Görevi Ehline Vermek
Önümüzdeki iki yıl 2014 ve 2015 ülkemiz için seçim yılı olacak. Mart 2014'te yerel yönetimler daha sonra Ağustos 2014'te Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Haziran 2015'te de Milletvekili genel seçimleri yapılacaktır.  

Mart 2014'te yapılacak olan yerel yönetimler seçimi için şimdiden partilerde ve aday olmak isteyenlerde hummalı bir çalışma başladı. Belediye Başkanlığına aday olmak isteyenler parti genel merkezi ve aday olacağı ilin, ilçenin teşkilatları arasında mekik dokuyor. Bazı adaylar ise parti merkezlerinin bulunduğu Ankara'yı adeta mesken edinmiş durumda. İşte asıl mesele burada. Ülkesine, memleketine siyaset yoluyla hizmet etmek isteyen bir insan birilerinin gözüne bakar hale getirilmesi, aracılar bularak ricacı hale düşürülmesi ne kadar sağlıklıdır.

Oysaki İslâm'ın temel prensiplerinden biri emanettir. İslâm dininde emanete çok ciddi önem verilmiş, ferdî ve sosyal huzurun, maddî ve manevî kalkınmanın temel esaslarından birisinin de emanet olduğu belirtilmiştir.

Kur'an-ı Kerim'de ve hadis-i şeriflerde, işlerin ehli olana yani layık olduğu kimselere verilmesi emrediliyor. Görev yerlerinin emanet olduğu, bu emanetlere riayet edilmesi, uyulması emredilmektedir. Kur'an-ı kerimde Nisa süresi 58 ayette mealen buyruluyor ki:

(Allah size, mutlaka emanetleri [işleri] ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle davranmanızı emreder.) 

 Bir işe diplomalı veya unvanlı kimse değil, o işi hakkı ile yapabilen kimseler getirilmelidir. Adam kayırmak, adama göre iş vermek uygun değildir. Her zaman işe göre adam seçmelidir. O eleman o işe layıksa o iş ona verilmeli, layık değilse, layık olanını aramalıdır

O halde yöneticilerin, her işin başına en uygun kişiyi bulup getirmeleri, dostluk, akrabalık, soyluluk ve ırk ayırımı yapmamaları gerekmektedir.

Ülkemizde son zamanlarda hızla artan haksızlıkların ve zulmün önlenebilmesi, toplumumuzda huzur ve barışın sağlanması için İslâm'ın çok önem verdiği emanetlerin ehline verilmesi prensibinin uygulanması kaçınılmazdır.

Şahsi ihtiraslarını ve çıkarlarını gözeten insanların iş başına getirilmesi toplumda güven kaybına sebep olduğu gibi adalet duygusunun da zedelenmesine yol açar. Bu durum toplumlar için sonun başlangıcıdır adeta. 

Şu halde, emanetin sahiplerinin emanet edecekleri insanda ilk arayacakları şart 'ehliyet' ve 'liyakat' olmak durumundadır.

Günümüzde işler ehline verilmediği takdirde bazı olumsuzluklara sebep olur:

1.İşler ehil olamayanlara verilmekle ilahi kanuna  aykırı hareket edilmiş olur.

2.Adaletle hükmedilmemiş olur. Daha maharetli kişilerin hakkı yenilmiş olur.

3.Toplumda dindarlara/dindarlığa yönelik bir ön yargı oluşur. Kıymetli hakikatler kıymetsiz ellerde kıymetsiz görünmüş olur

Ülke, seçim  sürecine girdi. Allah'ın bu toprakları kendilerine emanet ettiği insanlar, bu ilahi emanetin yönetimine birilerini vekil tayin edecekler. Yani, birilerine kendi yönetimlerini emanet edecekler. 

Hadis-i şeriflerde de buyruluyor ki: (İş ehli olmayana [layık olmayana] verildiği zaman, kıyameti bekle.) [Buhari]

Âmir, kötü, hain, zalim ve hırsız olursa, bütün elemanlar da öyle olur, hatta daha kötü olur.

Siyasal tercihini kullanırken sağduyu sahibi her insanın sorması gereken ilk soru bu olmalıdır. 

Temiz toplum özleminin dile getirildiği zamanımızda İslâm'ın bu ve buna benzer güzel prensiplerinin uygulamaya geçirilmesi dileğiyle. 

2013-10-31