Muharrem Ayı ve Kerbela
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
Hamd alemlerin Rabbi olan Allahadır. Selatü selam, bize hayat modelinin en güzelini  getiren, rehberimiz Muhammed‘e (S.A.V), ve bu yolda hayat örneğinin en güzelini teşkil eden Ehl-i Beytine, al ve ashabına ve tüm inananların üzerine olsun.

Hicri yılbaşının ilk ayı olan muharrem müslümanlar nezdinde ayrı bir önem arzetmektedir. Medeniyete hicretle başlayan ve ' Allah'ın ayı Muharrem'  diye bilinen  Muharrem ayı içerisinde islam tarihinde bir çok olay vuku bulmuştur. Ayrıca bu ay, Allahın rahmetinin  bereketi, ilahi feyizlerinin bolaştığı bir aydır. Bu ayın faziletiyle alakalı Efendimiz (S.A.V) den bir çok hadis nakledildiği veb u ayda Cenab-ı Hakkın  peygamberlerine bir çok ikram ve ihsanda bulunulduğu kaydedilmektedir.

Allah'ın peygamberlerine özel bir ikramı olan ve bu ayda gerçekleşen olaylardan bir kısmı şöyledir.

1 Firavun ve avenesinden kaçan Hz. Musa (a.s) ve ona inananların kurtuluşu için kızıl denizin yarılması..

2 Hz.Nuh (a.s) ve ona inanaların kurtuluşu...

3 Hz.Yunus'un (a.s) balığın karnından kurtulması...

4 Hz.Adem (a.s) in tevbesinin kabul edilmesi...

5 Hz. Yusuf (a.s) un kardeşlerinin attığı kuyudan kurtulması...

6 Hz. İsa (a.s) nın dünyaya gelmesi ve göğe yükseltilişi...

7 Hz. Davud (a.s) un tevbesinin kabul edilmesi...

8 Hz. İbrahim (a.s) min oğlu Hz. İsmai ‘lin (a.s) doğması...

9 Hz. Eyyüb (a.s) un hastalıktan şifaya kavuşması...

10 Hz. Yakub (a.s) un oğlu Hz. Yusuf (a.s) un hasretinden dolayı  kapanan gözlerinin açılması... Gibi bir çok hadise, Cenab-ı Hakkın peygamberlerine verdiği özel utuf ve ihsanlardan en meşhur olanlarıdır. Muharrem ayı, bir çok güzelliğiğe tanıklık etmekle beraber, Hz. Hüseyin ‘le beraber gelen acının, hüznün,  gözyaşının, zülme direnişininde sembolu olmuştur aynı zamanda... Peygamber (S.A.V) in biricik torunu çiğerparasinin yezid tarafından başı kesilerek  şahadete yürüyüşü, muharrem ayının onuncu günü olana aşurede,  islam tarihinin bir yüz karası sayılan kerbelada vuku bulmuştur.

Kerbela, acının, hüznün, direnişin sembolü. Zulmü kayırmanın hakkı ayakta tutmanın göstergesi. Mazlumun zalimin zulmüne baş kaldırması. Zulme baş kaldırışın ve hüküm yalnız Allahındır diyenlerin  direnişi..

Kerbela zulmün ve direnişin sembolleşmiş adıdır hep... Nerede bir zulüm ve ona karşı bir direniş varsa orası kerbaladır... Allahın hükümlerini yok sayan bir zihniyetin zahirde kazanmış görünselerde aslında en büyük nasipsizler onlardır. Onun için denilmiştirki kaybetmeyi haksızlığa boyun eymeye tercih edilmelidir. Allahın hükümlerini yok saymak en büyük zulüm en büyük kayıptır. Kaybeden şehadete yürüyen hüseyin ve onun izinden gidenler değil, Büyük bir hüsrana ve zillete maruz kalacak olanlar, Allahın hükümlerinin haşa yok sayıp kendi şahsi menfaatlerini ön planda tutarak beşeri sistemlerini hakim kılmaya çalışan diktatörler , zorba despotlar yezid ve avaneleridir. Kerbela bu gün ibret dolu bir sahneyi bize miras bırakmıştır. Ya zorba olup zulüm ve haksızlıklarla din kardeşini nasipsiz bir şekilde ezip yezid olacaksın , yada zalime ve zulmüne asla boyun eğmeyen bir hüseyin olacaksın.  Ne zamanki kerbelaya baktığımızda  garip bir his burksada içimizi Hz. Hüseyinden bize  kalan  kutsal bir mirastır kerbela hadisesi. Evet tarih Hz. Hüseyinlerin fedakarlıklarını, azim ve kararlıklarını her zaman imtihan etmiştir. Hüzeyini olamak, sinelerinde risalet sancağını taşıyan ne başı kesilmekten, ne ölümden ve nede zalimin zülüm ve işkencelerinden korkmaktı. En gaddar güçler karşısında dim dik ayakta tutup hakikatı göklere haykırmaktı. Ve şehadete gelen 'Cennet gençlerinin seyidi' olmaktı. Peki ya yezidiler? Onlar tarihin kara sayfalarında birer utanç vesilesi olarak hatırlanacak ve kıyamete kadar lanetle anılacak ve en kötüsü Allahın azabına düçar olacaklardır.

Denilebilirki Peygaber (s.a.v) ciğer paresi olan biricik torununa bunca zülmü reva görenler Cenab-ı Hak helak etmesi gerekmezmiydi? Bu günde aynı şekilde yezidi hüküm sürenler  adeta  yeryüzüne hakim kılmak için zülmü  inanç haline getirenler kazandılarmı? Kerbela bir yenilgimiydi? Hayır!  asla bir yenilgi olmamıştır kerbela. Cenabı Hak  bu konuda en güzel cevabı vererek Kuranı kerimde  Şöyle buyuruyor.'Eğer Allah insanları,  zülümleri sebebiyle  helak etmiş olsaydı yeryüzünde tek bir canlı bırakmazdı. Amma velakin Allah zalimlerin zulmünü belirli bir güne erteliyor.' Kerbela bir dersti. Sonradan gelen bütün müslümanlar için ibretti. Zalimin zülmüne karşı bir setti. Eğer Hüseyin yezide baş eğmiş olsaydı bu gün saflar asla belli olmayacak, tiktatörler, zorba despotlar her zaman için hakim güç olacaklardı. Kerbeladan çıkaracağımız çok büyük dersler vardır hiç şüphesiz. Kerbeladan ders çıkarmak için onu çok güzel okumak gerek.

Kerbeladan çıkaracağımız çok önemli bir derste şu olmalıdır. Gidenler hüzeyini bir iş yapmıştır kalanlar ise zeynebi bir iş yapmalı, bu ağır davayı omuzlayıp  zalimlerine karşı Hakkı haykıra bilmeli, zalimin yezidlerine karşı asla boyun eğmemeli. Kerbela cihan şümül bir derstir gelen bütün müslümanlara! Müslümanlar olarak gerçekten safımızı bellimidir?  Bizler hüseyini olarak safımızı belirledikmi? Sözlü olarak şehadeti arzulayıp fiili olarak  yezidlerin safındamı yer aldık? Düşünüp teffekkür edilmeli. Zamanın zeynebleri olabilmak duasıyla...


2013-11-20