Saniyenin Onda Birine Sığan Bir Refleks...
Herkes gün içinde hiç farkında olmadan binlerce kez gözlerini kırpar. Kimsenin göz kırpmak için özel bir irade kullanması gerekmez. Göz kırpma işlemi insanın dış dünyayı algılamasını engellemeyecek kadar kısa bir süre içinde gerçekleşir. Çünkü kişi çevresinde devamlı olarak değişen şartlara uyumlu hareket edebilmek için, dışarıda olup biten olaylardan tam zamanında haberdar olmalıdır. Ömür boyu tekrarlanan bu refleks elbette ki amaçsız değildir; insanlar için önemli bir konfor ve nimettir.

 Göz Kapağı Profesyonel Bir ‘Temizlik Ve Bakım Sistemi' Olarak Yaratılmıştır

Göz kapağı, kapatma ve açma hareketi sırasında göz yüzeyine ince bir sıvı tabakası yayarak, onu gerçek anlamda yıkar. Aynı zamanda gözün dış yüzeyini parlatır. Göz kapağı içinde bulunan bezler, gözyaşı üretimi yaparlar. Aynı zamanda bu bezlerden salgılanan yağ ile kirpikler kaplanır. Bu kaplama sayesinde kirpikler yukarı doğru kıvrılarak, gözün görme alanını açar, aynı zamanda da estetik bir görünüm kazanırlar.

Bu temizlenme otomatik olarak yapılmasaydı insan göz kırpmayı yalnızca gözünün içinde rahatsız edici miktarda yabancı madde biriktiğinde hatırlardı. Bu da gözün mikrop kapmasına neden olurdu. Gözler tamamen temizlenemediğinden puslu, bulanık bir görüntü meydana gelirdi. Göz kırpmak büyük bir külfet olur, insan gün boyunca sürekli göz kırpmayı unutmamaya yoğunlaşmak zorunda kalırdı.

Kusursuz Yapıya Sahip Bir Mekanizma; Göz Kapağı

Göz kapağı, kavisli göz yapısının üstüne kusursuz olarak oturan bir mekanizmadır. Bu mükemmel uyum sayesinde, göz kapağının açılıp kapanması esnasında gözün ön yüzeyinde temas edilmeyen hiçbir nokta kalmaz. Göz kapağı, gözü bu şekilde kusursuz olarak sarmasaydı, kalan boşluklardaki yabancı maddelerin temizlenmesi mümkün olmayacaktı.

Göz kapakları, göz kapağının özel yaratılışı sonucu çok kolay hareket eder ve uyanık olduğumuz zamanlar göz kırpması refleksini saniyenin onda biri kadar vakitte ve dakikada 15 kez kadar sıklıkla yapar. Vücudun en ince derisinden yapılmış, incecik, kenarında liflerle kuvvetlendirilmiş olan göz kapağı kolayca aşağı ve yukarı doğru kayar. Gerektiği zaman göz yuvasının üstünü tamamen ve sıkıca örtebilen göz kapağının derisi, vücudun diğer kısımlarına göre çok daha incedir. Göz kapağı derisinin alt tabakası yağsız ve çok gevşektir, kan bu bölgede kolay toplanır. Eğer göz kapağının derisi kalın ve yağlı bir yapıya sahip olsaydı, gözlerin açılıp kapanması oldukça zor bir işlem olurdu.

Eğer göz kapağı olmasaydı gözün üst tabakasını oluşturan kornea kurur, göz kısa bir süre sonra görevini yapamayacak hale gelirdi. Göze girecek en küçük bir toz tanesi bile zamanla büyük problemler oluşturur, göz hemen mikrop kapardı. En küçük darbelere karşı korumasız kalan göz her an kör olma tehlikesi ile karşı karşıya kalırdı.

Örneğin lagoftalmi adlı hastalıkta göz kapakları ya tamamen kapanamaz veya çok zor kapanır. Bu durumda korneanın nemlenmesi tehlikeye gireceğinden, korneada kurumaya bağlı olarak enfeksiyon görülür. Bu hastalığın uzun süre devam etmesi durumunda ise kalıcı göz bozuklukları oluşabiliyor.

