Erbakan Hocamızı neden sevdim?
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı, vefatının 3. yıl dönümünde,  tüm sevenleri ile birlikte rahmetle andık. Dinin yıldızı, yani Necmeddin, olan çok değerli Hocamız, son derece samimi bir insandı. Ne yaptıysa Allah rızası için yaptı.  Yanlış anlaşılmaktan, kınayanın kınamasından korkmadan, doğru bildiği değerleri hep savundu. İnsanların iftirasından, engellemeye çalışmasından asla yılmadı. Mücadelesi sevgi, akıl, ilim mücadelesi oldu.

İşte onu bu yüzden sevdim. Davası olan, kendini davasına adayan bir insandı. Davasına inandı, çünkü davası haktı. Zira insanın inancında, davasında şüphesi varsa, kişi o davada başarılı olamazdı. Onun hedefi İslam Birliğiydi. Tüm hayatı boyunca İslam aleminin birleşmesi için gayret etti. Kendisine 'Bütün okulları birincilikle bitirdiniz, deha bir beyne sahipsiniz, bilim dünyasında büyük buluşlara imza atsaydınız, insanlara bu şekilde hizmet etseydiniz daha iyi olmaz mıydı' diye soran kişilere; 'bir üniversitede profesör olabilirsiniz, Nobel ödülleri de alabilirsiniz, ama ülkenizin insanı bugün olduğu gibi açsa, sefalet ve yoksulluk içindeyse, dünyada 300.000 çocuk yoksulluk içinde açlıktan ölüyorsa, sizin Nobel ödülleriniz ne işe yarar?' şeklinde cevap verdi. Bu sözünden de anlaşıldığı gibi onun ana hedefi Allah rızası için tüm insanlığa hizmet etmekti. Müslümanların açlığı, yoksulluğu, sürgünlüğü, esaret altında yaşaması onun için dünya nimetlerinden, kariyerden önemliydi.

Ferasetli/basiretli bir insan olduğu için bu acıların tek çözümünün 'İslam Birliği' olduğuna inanıyordu.  Bu yolda çok fazla dert, sıkıntı, çile çekti, ama en zor anlarında bile Allah'tan ve İslam Birliği'ne olan inancından hiç ümit kesmedi. İslam'ın hakimiyetini göremeden ömrünü tamamlayıp Hak'kın rahmetine kavuştu,  şimdilerde ise onun taşıdığı sancağı bizler devraldık.  Sen yerinde rahat uyu sevgili hocam; Senden devraldığımız  sancağı İslam'ın tüm dünyaya hakim olacağı zamana kadar taşıyacağız inşaAllah. Nefesimizin yettiği son ana kadar, İslamın hakimiyeti için coşkuyla, azimle ve şevkle çaba göstereceğiz. Eğer bizim de ömrümüz yetmezse önemli değil. Önemli olan bir Müslümanın İttihad-ı İslam için gayret etmesidir, kimse neticeden sorumlu değildir. Sonucu yaratan Allah'tır ve o günlerinde çok fazla uzak olmadığına inanıyoruz...


2014-03-05