Hüzün Değil Şükür
SAHİP OLMADKLARMIZIN HÜZNÜNÜ DEĞİL
SAHİP OLDUKLARMIZIN ŞÜKRÜNÜ EDA ETMELİYİZ.


Rahman ve Rahim olan Allahn adıyla...

Hamd, bizleri saysız nimetlerle donatan ve ebedi nimetler ram eden Rabbimize, Selatü selam ların en güzeli Efendimiz (S.A.V) olsun.

Allah ( c.c) bir ayeti kerimde şöyle buyuruyor. 'Siz beni itaat ve ibadetle anınki bende sizi anayım. Bana şükredin sakın;  nankörlük etmeyin.'  Bakara 152

Başka birayeti kerimede ise  'Allah, onlara dünya nimetini ve daha güzeli ahiret sevabnı verdi.  Allah güzel davrananları sever'  İnsanoğlunun, kimi zaman sahip olduğu onlarca nimetler varken, Cenabı Hak kendilerine sayısız inem ve nimetlerde bulunurken yinede sahip olduklarıyla yetinmeyip elinde olmayanların hüznünü çekiyor maalesef.  Oysa yukarıda meallerini verdiğimiz ve onlar gibi Allah (cc) kuranı kerimde bir çok ayeti kerimelerde belirtidiği gibi insana saysız inemlar bahşetmiştir.

Günlük yaşantımızda daima düşlerini kurduğumuz iyi bir meslek, çok para, iyi bir eş, güzel bir gelecek gibi bir takm şeyleri  ister durur ve kimi zaman bütün bunları elde etmek için uğraşır, çabalar dururuz. Hattta binbir sıkıntı ve zorluklara göğüs gerer, huzurumuzu bir nevi kaçırırz. Oysa sahip olmadklarımız kadar, sahip olduklarmızda önemli, fakat insanın bir takm şeylerde aşırı hırs göstermesi, elindeki nimetlere şükretme gibi bir gereksimini duymamaktadır.

İnsan elbette her zaman için en güzeline namzet olacaktır fakat bazen en yükseğini ulaşmaya çalışırken Allaha isyana götürecek bir takım söz ve eylemlerden uzak durması gerekir ki bu insana maazallah isyana kadar götürmektedir. Bu haftaki yazımızda bu konuyu ele almamz bir nebzede olsa bu konularda bakış açımızı yöneltmemiz gereken yöne çevirmeyi, daha huzurlu ve mutlu yaşamaya alternatif çözümler bulmak. Dolayısıyla isteklerimizin, ruhumuzu sürükleyeceği bir takım kuruntu ve aldanışlardan muhafaza etmektir. Zira insanoğlunda bulunan hırs, temah ve aşırı istek duygusu, onu daima en yükseğe en mükkemmele erişme çabasına sürüklemektedir ki bu durum, insann elindeki nimetlerle iktifa  etmekten gereği gibi şükrünü ifa etmekten alikoyuyor.

Halbuki yukarmıza değil aşağımıza bakmayı, daha veciz bir ifadeyle elindekilerimizle iktifa etmesini bilirsek bir takım fereksiz isteklerin peşinden koşmaya gerek kalmayacak dolayısıyla daha rahat daha huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmemize neden olacaktır.

Sahip olmadıklarımızın hüznünü değil, sahip olduğumuz güzelliklerin şükrünü ifa etmek bir kulluk görevidir aynı zamanda. Karşılaştığımız yada karşılalaşacağımız sıkıntı ve zorluklar ise birer imtihan kaynağı olduğunu akıllardan çıkmamması gerek. Kainetın yegane Maliki olan Rabbimiz insan hayatını sürdürebilmesi için yaşam kuşullarına lazım olan her şeyi vermiştir. Sadce bazılarına imtihan gereği onu darlığa düşürmüştür. Oysaki varliğımız başlı başına bir nimettir. Kuranı Kerimde onlarca ayeti kerimelerde verilen nimetlere karşı nankörlük  edilmemesi gerektiğinin  ihtarını yapıyur yüce Rabbimiz.

Sahip olduklarımız nimetlerin şükrünü eda etmemek körü körüne bir nankörlüktür. Bundan dolayıda elimizde bulunan nimetleri görmeyip bir takım olmazlarınpeşinden sürüklenmek insana zarardan başka bir şey getirmez. Oysa varolupta varlığından adeta habersiz olduğumuz, varlıkları için şükretmemiz gereken o kadar çok nimet var ki. Eğer tutabilen bir elimiz görebilen bir güzümüz işten bir kulağımız yürüya bilen birayağımız varsa bizden zengin kimse yok demektir. Çok uzağa değil her gün sokaklarda gördüğümüz tekerlikli sandalyelerde olan insanlar, elinde bastonuyla görme duyusunu kaybetmiş kör bir adam, dilsiz vaya sağır insanları gördüğümüzde bizde olanların hiçte küçümsenmeyecek kadar değerli şeyler olduğunu umarım farkına varırız. Selam ve dua ile.


2014-03-01