Gözün Kırpılması Esnasında Beynin, Dikkatten Sorumlu Sinir Hücreleri ‘Mikro Saniye' Kadar Etkisiz Hale Gelir

Bilindiği gibi kırpma refleksi, gözün kapatılması ve açılmasından oluşuyor. Araştırmalar gözün kapanması esnasında beyne az kan gittiğini göstermiş ve bilim insanları bunu, anlık dinlenme olarak yorumlamışlardır. Göz, kapanma esnasında beyne 400 milisaniye kadar bilgi gelmeyeceğini, bu nedenle boşuna çalışmamasını haber verir. Gözün kırpılması esnasında beynin, dikkatten sorumlu sinir hücreleri mikro saniye kadar etkisiz hale gelir ve bu şekilde beyin dinlenmiş olur. Göz kırpması sırasında beyinde kesin bir durma söz konusudur. Ancak kısa süreli görüntü kaybını kişi algılayamaz. Örneğin, okurken cümlenin sonuna geldiğinde ya da filmde kameralar açı değiştirdiğinde beynin belli kısımları, bir saniyeliğine durur. Araştırmacılar insanların göz kırpmasını hissetmediklerini ve böylelikle de beynin aslında insanların gözlerinin kapandığını algılamadığını saptamışlardır.

Her Göz Kırpma Hareketi, Görmeyi Bırakıp Düşünmeye Başlanılan Önemli Anlarda Meydan Gelir

Endişe gözümüzü daha fazla kırpmamıza neden olur. Bir helikopterle uçmayı deneyen,  saldırgan biri tarafından sorgulanan veya endişenin yol açtığı rahatsızlık içinde olan bir kişi her zamankinden daha fazla göz kırpar. Tam tersi olarak şehrin sokaklarında araba kullanarak adres ararken, dikkatle bir roman okurken veya bilgisayar başında çalışırken dikkat bir noktada toplandığı için göz daha az sıklıkla kırpılır.

Her göz kırpma hareketi, görmeyi bırakıp düşünmeye başlanılan önemli anlarda meydan gelir. Bir şey ezberleyen veya öğrenmeye çalışan bir kişi, ezberlemek istediği bilgiyi okuduktan hemen sonra gözünü kırpar. Bu hareket, beynin, bir karar vermek üzere yeterli bilgiye sahip olduğu durumlarda göze emir verdiğini gösterir. Ayrıca, göz kırpma zihinsel bir noktalama işareti olarak da görev yapar.

Tüm bu bilgiler ışığında gözün ne kadar büyük bir mucize olduğu bir kez daha anlaşılıyor. Gözler vücudun dış dünyaya açılan pencereleri. Bu pencerelerin korunması ve bakımı özel bir sistem sayesinde sağlanıyor. Allah'ın, hassas ve ince detaylarla yarattığı bu organlar göz kapağı gibi özel bir sistemle korunuyor ve göz kırpma refleksi de bu korunmaya tam destek veriyor. İnsanların beyninde bu ince ve kompleks hesaplamaların gerçekleşiyor olması çok açık bir yaratılış mucizesidir. İnsan bedeninde yaratılmış olan bu muhteşem sistemle ilgili bilgi sahibi olmak, insanın kendisini yaratan Allah'ın gücünü ve ilmini görüp O'nu gereği gibi takdir edebilmesi için bir vesiledir. İnsanların belki günlük yaşamda aklına dahi getirmediği göz kırpma refleksi, Allah kullarına karşı sonsuz şefkat sahibi ve merhametli olduğunun sayısız delillerinden sadece birisidir.

Allah bir ayetinde kulları üzerindeki bu kerem ve lutfunu şöyle hatırlatır:

'Ey insan, ‘üstün kerem sahibi' olan Rabbine karşı seni aldatıp-yanıltan nedir? Ki O, seni yarattı, ‘sana bir düzen içinde biçim verdi' ve seni bir itidal üzere kıldı. Dilediği bir surette seni tertib etti.' (İnftar Suresi, 6-8)


2014-01-10