Kem Söz Sahibine Yakışır
40 yılı aşkındır, zaman zaman siyasetin dışında olsam da, siyaset sürekli ilgi alanım olmuştur. 30 yıldır çeşitli yerel gazetelerde köşe yazıları yazıyorum, yazı işleri müdürlükleri yaptım. Hem siyaset içinde, hem de gazete yazılarımda hep insanları kırmamak için üslubuma mümkün olabildiğince dikkat etmeye gayret sarf ettim. 

Müslüman Türk milliyetçiliği fikrine sahip biri olarak, hiçbir zaman özel sohbetlerim de, hiçbir siyasi oluşuma, ideolojiye kötü üslupla hitap etmedim. Hatta mensubu bulunduğum partilerde parti içi konuşmalarımda bile üslubumu bozmadım. Her zaman arkadaşlarıma kötü sözler sarf etmemeleri için telkinlerde bulundum.

Ama, duruşumdan ve fikrimden hiç taviz vermeden, ideolojimin ve siyasi düşüncemin dışındaki bütün oluşumları, gerek söyleşilerde gerekse yazılarımda kıyasıya eleştirdim. Yanlışlıklarını uzun uzun anlattığım yazılarım olmuştur.

İyisiyle kötüsüyle Vatan toprağında yaşayan her insan bizim insanımızdır. Öncelikli görevimiz onların kişiliklerine saygı duyarak, eğitmek, doğruyu göstermek başta devleti yönetenler olmak üzere tüm Anadolu insanımızın görevi olduğu bilinciyle hareket etmeliyiz. Allah'ın yarattığı hiç bir canlının cesedini leş olarak görmemek, kötüye bakarken nedenini düşünmek, iyi yönlerini bulup çıkarmak araştırmak insanlık görevimiz olmalıdır.

Ne ben, ne sen, nede o, sevmek zorunda değiliz. Ama saygı duymak esastır. Bu Müslümanın ve tüm insanlığın genel kabul görmüş bir geleneğidir, kuralıdır, hatta gelişmiş bazı ülkelerin yasalarındaki bir zorunluluktur. Hukukçularımıza haksızlık edip, haddimi aşmış olmayayım ama hukukun gereği de bu olduğunu sanıyorum.

İlçemizde, çoğu arkadaşlarımızı tenzih ediyorum, ancak biliyoruz ki; yeterli erdeme ulaşmamış, siyaset içinde bulunan bazı arkadaşlarımız, komplekslerini ve korkularını yenmek adına veya tatmin ve deşarj olma adına, İlçemiz siyaseti içinde ve halkın sosyal yaşamında kurmak istediğimiz ve büyük ölçüde başardığımız hoş görü ve saygı kültürünü akamete uğratacak edep dışı söz ve davranışlar sergileyerek, halk kesimlerini provoke edebilecek sözleri, sosyal medyada, meclislerde ve sohbetlerde dillendirmekte ve paylaşmaktadırlar. Sarf edilen kötü ve sinkaflı sözler toplumumuzda ayrıştırmayı ve kavga kültürünü körüklemektedir.

İlçemizde iki kardeşin, Ebeveynlerle çocukların veya akraba çocuklarının, ayrı ayrı fikirlere ve siyasi düşüncelere sahip oldukları bir gerçektir. Toplumda kabul görmüş liderlere söylenen çirkin sözleri söylerken bu gerçekleri göz ardı etmemeliyiz.

Bu sözleri veya paylaşımları yapanların, yarın sokağa çıktığında dostlarının veya evde kalktığında kardeşinin, ebeveyninin yüzüne nasıl bakacağını veya baktığını gerçekten ben çok merak ediyorum.

Hele birde bu kişilerin arkasında bir toplumsal kitle var ise yaptıklarının bir provokatörlük olduğunun acaba farkında değiller mi? Klasikleşmiş bir söz var 'Takım tutar gibi parti tutuyoruz' Ben bu söze şiddetle karşıyım. Erdemli bir halkın bireylerinin takım taraftarlığı da böyle olmamalıdır. Benim ilçemizde yaşayan dört torunumun 2'si Galatasaraylı 2'si Fenerbahçelidir. Ben bir Fenerbahçeli olarak torunlarımı erdemsiz davranışlarımla birbirleri ile çatışan bir nesil olarak mı? Yetiştirmeliyim!

Özellikle ülkemizin son yıllarında, gerek siyasetin başında bulunan liderlerin gerekse Mecliste bulunan Milletin temsilcilerinin sergiledikleri tutum ve davranışlarının halkımıza kötü örnek olduklarını bugüne kadar onlarca yazımda sizlerle paylaştım.

Ama bizler, Torbalıda yaşayanlar olarak, İnancımızın, Milli geleneklerimizin ve Evrensel genel kabul görmüş insanlık değerlerinin dışına çıkmadan birbirimizi sevelim birbirimize saygılı ve hoşgörülü olalım. Biz tabanda ne kadar çok erdemli insanlar olma gayreti içinde olursak erdemli bir ilçe halkının oluşmasına katkı sağlarız. Toplumlar yukarıdan değil, tabandan gelişerek değişime uğrarlar. Kendimize yapılmamasını, söylenmemesini istediğimiz söz ve davranışları başkalarına yapmamalıyız. 

Olumsuz ve düşüncesizce davranış ve sözlerimizde ısrar etmemiz halinde, Toplumsal bir zihinsel alt yapı oluşturamayız. Zihinsel alt yapısı olmayan bir Millet çoğunluğunu da başkalarının yönetmesi ve yönlendirmesi kaçınılmazdır.

'Kem söz sahibine yakışır'

2013-12-22