızlara, Odunsuz, gaz yağsız milyarlarca yıldır ısı ve ışık ile hizmette bulunan güneşe, yerde sürünen bir böcekten,rızkının peşinde olan karıncaya,vazifesini kusursuz ve eksiksiz bir şekilde yerine getiren,milyarca çeşit balık ile gökte binlerce çeşit kuşa, tıpkı bir vazifeli bir memur gibi arıya ve benim dimağımın yetmediği binlerce mahlukat hikmetli(abes bir durum teşkil etmeyen) ve sanatlı bir şekilde bana hizmet ediyordu.

Tüm bu sanat perdesini aralarken bir ara nefesim kesildi. Bilinçsizce gerçekleştirdiğim,-farkında olmadan küçük dilimin vazifesi gereği nefes borumu tıkaması ve benim yutkunma işlemini gerçekleştirmem- ile derin bir nefes aldım. Ya tükürük bezleri? Omlet yapmaktan aciz olduğumu bildiğim halde nasıl olurda tükürük bezi yapabiliyordum. O halde ?

Ya yemekten büyük keyif duyduğum elma. Rengi gözüme, kokusu burnuma,ısırma işlemi sırasında çıkan ses kulağıma,tadı dilime,vitamini mideme hitap ediyorken.Nasıl olurda akılsız şuursuz ilimsiz ODUN! Rengi tadı kokusu havada suda toprakta olmayan bir tat ile sanki beni tanıyorcasına istek ve arzularıma cevap veren  bir fabrika misali bana hizmette bulunuyordu.Akılsız şuursuz ilimsiz..

Ey Göz güzel bak.Güzel bak ki göz hakikate hizmet etmiş olsun.İhtarı benliğimde yinelenirken bu acip sese bir yenisi daha eklendi.

Muhakkak ki dünya denen bu sahnede gördüğün sanatlı eserler sanatkârı icab eder.

Ve ardından gelen bir ses:

Bir köy muhtarsız, Bir iğne ustasız, bir harf kâtipsiz olmaz! Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam (son derece düzenli) şu memleket hâkimsiz olur? İle haykırıyordu.

Her neyse.Ne diyordum.Ateizm mi? 


2013-10-30