İnsan Nefsini Bilmesi İçin Ne Yapmalı?
İnsan doğumundan ölümüne kadar geçen süre içerisinde hep bir mücadele istek ve arzularına ulaşmada ise büyük bir gayret içindedir. Allah Teâlâ, insanı iki karşıt kuvvette yaratmış olup biri kendi nefesinden üflediği Ruh (doğru yola ileten) Nefis ise sürekli insanı günaha davet edendir.

Biri Rahmani olup, diğeri ise şeytandandır. Nefsi körükleyen şeytan olduğu için bu savaş sanıldığı kadar kolay değildir.
Nefsi yenebilmenin yollarından birisi, onun istek ve arzularına boyun eğmemek her daim kalbi Allah ile meşgul etmek gerekmektedir. 

Kişi gönül aynasın da kendini seyretmeli görünenden ziyade manaya nazar etmelidir ki nefsin heva ve heveslerine aldanmasın. Mümin kalbini temizlemedikçe nefsini de dizginleyebilmesi imkânsız olacağı için kişi önce kendini ve niyetlerini düzeltmelidir. Nefis ruhun bineğidir sen ne yöne istersen o da o yönde ilerlemektedir. İnsan fıtratında arzu ve istekler mevcut olduğundan bunları doğru yönde kullanmak kişinin faydasına olduğu gibi nefsin yönlendirmesi ile kullanımlarda da felakete götürebilir. Misaldir ki insan dünyaya karşı bir arzu beslemektedir, ancak bu arzu nefsani arzular doğrultusunda olursa kaybeder ahirete bir hazırlık olduğunu bilirse bu büyük bir kazançtır. Ruhunu imanla doyurmayanın bedenini doyurması nefsin azgınlaşmasında en büyük etkendir.

Bununla ilgili Hz. Mevlana mesnevisinde 'Nefis, Firavundur. Sakın ha doyurma... Doyurma ki eski küfrü aklına gelmesi! Ateşin hararetine düşürmedikçe nefis güzelleşmez.. demir, kor haline gelmedikçe sakın dövmeye kalkışma! Beden aç olmadıkça harekete gelmez. Tok bedeni ıslah etmeye kalkışma, bil ki soğuk demiri dövmektir adeta...' Görülüyor ki nefsi terbiyede bir önemli yol da bedenin ihtiyacından fazlasını ona vermemektir. Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (s.a.s.) istese dünyanın bütün nimetlerine sahip olabilecek iken o yarı tok karınla dolaşmış oturduğu hiçbir sofradan tam doyarak kalkmamıştır..
.



2014-01-07