Alkış mı bekliyorsunuz?
Her insanın hayatta örnek aldığı, benzemeye çalıştığı kişiler vardır. Oysa insanın asıl özenmesi, benzemek için gayret göstermesi gereken kişiler, Mübarek Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ve Kuran'da örnek olarak gösterilen diğer peygamberlerdir. Esas olan hal ve tavırlarımızda, aldığımız kararlarda ve ahlak anlayışımızda gücümüzün yettiğinin en fazlasıyla, elimizden ne geliyorsa, bu mübarek kullara benzemek için gayret göstermektir. Zira bizim yaratılış amacımız Rabbimiz'in rızasını, rahmetini ve cennetini kazanabilmektir.

Peygamberler çok fazla zorluk yaşamış, iftiraya uğramış, dinsizler, müşrikler, münafıklar tarafından baskıya maruz kalmış, çeşitli tuzaklarla karşılaşmışlardır. Kimi zaman bu mübarek insanlara deli kimi zaman büyücü gibi iftiralarda bulunulmuş, hiç suçları olmadığı halde yıllarca hapislerde yatmak durumunda bırakılmış, kimisi ateşe atılmış, kimisi de kavmin önde gelenleri tarafından şehit edilmiştir.

Peygamberlerin ahlakına baktığımızda her
koşulda mutlaka Allah'ın rızasını gözettiklerini, hangi şart altında olurlarsa olsunlar tavırlarının asla değişmediğini görüyoruz. Peygamberler Allah'ın kendilerini denemek için yarattığı özel çileli ortamlardan hiç bir şekilde şikayetçi olmamış, karşılaştıkları zorluklar onların her zaman Allah'a olan yakınlıklarını ve teslimiyetlerini artırmış, kararlı mücadelelerinden asla vazgeçmemişlerdir. 

Bugün biz de İslam ahlakının tüm dünyaya yayılması için yaptığımız bu fikri mücadelede Peygamberlerin yaşadığı gibi zorluklara maruz kalabilir, çeşitli tuzak, fitne ve iftiralar ile karşılaşarak zorluk ve çile dolu bir yaşantı sürebiliriz. Ama bu bizi asla yıldırmamalı, aksine doğru bildiğimiz değerleri anlatma konusunda kararlı ve cesur olmalıyız, insanların ve toplumların rızasını gözetmemeli, hak yolunda kimi zaman yığınları karşımıza almamız gerekse bile, mutlaka adaletten yana tavrımızı koymalıyız. Kısacası, önümüze çıkan engellerden asla yılmamalı, yaptığımız işlerden alkış beklememeliyiz.


2013-11-28