HoCEOfendi
Sevgili dostlar ilahiyat ve sosyoloji alanında eğitim alan biri olarak günümüzün en konuşulan mevzusu 17 Aralık sendromunu işlemeye devam etmek bizlerin boynunun borcu.

İşin doğrusu iş çığırından çıkmaya başladı. derin kuvvet AK Parti'yi ve cemaati aynı anda bitirmeye çalışmakta. Maalesef ne siyasiler ne de Cemaat gerekli adımları atmamakta kararlı. Çirkin ifadeler, bel altı vuruşlar, dinlemeler, küfürler ve hakaretler. Kısacası lağım patladı ve pislikler ortada. Halk olan bitenden rahatsız iftiralar, yalan manşetler, kurşun askerler, kiralanan yargı, iktidar partisine teşne yandaş hakaret korosu, peygamber twitterleri vb.

Sevgili dostlar yukarıda ki paragrafa bakıp denge yazısı yazacağımı düşünmeyin. Ortada iki tarafın yanlışlarının olduğu açık gerçek... Buna duyarsız kalamayız.  Devlet olanca aygıtıyla paralel denilen yapıyı tanımadıysa bu büyük bir eksikliktir. Cemaat yandaşları birçok kurumun başına liyakatsizce oturduysa bu hizmet kusurudur. Bizler cemaati eleştirirken AK Parti güzellemesi yapma amacını gütmemekteyiz. AK Parti'nin yanlışlarını dosyalar dolusu yazabiliriz. Ama mesele daha derinlerde olduğu için şu an en önemli meseleye el atmamız gerekiyor. Onun içinde şuan iktidarın başında olan Tayyip Erdoğan'ın ve hareketinin yanında durmak millilik adına gereklidir. CHP'li Savcı SAYAN'ın aylardır söylediği gibi 'mesele millilik gayri millilik meselesidir'.  Onun için yolsuzluk, dershane, kârhane, İHHanet, tır vb. algısal unsurlar tamamen talidir. İkincil olması önemsiz demek değildir. Allah göstermesin ev yanarken en önemli, en değerli eşyaları kurtarmaya çalışırız. Elimizden gelse her şeyi kurtarırız ama bir öncelik sıralaması yaparız. 17 Aralık operasyonuyla ayyuka çıkan Paralel haysiyetsizlik şimdiki en önemli millilik göstergesidir.

Eğer İsrail, ABD, İngiltere, şer odakları, faizciler, TUSİAD, telefon dinlemelerinde adları geçen KOÇ, SABANCI ve CHP aynı şiddetle hükümete saldırırken cemaat denilen yapıda takkesini ve HoCEOfendisini de yanına alarak AK Parti'ye savaş açmışsa Gayri Milli cephe açıkça ortadadır. Bunu görmemek için ya kör ya Pensilvanya'ya kul olmak gerekir. Ekonomiyi yangın yerine çevirmek, ülke yönetimine el koymak için çirkin pazarlıklar yapmak, kukla vekillerle iş tutmak vb. çalışmalar yapmak, bunu seçim öncesi ve dershane tartışması sonrası vizyona sokmak ne derece ahlakıdır.

Evet, cemaat ve başında bulunan kişi -ki yıllarca sohbetlerini dinleyip ağladığım kişidir- şer ekseninin sözüm ona din bezirgânları olarak yerlerini almışlardır. Din deyip, peygamber deyip bizleri eskiden ağlatanlar aslında bizleri aldatan ve anamızı ağlatanlarmış yeni farkına vardık.

Ahlak, din, edep ve sevgi kavramlarıyla ülkemizde ve dünyanın muhtelif ülkelerinde bayrağımızı dalgalandıran cemaat ve başında ki şahsiyet demek ki bildiğimiz gibi değillermiş. Sevecen, nazik, incinse de incitmeyen edaları hep boş imiş. Söyledikleri sözler kalden hale geçmemiş. Başlarında ki hoCEOları ne vaaz verdiyse onun tersi yapılmış. Sadece müritleri değil kendisi de dün dediklerini bugün yalanlayan hüviyete bürünmüş. Bunlara dair örnekleri geçmiş yazılarımda detaylı bir şekilde sizlere aktardım.

Kim ne derse desin cemaat başındaki ile beraber uşşak makamında İsrail yöresine ait şarkı tellendiriyor. Cemaat paralı ellerle beraber paralel bir organizasyonla halkın iktidarına son vermenin gayretinde. Bunca yıldır söylenen kardeşlik türküsünün yerini kalleşlik türküsü aldı. Sevginin yerini nefret, hocanın yerine CEO, cemaat yerine CİAmet, maklube yerine Ananas, Anadolu kaplanlarının yerini KOÇ'lar Sabancılar aldı. Kısaca cemaat dediğimiz dini ve ahlakı organizasyon demek ki bir iyilik hareketi değil. Yiyicilik hareketiymiş.

Cemaate gönülden bağlananlar bir kez daha düşünmeli. Ananas, KOÇ, Sabancı ve iktidarı alaşağı etme girişimleri midelerinizi bulandırmıyorsa dosta saplanan hançerde benimde katkım olsun istiyorsanız gönül insani olarak iyilik katilleriyle beraber olmaya devam edin. 

2014-02-02