Yanlış bilgilendirme mi var?
Günlerdir dersaneler üzerinden büyük bir fırtına kopuyor. Bir taraftan, başbakanımızın ısrarıyla dersaneleri kapatmak için bir kanun tasarısı hazırlanırken, diğer taraftan böyle bir girişimin sebep olabileceği mağduriyetler ve ortaya çıkabilecek telafisi zor zararlar, yıllardır Anadolu insanının makus kaderini değiştirmek için fedakarca, bu dersanelerin kurulmasını ve hizmet etmesini temin eden insanlar tarafından anlatılmaya çalışılıyor.

Dersanelerin gerekliliği, devlet okullarının yetersizliği ve mevcut sınav sistemi var olduğu müddetçe dersanelere olan ihtiyacın bitmeyeceği üzerinde çok yazılar yazıldı, çok sözler söylendi.

Toplumun hemen her kesiminden insanlar şu anda dersanelerin kapatılmasının çok daha büyük sorunlara yol açabileceğini değişik mecralarda dile getiriyorlar.
Dahası iktidar partisine mensup hiçbir milletvekili veya hükümet temsilcisi dahi dersanelerin niye kapanması gerektiği konusunda mantıklı, tutarlı ve tatmin edici bir açıklama yapamıyor. Tüm açıklamalar gidip başbakanımızın bu konuda ki ısrarına takılıp kalıyor.

Başbakanımızın dersanelerin kapatılması konusunda niye bu kadar ısrarcı olduğuna kimse bir anlam veremiyor. Bu meseleyi savunanlar bile kendi inandıkları için değil de sırf başbakan istiyor diye, o istiyorsa vardır bir bildiği mantığıyla yaklaşarak kapatılmasını savunmaya çalışıyorlar.

Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'ın bu ülke için yaptığı hizmetleri kimse inkar edemez. İktidarı müddetince ülkenin kalkınmasına ve hemen her alanda çağ atlamasına vesile olduğu, milletlerarası meseleler ile ilgili yaptığı icraatlar ve sergilediği onurlu duruşuyla dünya milletleri nezdinde ülkemize çok önemli prestij kazandırdığı muhakkak. Bundan dolayı da hak ederek Anadolu halkının gönlünde ve İslam coğrafyasında çok büyük bir sevgi ve teveccüh kazanmış durumda.

Aynı şekilde gerek yurt içinde, gerekse dünyanın en ücra memleketlerine kadar giderek, buralarda okullar ve müesseseler açan, bu kurumlar vasıtasıyla, ülkemizde ve dünyada, sevgi, barış ve hoşgörünün hakim olduğu yeni bir dünya kurmaya çalışan, fedakar Anadolu insanının gönül verdiği, Hizmet Hareketinin ve tüm bu hizmetlere teşvikleriyle vesile olan Muhterem Fethullah GÜLEN hoca efendinin de milletimizin gönlünde taht kurduğunu kimse inkar edemez.

Neredeyse tüm dünya sathına yayılan ve her yerde Anadolu insanının sevgi ve hoşgörü bayrağını dalgalandırarak, insanların kalbine Türkiye sevgisi aşılayan, bu hizmetlerin, en önemli insan kaynağının da bu gün kapatılmaya çalışılan dersaneler olduğu unutulmamalıdır.
Gönül erlerinin yüreğini yakan ve bir volkan gibi patlamasına sebep olan da işte dersanelerin icra ettiği bu fonksiyona vurulabilecek bir darbe ihtimali olsa gerek. Hemen her fırsatta mukadesatına saygılı dindar bir gençlik hayal ettiğini dile getiren başbakanımızın bu konuda ki samimiyetinden şüphem yok, Ancak başbakanımızın hayal ettiği dindar gençliği yetiştirmeye çalışan ve bunun için gecesini gündüzüne katarak mesai harcayan dersanelerin, kapatılmaya çalışılmasına bir anlam veremiyorum.

Ülkesini ve milletini çok seven mukaddesatına sıkı sıkıya bağlı başbakanımızın, bu ülkenin zararına olabilecek hiçbir şeye rıza göstermeyeceğine inanıyorum. Tek gayesi hizmet olan ve hiçbir dünyalık beklentiye girmeden, memleketin en ücra köşelerinde dahi, açtıkları dersanelerle, çocukların ellerinden tutarak, memlekete faydalı bireyler olmasına vesile olan dersanelerin, kapatılmasına razı olamayacağını düşünüyorum. Bu sebeple başbakanımız bu konuda yanlış bilgilendirildiği, kasıtlı ve art niyetli bir şekilde, halkın nazarında prestij kaybettirmek için yanlış yönlendirildiği kanaatini taşıyorum.

Dersaneler konusunda televizyonda yaptığı son açıklamalarda dile getirdiği bilgilerdeki bariz yanlışlıklar bu kanatimi güçlendiriyor. Hasılı kelam; Mevcut tablo ve ortaya çıkan kavga görüntüsü, hem başbakanımıza büyük bir muhabbet besleyen ve hem de Hizmet hareketine ve muhterem hoca efendiye gönülden sevgi duyan insanların yüreğini ciddi bir şekilde yaralıyor.

Dileğim bir an önce yanlıştan dönülmesi ve daha fazla inkisara ve hayal kırıklığına sebep olmadan, kardeşlik hukukuna daha fazla zarar vermeden ve düşmanları daha fazla sevindirmeden sorunların çözüme kavuşturulmasıdır. 

2013-11-25