Dinlemeler, Dinlenmeler!..
Son haftanın en öne çıkan haberi, bazı savcı ve hâkimlerin kendi bağlı oldukları odaklar hesabına meşru olmayan dinlemeler yapmalarıdır. Şimdilik bilinen, üç yılda 7 bin kişinin bu amaçla dinlenmiş olmasıdır. Bu durum, bazı savcıların görev yerlerinin değiştirilmesiyle ortaya çıktı.

Ben de dinlenenler listesinde kendimi aradım uzun süre. Dinlendiğimi zannettim. Çünkü sık sık fincancı katırlarını ürkütecek yazılar yazdığımın farkındayım. Henüz kendimi göremedim. Gönül koydum neden ben de dinlenmedim diye. Darıldım vallahi. Adaletine sığındığımız bazı savcılarla hâkimlerin ve malımızı canımızı korumaları için vergiler ödediğimiz bir kısım emniyet mensubunun, bu skandala karışması gerçekten çok vahim.

Korumaları gerekirken, haberleşme özgürlüğümüzü yok eden bu sözde hukuk ve güvenlik adamları meğerse arsızmış, fesatmış. Yaptıkları işler ülkemize çok zararlar verdiği gibi Türkiye'nin imajını da zedeledi. İşin en acı tarafı da, saf ve dürüst olarak inanmış, içinde hiçbir fesatlık bulunmayan kardeşlerimizin de umutsuzluğa, manevi boşluğa itilmesine sebep oldular.

Ormana, 'ağaçlarını kırıp geçiren balta hakkında ne dersin?' diye sormuşlar da orman, 'beni en çok yaralayan, sapının bizden olmasıdır' demiş.

AK Parti iktidarı döneminde, eskilerin vatandaşı hep suçlu olarak gören ceberut devlet anlayışından kurtulduk dediğimiz anda, kendilerine güvenilmiş, itimat edilmiş bir gurubun kendi siyasi yapılarını oluşturarak paralel bir yapılanmaya kalkışmaları maalesef çok acıdır. Peki devlet, vatandaşlarına güvenmemeli midir?

Elbette devlet ile vatandaş yakınlaşması sağlanmalı, güven de en üst düzeyde olmalıdır. Ancak büyüyen her toplumda, kötü niyetlilerin de olabileceği hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Böyle art niyetlilerin, Gülen yanlıları kadar iktidar dahil diğer tüm parti ve camialarda da bulunduğu inkar edilemeyecek bir gerçektir. Çok defalar yazıyor, söylüyoruz, 'hakkı hukuku bırakmayın, adaletten şaşmayın' diye.

Sosyal Destek ve ajanslar aracılığı ile projeler için ayrılan kaynakları dağıtırken adil ölçülere azami dikkat sarf edin. İl özel idaresi ve Belediyeler gibi kurumlara aktarılan imkânları, haksız yere bazılarının kişisel menfaatlerine aktarmayın. Büyük emekler verilerek umutlarla hazırlanan projeleri okumadan, değerlendirmeden bir kenara atmayın.

Adına haksızlıklar yaptığınız ve Allah (CC) dostu zannettiğiniz bu insanların, kıyamet gününde sizlere hiçbir faydası olmaz. Bu dünyanın öbür dünyası da var. Orada kul hakkının hesabını veremezsiniz. Velhasıl ya hakkımız olmadan sadece istismar ederek menfaatler temin etmek için dinliyoruz veya dinlememiz gerekenleri dinlemiyoruz.

Paralel yapının haksız ve hukuksuz dinlemeleri ne kadar yanlışsa, söz sahibi olanların da, dinlemesi gereken halkı dinlememesi o kadar yanlış değil mi? Salı günü başlayan yağışların devam ederek kuraklık belasından kurtulmamız duasıyla kalın sağlıkla...

2014-03-01