Hizmet Hareketi-3
    Hizmet Hareketinin mahiyetini yaşadığım bir misalle aktarmak istiyorum. 1996 yılıydı.O zaman Van'da özel bir eğitim kurumunda çalışıyordum. Mart ayının güneşli fakat serin bir günüydü. Çalıştığımız kurumun düzenleyeceği deneme sınavının duyuruları için ilköğretim okullarını ziyaret ediyordum. Bu vesile ile Marangozlar Sitesinde Hacı Ömer Sabancı İlköğretim Okuluna gittim.

    Okulda müdür yardımcısı bir beyefendi ile tanıştım. Yaşı kırkın üstünde görünüyordu. Meramımı anlattım ve elimdeki reklam broşürlerini duyuru panosuna asabilir miyim, diye sordum. Müdür yardımcısı, 'Hele gel otur bir çay iç, broşürü nöbetçi öğrenci asar' dedi ve benimle sohbet etmeye başladı. Sonra tesirinde kaldığım şu sözleri söyledi: "Hizmetin adını az çok duydum. Galiba yetmişli yıllarda Sızıntı Dergisiyle başlamıştı. Fakat geçen zamanda hayal edemeyeceğim kadar çok büyüdü. Önce Türkiye ardından dünyaya yayıldı. Şimdi gelinen nokta itibariyle, bir hizmetin büyüklüğüne bakıyorum bir de senin gibi genç öğretmenlere. İnan aklım almıyor. Hayır, bu iş insan gücüyle açıklanabilecek bir durum değil. Hizmet hareketinin gelişimini ancak Hikmetle tevil edebiliyorum."

    Benzer durumu Hoca Efendiyi bir ziyaretim esnasında ben de yaşamıştım. 1991 yılıydı. O zaman İzmir'de çalışıyordum. Akşam namazından sonra Hocamızı dinliyorduk. Konu Hizmetin açılımlarıydı. Morali yerindeydi. Anadolu'nun dört bir tarafına yayılan dershane, okul ve yurt hizmetlerinden bahsediyordu. Hacı Kemal Ağabey gibi cömert insanların himmetleriyle yapılan bu hizmetleri duydukça heyecanlanıyordum. Henüz yeni olan yurt dışı izlenimlerden bahsedilirken artık kendimden geçmiştim. Kalbimden, Hizmetimiz ne kadar büyük, Hizmetimiz ne kadar güçlü diye duygular geçiriyordum. Neden sonra Hoca Efendi sohbetini bitirdi ve ayağa kalktı. Böyle olunca bizler de ayağa kalktık. Sonra Hocamız yatsı namazı hazırlığı için yürümeye başladı. Ben geçeceği koridor üzerinde bir yerdeydim. Tam yanımdan geçerken yüzüme baktı ve sadece benim duyabileceğim şekilde, 'Evet güçlüyüz fakat O'nun gücüyle' dedi ve yürümeye devam etti. 'O' derken işaret parmağını yukarı kaldırmıştı.

    Hoca efendi, şirk ifade eden sözlerden her daim kaçınır. Bunu sohbetlerini dinleyen, kitaplarını okuyan herkes bilir. Fakat o an kalbimden geçen duygular kendisini rahatsız etmiş olmalı ki böyle bir hadise vuku buldu. Hizmet Hareketinin gücü veya büyüklüğü beşer ile izah edilebilecek bir hadise değildir. Sibirya, Madagaskar, Papua Yeni Gine, Avustralya ve daha nice ülkeye giden arkadaşlarımız bunun en güzel ispatıdır. Çünkü o arkadaşlarımız giderken, ne adres biliyordu ne de yol. Fakat gidilen her ülkede yollar açıldı ve işler hiç ummadığımız şekilde rayına girdi. Zamanla açılan okullar ise hem ülkemizin hem de o ülkelerin gururu oldu.

    Yine bu vesile ile Yakutistan'a ilk giden fakat ismini şimdi hatırlamadığım bir ağabeyimizin hatırasından bahsetmek istiyorum. Bırakalım sözü o söylesin: 'Hocamız Yakutistan'a gitme ve okul açma ile ilgili araştırma vazifesi vermişti. Fakat bu ülkeye nasıl gidilir bilmediğim gibi yeterli düzeyde yabancı dil de bilmiyordum. Ayrıca Rusya Federasyonunda bulunan Yakutistan'a direk uçak seferleri de yoktu. Ancak Rusya üzerinden gidilebiliyordu. Hocamızdan duayı aldım ve yola çıktım. Uçağa Moskova'dan bindiğimde meçhule doğru bir yola çıktığımı biliyordum. Orada ne yaparım, kiminle görüşürüm, beni nasıl karşılarlar diye düşünürken içimde bir korku oldu ve ben de Rabbi Rahimime sığındım. Oturduğum koltukta Kur'an okumaya başladım. Bir süre sonra okumayı bitirdim ve arkama yaslandım. Yanımdaki koltukta bir bayan varmış, o ana kadar dikkatimi çekmemişti. Benimle konuşmaya çalıştı. Çat pat konuşarak meramımızı anlatmaya çalıştık. Bana dedi ki: 'Bu okuduğunuz kitaptan benim babaannem de okurdu. Ne olduğunu bilmiyorum fakat dua kitabı olmalı diye düşünüyorum. Babaannem şimdi hayatta değil, onun için de okur musunuz?' pek tabii dedim ve okudum. Yolculuğun sonrasında derdime ilaç olacak insanın, Yaradan Rabbim tarafından yanıma oturtulmuş olduğunu anladım. Bayan Yakutistan maarifinde çalışıyordu ve hadiselerin sonrasında işlerimize yardımcı oldu.

    Hizmet Hareketinin arkasında başka güç arayanlar yanılıyorlar. Ya da yanlış empati içindeler. Hizmet düşüncesinin dayandığı gücü yukarıdaki misallerde anlatmaya çalıştım. 1984 yılından beri tanıdığım Hizmet Hareketi, hiçbir zaman başka güçlere tevessül etmedi. Karanlık işlerin peşinde olmadı ve ne yaptıysa Anadolu insanı ile istişare ederek yaptı. Bundan sonrası için dua ediyor ve O yegâne güce dayanarak, 'Hasbunallahu ve nimel vekil' diyorum.

@kimyaci64


2014-01-20