Doğuda Kız Türkiye'de Kadın Olmak
Urfa'da başlayan töre esaretindeki aşk, Türkiye'nin yedi bölgesinden; Urfa, Elazığ, Sarıkamış, Erzurum, Iğdır,  Ankara, Antalya, Tunceli, Trabzon, Mardin ve İzmir'den geçerek Amerika'da soluk alıyor. Gülizar'ın rapor ettiği, insanlığın irkileceği, tarihin gelmiş geçmiş en içler acıtan sentezi ve benzersiz bu çarpıcı romanı okudukça, gücünüzü kaybedecek, adeta bir dizi seyredeceksiniz dimağınızda. Lakin okumadan kimsenin asla ve asla göremeyeceği kadar tutkulu bir sevda, beşikten mezara, Doğudan Batıya, Doğuda Kız Türkiye'de Kadın olmak adlı büyük bir romandır, Ah Gülizar. Ah Gülizar romanı töre esaretindeki aşkı, Doğu'da töreyi, Batıda medeniyeti, medeniyetin adı altında var olan, fakat kabul edilmeyen, belki de fark edilmeyen, çok içimizde olan Şehir törelerini, Doğuda Kız ve Türkiye'de kadın olmanın resmini çiziyor. Bu kitabı okurken bir dizi izler gibi okuyacaksınız ve  Ah Gülizar gerçek manada bir dizi olmalı, olmalı ki tüm Gülizarların hayatında bir dönüm noktası olmalı. Kadının yarası da Ah Gülizar da, kadına yol olacak hayatın haritası da Ah Gülizar da ve yaranın reçetesi de.

Türkiye'de Kadın Sorunu Kadının Yüreğinde Asılı Koskoca Bir Tablodur Ve Bu Tablonun Adı Türkiye'de Kadın Olmaktır! Sadece Türkiye'de Kadın Olmak Mı? Ya Doğuda Kız Olmak?

Ah Gülizar farklı farklı cephelerde yer değiştiren başlı başına tam dört kitaptır; her defasında bir başlangıç ve son durakta tekrar bir başlangıçtır. Hayata nasıl bakıldığı değil, nerden bakıldığı çok önemlidir ya; Gülizar kaderiyle el ele verip çok yer değiştirerek Ah Gülizar portresini çizmiştir, kaderi fırçası olmuştur onun tuvalinde. Onun kaderi Türkiye gerçeğinde asılı koskoca bir roman, o kendi romanını yaşayarak okumuştur. 

İşte geldim, çok içinizden ve size çok yakın biri Ah Gülizar anlatacaklarım var; tüm genç kızlara, evli kadınlara, ırk ayrımı yapanlara, ahlaki değerleri hiçe sayanlara, Aşk'ı piçe sayanlara, aşkı her şey sayanlara, battım çıkmam diyenlere, çıktım batmam diyenlere, ne bu deveyi güdenlere, ne bu diyardan gidenlere, aldatanlara aldatılanlara anlatacaklarım var! Ah Gülizar

Töreyi yaratıp ona itaat edenlere, her şey elden kaçıp gidince 'Ah vah!' edenlere, her şeye rağmen istenilirse umudun herkesin heybesinde olduğunu görmeyenlere bir masalım ve herkesi sığdırdım ahımı anlatacaklarım var! Ah Gülizar

İşte geldim, yanlış değişmelerde savrulup onurlarını öldürenlere, medeniyeti tek gözle görüp altında gizli gizli beslenen bir başka törenin var olduğunu görmeyenlere anlatacaklarım var! Ah Gülizar

Askere kına yakılır Vatana kurban olsun diye.

Koyuna kına yakılır Allah'a kurban olsun diye.

Kadına kına yakılır kocaya kurban olsun diye.

Kadının bir soyadı bile yoktur; baba beşiğinden çıkıp, koca eşiğine gidince önce babası alır kızının elinden soyadını...

Kocanın ayrılıp onun eşiğinden çıkıp hayatın beşiğine girince bu kez kocası alır kadının elinden soyadını. Zira kontrat bitmiştir, soyadı kadının medeni halinin kontratıdır ya!

Ah; kadının adı her ne olursa olsun yamacında 'Ah'ı vardır, soyadı ise 'Of'tur. Ah yada of her ne kadar iki harflik tek kelime olsa da ve tüm serzenişleri en kısa bir "Ah" yada 'Oh'lamayla anlatsa da, istendiği kadar uzatılabilir de. Daha ikinci harflerine sıra gelmeden Ah ve de "Of"  öyle bir uzar ki, boyu dünyaya ulaşır ve herkesin bi yoluna düşer. Ondandır ki herkesin bi doluna düşmüştür de adını söyletmiştir dillerde. Herkesin mutlaka bir 'Ah' ve bir "Of"u olmuştur. O nedenle Gülizar sadece Gülizar değil de, Ah Gülizar; 'Of' ise kitabın tamamıdır. Ah Gülizar. Dilek EJDER  

Not: Haber Caddesi Canan Alataş'ın haberi; kendisine sonsuz teşekkürler.

 

 

2013-11-18